Categories: Siyaset

Hak ve özgürlükler mücadelesi ABD ve AB’ye güvenilerek yürütülemez

NATO Zirvesi öncesi Türkiye’ye gelecek AB heyetinin gündeminde hak ve özgürlükler yok, güvenlik göç ve ticari çıkarlar var. Ankara bunun farkında: al gülüm, ver gülüm. Heyete Başkanlık edecek Güvenlik ve Dış Politika sorumlusu Kaja Kallas, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile daha önceki bir görüşmede görülüyor.

NATO Zirvesi’nin hemen öncesinde, 30 Haziran’da Türkiye’ye geleceği bildirilen Avrupa Birliği Komisyonu heyetinin oluşumu ve Ankara’da görüşecekleri açıklanan yetkililer, AB başkentlerinin Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin, siyasi ve ekonomik düzeyle ne kadar ilgili olduklarını ortaya koyuyor.
AB Komisyonu heyetinin Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Marta Kos ve İçişleri ve Göçten Sorumlu AB Komiseri Magnus Brunner’den oluştuğu duyuruldu. Ankara’da görüşecekleri yetkililer ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat olarak bildiriliyor.
AB’nin Türkiye gündeminde ne olduğu açık:
– Türkiye’nin askeri ve diplomatik yetenekleri, altyapı ihaleleri, ticaretin arttırılması var,
– Türkiye’de siyasi ve ekonomik demokrasinin düzeyi, hak ve özgürlüklerin durumu yok.
Yine “endişe” filan beyan edecekler, bunu söylerken de kaşlarını filan çatacaklar, bunun üzerine hâlâ oralardan bir şeyler çıkacağı beyhude ümidinde olanlar manşetler, yorumlar filan üreteceklerdir.

Hak ve özgürlükler gündemde yok

Başka türlü de söyleyelim: Geçenlerde Avrupa Parlamentosu’nun yayımladığı ve Ekrem İmamoğlu davasını da sayarak “davalar siyasi” diyen ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’e “yaptırım” isteyen Türkiye raporunun AB Komisyonu ve Konseyi tarafından ciddiye alınacağına dair bir işaret yok.
Yani gelen hayat basın toplantısında bundan söz etseler dahi, bunu Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin durumu konusunda duyarlı Avrupalı çevrelere “gerekeni yaptık” demek ve belki Ankara üzerinde pazarlık kaldıracı olarak kullanma dışında bir anlam yüklememek gerekiyor.
Avrupa başkentlerinin güvenlik ve göç korkuları ile Türkiye’yi siyaseten uzak tutmaya devam ederek kendi çıkarlarına ticareti artırma stratejilerine baskın geliyor.
Ankara da zaten buna oynuyor; al gülüm, ver gülüm.
Aynı durum ABD ile ilişkiler için de geçerli. Gerçekten şaşırtıcı olan Türkiye’de eli kalem tutan, siyasette sözü olan bazı çevrelerin hâlâ, örneğin Donald Trump gitse, Demokratlar gelse, Türkiye’ye bakışın değişeceği naifliğinde olması.

Bir çocukluk hastalığı

Tanzimattan bu yana Türk aydının çocukluk hastalığı, hak ve özgürlükler mücadelesini siyaset, ekonomi ya da askeri gücü gelişmiş Batılı güçlerden destek ummak olageldi.
Bu zinciri kırmak niyetiyle yola çıkan İttihat ve Terakki Cemiyeti iktidara gelir gelmez, zayıflayan Saray otoritesini de yönlendirerek Avrupalı güçlerden biriyle, Almanya ile ittifak kurma yoluna gitti ve Türk İmparatorluğu’nun zaten bir asra yakındır başlamış çöküşünü hızlandırdı.
Erzurum Kongresi’nde dahi Amerikan mandacılığı tartışıldı. Savunanlar, örneğin, başına tıpkı Mustafa Kemal gibi padişahın idam fermanı çıkarttırdığı Halide Edip ve benzerleri vatan haini değildiler; sadece kurtuluşu bu çocukluk hastalığının çaresizliği içinde arayan yurtseverlerdi.
Zinciri ilk kıran Mustafa Kemal Atatürk olmuştur.
Parası, silahı, ekmeği olmayan Türkiye’yi akıl ve diplomasiyle İkinci Dünya Savaşının ateşinden sakınan İsmet İnönü bu çizgiyi sürdürmüştür. Kimse kızmasın, Amerikancılıkla suçlanan Süleyman Demirel de Türkiye’ye demokratik sol kavramını CHP ile getiren Bülent Ecevit de bu çizgiyi sürdürdüler.
Türkiye’de hak ve özgürlükler mücadelesi Batı’dan geleceği varsayılan desteği hesaba katarak sürdürülemez.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterlik rakibi kuzu kılığında kurt mu?

Türkiye'nin halen AGİT Genel Sekreteri olan Feridun Sinirlioğlu'nu BM genel Sekreteri adayı olarak ilan etmesinin…

1 saat ago

Aslan sosyal demokratların Sarıgüller açmazı. Bu da mı ders olmayacak?

Partiye nerede, nasıl ediniliği belli olmayan parayı getirdiği için aday yapılanların muhalif seçmeni utandırmasına, öfkelendirmesine…

19 saat ago

Savunma sanayi ölçüsü ihracatla sınırlanamaz, milli güvenlik konusudur

Türkiye son yıllarda savunma sanayisinde atılım içinde. Ancak gelişmenin tek ölçüsü ihracat olmamalı, rakamlar stratejinin…

22 saat ago

Türkiye-Azerbaycan: krize mi, yeni bir çözüme mi? Gerçekte neler oluyor?

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ankara’daki Türk Devletler Teşkilatı (TDT) Zirvesi’ne katılmayacağı açıklamasının etkisi daha soğumadan…

3 gün ago

İsrail’in acı gerçeği: Netanyahu güç kaybetse de gitmesi zor görünüyor

Netanyahu seçimlerde oy kaybına uğrasa da ilk sırada çıktı. Koalisyon kurması zor ama yeni seçime…

4 gün ago

Fon krizi: Pasifik Holding yönetimine tedbir dün kondu, bugün kaldırıldı

AK Parti milletvekili Asuman Erdoğan'ın eşinin başında olduğu Pasifik Holding yöneticilerinin mal varlığına konulan tedbir…

5 gün ago