Ekonomi

NATO’da AB ile savunma sanayi ortaklığı ararken otomotiv de tehlikede

Türkiye’nin NATO Zirvesinden öncelikli beklentisi, savunma sanayi üzerinden AB ile daha yakın işbirliği. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB liderleriyle gündemine bir de otomotiv sorunu eklendi. (Foto: UTİKAD)

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 7-8 Temmuz NATO Ankara Zirvesi’nden en stratejik beklentilerinden birinin Avrupa’nın savunulması için yüklendiği külfetin karşılığında savunma sanayi alanında Avrupa Birliği ülkeleriyle ortaklıklar kurma, yeni Avrupa güvenlik mimarisi (SAFE) içinde yer almak olduğunu açıkladı zaten. AB’nin demokratik standartlarına erişim açığının Avrupa savunmasına, Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllardaki ilerlemesiyle NATO üzerinden kapatılması, üyelik olmasa da daha fazla entegrasyon kaydetme planı bir süredir gündemde. Ancak yeni gelişmeler, savunma sanayisinde yeni açılımlar ararken otomotiv sanayinin AB’ye ihracatında alarm verici gelişmelere işaret ediyor.
Yani Erdoğan’ın NATO Zirvesi sırasında, özellikle de AB liderleriyle yapacağı ikili görüşmelerde gündeme getireceği sorunlara biri daha eklendi.

“Sanayi Hızlandırma Yasası” belgesi

Avrupa Otomobil Üreticileri Derneği (ACEA) iki gün önce, 1 Temmuz’da bir “Tutum belgesi” yayınladı. Bu belge AB Sanayi Hızlandırma Yasası üzerine AB ülkelerindeki otomotiv sanayicilerinin talep ve tutumlarını yansıtıyor. 4 Mart 2026’da yayınlanan Sanayi Hızlandırma Yasası önerisi  stratejik sektörlerde (enerji yoğun sanayiler, net-sıfır teknolojiler, otomotiv vb.) sanayi kapasitesini hızlandırma, dekarbonizasyon (karbon salınımını düşürme) ve düşük karbon tercihlerini kamu alımları ile teşvik/destek programlarıyla güçlendirmeyi amaçlıyor. Yasa tasarısının hedeflerinden biri de imalat sanayisinin AB GSYİH’sindeki payını 2035’e kadar yüzde 20’ye çıkarmak. Türkiye’yi rahatsız eden “Made in EU” (AB Malı) etiketi de buradan kaynaklanıyor.
AB’nin bu girişiminin sadece temiz enerjiyle değil, daha çok ABD’de Donald Trump’ın işbaşına gelip Avrupalı NATO üyelerine Rusya’dan korkuyorlarsa biraz da kendi güçlerine ve keselerine güvenmelerini söylemesinin payı var. Nitekim NATO Ankara Zirvesinin en öncelikli maddesi, üye ülkelerin savunma harcamalarını 2030’a dek yüzde 2’den yüzde 5’e nasıl yükselteceklerini karara bağlamak. Otomotiv de “ikili kullanım”, yani hem sivil hem askerî kullanım ilkesine en uygun sektörlerden.

Otomotiv sanayisinde endişe

Sanayi Hızlandırma Yasa taslağı 4 Mart’ta AB Komisyonu’na sunulduktan sonra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, erken bir yorumla, Türkiye’nin “Avrupa Malı” sistemine dahil  olduğunu söylemişti. Oysa önerinin ayrıntılarında, ana imalat ve montaj hattının AB ülkelerinde bulunması gereği yazılıyordu.
Bu yasa temel olarak Avrupa ekonomilerini Çin’in üretim aktivitesinden korumak için düşünülmüştü ama Çin hemen çaresini buldu. Zaten hukuki endişelerle Türkiye’de (Manisa’da) kurmaya çekinceleri olduğu için BYD fabrikasını Macaristan’da kurma kararı verdi; ikincisi için de İspanya ile görüşüyor.
ACEA “tutum belgesi” ilk bakışta Komisyon önerisindeki, pazarın yüzde 85’inin AB ülkesinde olması kaydıyla teşvik ve muafiyetlerden yararlanma sınırını yüzde 70’e indirerek Türkiye ve Fas gibi Avrupa’ya otomobil ihraç eden ülkelere ek esneklik sağlamış görünüyor. Oysa Türkiye gibi AB üyesi olmayıp NATO üyesi olan, İngiltere “Avrupa malı” sistemine dahil olurken, Türkiye’nin anılan sınırlar içinde kısmî muafiyetten yararlanabileceği belirtiliyor. Bu durum, Türkiye’nin yılda 40 milyar doları bulan otomotiv ihracatının gerilemeye başlaması anlamına geliyor.

