CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özel’in atanmış Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile aynı saatte düzenlediği mitinge katılım çok daha fazla oldu. Kılıçdaroğlu ilk mitinginde aradığını bulamazken, Özel seçmen desteğini güçlendirdi, derhal kurultay talebinde bulundu. (Kolaj: Cumhuriyet)
Ankara’da “Bayramlaşma” adı altında yapılan iki miting, CHP tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak anılabilir ileride. Özgür Özel’in mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 30 Mayıs saat 14.00’teki genel merkez mitingine aynı saatte Kızılay’da, Güvenpark’ta yanıt verme taktiği tuttu.
Kılıçdaroğlu, tahminlerin altında ve bir kısmı sloganlara da katılmadan Genel Merkez avlusu ve çevresini dolduran kitleye heyecanı düşük bir konuşma yaparken, Özel, yanında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Güvenpark ve Kızılay meydanını dolduran kitleyi ateşledi. Daha sonra da kitlenin Anıtkabir’e yürüyüşüne önderlik etti.
Bu bir anlamda Özel’in “seçilmiş” CHP’sinin, Kılıçdaroğlu’nun “atanmış” CHP’sine gövde gösterisi de sayılabilirdi: Kılıçdaroğlu’nun kitlesinin Genel Merkez’den Anıtkabir’e yürüyecek nitelik ve hazırlıkta olmadığını vurgular gibiydi.
CHP’deki “mutlak butlan” krizinde gözler 2 Haziran’daki TBMM grubu hesaplaşması öncesinde “atanmış” ve “seçilmiş” kanatlar arasındaki bu ilk hesaplaşmaya dönmüşken, kazananı Özel ve Yavaş, kaybedeni ise Kılıçdaroğlu oldu.
Buna belki günün “üzüleni” olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı eklemek mümkün.
Özel’in Kızılay mitinginin bir özelliği de Mansur Yavaş’ın safını Özel’in yanında teyit etmesiydi.
Son birkaç gündür siyasi kuliste yayılan, Yavaş’ın her iki mitinge de katılmayıp dengelere bakacağı iddiaları boş çıktı. Yavaş, Özel’den önce kitleye CHP’nin bölünmesi bir yana, bütün muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti rejimine karşı birleşmesi gerektiğini söyleyen bir konuşma yaptı. Yavaş konuşmasında CHP’nin yeniden kurulması gerektiğini de söyledi.
CHP’nin “iktidar yürüyüşünün” engellenmek istendiğini söyleyen Özel “Diplomasız Erdoğan, mazbatasız Kemal Başkan istemektedir” dediği konuşmasında Kılıçdaroğlu’na şu çağrıda bulundu:
• “Derhal bir kurultay yapın, partiyi seçilmiş genel başkana kavuşturun. CHP atanmış bir genel başkan kabul etmez!
• Her delegeyle yarışa varım; kurultay tarihini ilan edin. Sandığı koyalım, genel başkanının kim olacağına 2 milyon CHP’li karar versin. Sandıktan kim çıkarsa, kurultaya o kişinin genel başkan adaylığıyla gidelim. Ön seçim istiyorum.
Özel’in “Ne yapacaksak Mansur Başkan’la birlikte yapacağız” diyerek, bir anlamda Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olamayacağı koşullarda, kendi yönetiminde Yavaş’ın Cumhurbaşkanı olacağının işaretini verdi.
Kılıçdaroğlu da “Kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim” dedi ama önce Özel yönetiminden “hesap soracağını” söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun günlerdir hazırladığı bildirilen konuşmasındaki en önemli noktalardan birisi de CHP’lilerden partiye “sinsice sızan ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için” özür dilemesi oldu. Kılıçdaroğlu, mahkemenin iptal ettiği 4-5 Kasım 2023 kurultayında iş başına gelen Özel ekibinin aslında kendi zamanında partide yükselen CHP’liler olduğu imasıyla, “Kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum” dedi. Kılıçdaroğlu’nun Özel yönetimini eleştirilerinde iktidar çevrelerinin kullandığı “dış odak” ve “FETÖ” ifadelerini kullanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti yönetimine yönelik bir eleştiride bulunmadı.
İşin ilginç yanı, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından kısa süre sonra AK Parti çizgisindeki TV kanallarının Ekrem İmamoğlu’nun 2014’te Beylikdüzü Belediye Başkanı olmadan önceki dönemden itibaren FETÖ ile bağlantı kurup para ilişkisine girdiği yolunda iddiaları yayınlamaya başlamaları oldu.
Bu da akla önceden üzerinde çalışılmış senaryoları getiriyor.
Mutlak butlan ile “atanmış” ve “seçilmiş” olarak bölünen CHP arasındaki rekabette ilk hesaplaşmanın galibi, seçmen desteğini arkasına alan Özel oldu.
Şimdi sırada 2 Haziran’daki CHP TBMM grup toplantısı var.
Kılıçdaroğlu CHP’yi polis marifetiyle boşaltırmadan önce, Özel milletvekillerince TBMM Grup Başkanı seçilmişti. Kılıçdaroğlu milletvekili olmadığı için grupta konuşması için grup başkanına başvurması gerekiyordu. Kılıçdaroğlu bunun üzerine TBMM’ye bir yazı yazarak Özel’e görev vermediğini, seçimin de geçersiz sayılması gerektiğini söylemişti. Şimdi gözler CHP TBMM Grubu’nda konuşacağını açıklayan Özel’e karşı TBMM Başkanlığının ve Kılıçdaroğlu’nun ne yapacağına çevrildi.
2 Haziran’a siyasette çok uzun bir süre de sayılabilecek olan iki gün var; o arada pek çok denge değişebilir.
Ancak şu anda görünen, Özel-Yavaş ittifakının sonuç aldığı, Kılıçdaroğlu ve ona güvenen iktidar çevrelerinin ise aradığını bulamadığı.
(*) Yapay zeka Gemini, havadan fotoğraflara dayanan analizinde Özel’in konuşmasını 30-35 bin, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını 3500-4000 kişinin izlediğini tahmin etti.
CHP’de ayrılığın ilk gongu 30 Mayıs “Bayramlaşma” mitingleriyle vuruldu. CHP’nin sosyolojik tabanı dün partinin ayrılık…
Trump’ın onayı, İsrail’in tutumu, İran içindeki güç dengeleri ve Körfez ülkelerinin güvenlik kaygıları İran Savaşı'nda…
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e kaybettiği ancak istinaf mahkemesinde yok sayılan 2023 kurultayı öncesi TBMM Grup…
İstinaf Mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla polisin CHP Genel…
Dünya enerji dengeleri bugün yeniden şekilleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’tan sadece birkaç gün sonra Rusya…
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve atanmış Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kurban Bayramının ilk…