Categories: Siyaset

Erdoğan-Putin şu krizde sadece Rus turistlerle Akkuyu’yu mu konuştu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Cumhurbaşkanı Putin’in Bişkek görüşmesindeki heyetler. Soldan sağa MİT Başkanı Kalın, Dışişleri Bakanı Fidan, Erdoğan, Putin, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Putin’in Milli Güvenlik Danışmanı Uşakov. (Foto: İletişim Başkanlığı)

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin is 1 Eylül’de Kırgızistan’ın başkent Bişkek’te yaptığı görüşme sonrasındaki açıklamalar daha çok enerji, turizm ve ticaret konularında yoğunlaştı. Şanghay Zirvesi çerçevesinde yapılan görüşme sonrası Erdoğan da Putin de iki konuyu öne çıkardı:

  • Yıl sonunda üretime geçmesi beklenen Akkuyu nükleer enerji santrali ve devamındaki yeni projeler,
  • Geçen yıl Türkiye’ye gelen 7 milyon Rus turistin iki ülke ilişkilerine katkısı ve bunun devamının sağlanması.

Hayatın Olağan Akışı

Bu konular elbette görüşülmüştür, hatta Erdoğan ünite açılışı vesilesiyle Putin’e yıllardır yaptığı daveti yenilemiştir.

Bununla birlikte hem Türkiye ve Rusya arasındaki stratejik boyuttaki çetrefil sorunların hiç konuşulmamış olması hayatın olağan akışına aykırı.

Halen Rusya’yla Türkiye arasında;

  • Rusya- Ukrayna savaşı nedeniyle ABD yaptırımlarına takılan ticaret ilişkileri,
  • Türkiye’nin Rusya-Ukrayna görüşmelerinin yeniden başlatılması çabaları, ki CIA Başkanı John Ratcliffe’nin son Moskova seyahatinde gündemdeki konulardan olduğu öne sürülüyor,
  • Artık Türk gemilerinin de hedef alındığı Karadeniz’deki seyir güvenliği,
  • ABD’nin F-35 satış şartı olarak dayattığı S-400 füzelerinin akıbeti,
  • Türkiye’nin NATO kararları uyarınca Ukrayna’ya desteği,
  • Ortadoğu’da İsrail-İran-ABD üçgeninde hızla değişen riskler ve
  • Rusya-İran ilişkilerinin Türkiye’ye yansımaları gibi stratejik konular varken iki liderin bu bölgesel kaos ortamında sadece enerji ve turizm konuştuğunun açıklanması, “sadece ortak çıkarlardan bahsedelim” türü Polyannacılığa başvurulsa dahi pek inandırıcı gelmiyor.

Türk ve Rus Heyetlerinin Tahlili

Erdoğan-Putin görüşmesindeki heyetlerin tahlili dahi konunun sadece Türkiye’nin yaptırımlara rağmen Akkuyu’yu işletmeye alma kararlılığı ve Rus turistlerin gelmeye devam etmesinin ötesinde duyulan memnuniyetin ötesinde stratejik konuların da ele alındığını akla getiriyor.

Öncelikle görüşmede Erdoğan’a eşlik edenler arasında ve enerji ne de turizm bakanları vardı. Fotoğrafta da görüldüğü üzere, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın görüşmedeydi. Putin’e de Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve milli güvenlik ve strateji konularındaki başdanışmanı Yuri Uşakov eşlik ediyordu. Gerektiğinde belge sunmak üzere çanta taşıdığı görülen iki kişinin de Kalın ve Uşakov olduğunu belirtelim.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de Fidan ile birlikte 31 Ağustos akşamı, gündüz saatlerinde Suudi Arabistan ve Pakistan heyetleriyle İstanbul’da Mekke Paktının ilk icra toplantısını yaptıktan sonra Bişkek’e uçmuşlardı. Yani fotoğrafta görünmese dahi Milli Savunma Bakanı Güler de Bişkek’teydi.