Asıl sorunu görmemekte ısrar

İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir sanayi kaynağı, “Konulan sınır bizce cam tavandır” diyor; “Beklentimiz Türkiye’ye yönelik önyargıların bir yana bırakılarak Türkiye’nin Gümrük Birliği üyeliğinin getirdiği haklardan yararlandırılmasıdır.”
Türk sanayicileri, o arada Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 2025’ten bu yana Türkiye’nin de Gümrük Birliği çerçevesinde eklenmesini istediği “Avrupa Malı” etiketine dahil edilmesi için lobi yapıyor. DEİK, AB liderlerine mektuplar yazıyor, Avrupa gazetelerine ilanlar veriyor, AB sanayi kuruluşları ve hükümet temsilcileriyle görüşüyor. Ama sanayiciler de sorunun sadece Türkiye’ye yönelik önyargılar ve Avrupa korumacılığının geri dönüşü ile açıklanamayacağının farkında; örneğin hukuk devleti ve Kıbrıs sorununu ifade ediyorlar.
Sorun sadece savunma sanayisine yer açmak değil. Sadece otomotiv sanayinde tutulmuş yeri kaybetmemek de değil. Sorunun ne olduğunu Cumhurbaşkanı Erdoğan da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da gayet iyi biliyor.

Yine de bu yıl sonuna dek, Türkiye’de demokrasinin kalitesine Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yaptırım isteyecek kadar olumsuz bakan Avrupa Parlamentosu’nda oylanması beklenen Sanayi Hızlandırma Yasası için, ondan sonraki aşama olan Komisyon ve Konsey nezdinde lobi yapılıyor. Erdoğan’ın AB liderleriyle görüşmelerinde dile getireceği konulardan biri olacak kadar önem kazanıyor.
Türkiye’nin asıl gücünün siyaset ve ekonomide çoğulculuk ve serbest rekabet ve hukuk devleti olduğunun kabulü çok şey değiştirecektir.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Ne Af Ne İmralı: Öcalan İçin Üçüncü Bir Yol Mümkün mü?

Türkiye'nin yeniden ivme kazanan çözüm sürecinde hazırlanan çerçeve yasa yalnızca PKK'nın silah bırakmasını ve örgütün…

5 saat ago

Kurtulmuş: Türk-Kürt kardeşliği için Meclis tatile girmeden yasa çıkar

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine yasal zemin sağlamak için gereken “çerçeve yasa” için…

6 saat ago

Özel CHP’den ayrılıp yeni parti kuruyor, yedek bir parti de hazır

Beklenen oldu: Özgür Özel “Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak geldiğini” söylediği 21 Temmuz’daki CHP…

1 gün ago

Türkiye uzayda işbirliği için Artemis Anlaşmalarına neden katılmadı?

Uzay artık yalnızca bilim insanlarının, astronotların veya savunma planlamacılarının ilgi alanı değil. Küresel ekonomi yeni…

3 gün ago

İspanya’nın şampiyonluğu neden Gazzelileri sokaklara döktü?

İspanya’nın Arjantin’i 1-0 yenerek 2026 Dünya Futbol Şampiyonu olmasına en anlamlı kutlamalardan biri Gazze’deydi. Filistinliler…

3 gün ago

F-35’leri konuştuğumuz Graham öldü, Erdoğan bu Trump’a mı güveniyor?

“Bu Trump’a mı?” diye sorarken, Ankara hiç duymak istemese de 2018’de Rahip Andrew Brunson’un tahliyesi…

4 gün ago