Bir ayrıntı daha var. Mekke Paktı toplantısında Türk heyetinde yer alan Dışişleri Bakanlığının Ortadoğu ve Kuzey Afrika işlerinden sorumlu Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, Fidan Bişkek’e uçarken Moskova’ya uçuyordu.

Türkiye, Rusya, Ortadoğu

İki lider Bişkek’te görüşürken Kulaklıkaya da Moskova’da Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Georgy Borisenko ev sahipliğinde heyetler arası üst düzey bir toplantıdaydı.

Erdoğan’ın Putin’le Bişkek’te görüştüğü sırada Moskova’da Rus ve Türk heyetleri Ortadoğu konuşuyordu. (Foto: X/Dışişleri)

Kapsamlı Türk heyetinde Moskova Büyükelçisi Tanju Bilgiç’in bulunması doğaldı. Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin de bu görüşme için Moskova’daydı. Verşinin’in Ankara’ya gelmeden önceki görevi geniş Ortadoğu ve BM dahil uluslararası kurumlardan sorumlu Bakan Yardımcılığıydı ve Suriye iç savaşı boyunca Ankara’nın muhataplarındandı. Verşinin, Ankara’ya Tom Barrack’ı (Suriye ve Irak temsilcilikleriyle birlikte) Büyükelçi gönderen ABD Başkanı Donald Trump’a Putin’in yanıtı gibiydi.

Barrack’ın PKK’nın Suriye kolunun belkemiğini oluşturduğu SDG’nin kendisini feshedip Ahmed Şara yönetimi içimde eritilmesinde oynadığı etkili rol biliniyor. Ama Şara’nın SDG’nin feshinin 25 Ağustos’ta açıklanmasının ertesi günü, yani Şara’yı danışmanlığına atadığı gün Putin’e telefon edip bilgi paylaşması sıcak gelişmelerin gölgesinde kaldı.

Fidan’ın İstanbul’daki toplantı ardından İsrail devletinden de çok Netanyahu ve koalisyon ortaklarının “durdurulması gerektiği” çıkışını yapıp Bişkek’e uçtuğu kaydedilmeli.

Kapalı kapılar ardından bir şeyler pişiriliyor.

Yakında anlarız.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Halk TV’ye polis baskını, yayın durduruldu, kayyım atandı. Nereye kadar?

Halk TV'ye polis baskını: el kondu, yayın durduruldu, kayyım atandı. Gerekçe sahibi Cafer Mahiroğlu'na mali…

14 dakika ago

Türkiye, AB’nin Kararsızlığıyla Büyüyen Açmazları Nasıl Aşabilir?

Türkiye-AB ilişkilerine engel olan önemli siyasi konular 2016 anlaşmasından geri kalan 6 maddeyle ilgili.

21 saat ago

Devasa Fon Dolandırıcılığının Temelindeki Yapısal Sorunlar

Kamu görevlilerinin görev suçlarında, “amirin yargıya soruşturma izni” vermesi kurumu stratejik görevler için istisna kaldırılmalıdır.…

2 gün ago

AB Türkiye’yi Dışarda Tutarken Kendi Geleceğini mi Sınırlıyor?

AB Türkiye’yi içeri almak istemeyebilir. Türkiye de bütün stratejik geleceğini bu karara bağlamak zorunda değil.

2 gün ago

Sigara yasağı sıkı uygulansın denince hangi lobiler ayağa kalkıyor?

Sağlık Bakanının sigara yasağının daha sıkı uygulanması için sunacağı yasa teklifine Cumhurbaşkanlığı bünyesinden gelen tepki…

3 gün ago

Mekke Paktı’nın kendisi mi basın açıklaması mı Meclis’e getirilecek?

Mekke Paktı, önemli, stratejik bir girişim ve TBMM’nin de Türk halkının da bunu ayrıntılarıyla bilme…

5 gün ago