Siyaset

ABD’ye kızıp Rusya’dan S-400 aldık, şimdi kurtulmaya çalışıyoruz

ABD’ye kızıp Rusya’dan 2,5 milyar dolara aldığımız S-400 füzelerinden şimdi kurtulmaya çalışıyoruz ve zafer olarak kutlamaya hazırlanıyoruz. Fotoğraf Rusya’dan gelen ilk S-400 bataryasının Mürted Hava Üssü’ne indirilmesini gösteriyor. (Foto: X/MSB)

Ve bunu yapabilirsek, diplomatik zafer olarak ilan etmek üzereyiz. Aslında başlığa sığmayan cümlenin tamamı şöyle: ABD’ye kızıp Rusya’dan 2,5 milyar dolara S-400 füzesi aldık, bu yüzden ABD bizi F-35 satışından dışladı, uçaklarımıza el koydu, bu haksızlığa karşı çıkmakla gurur duyduk, şimdi F-35’e dönüş için S-400’den kurtulmak için Ruslardan izin peşindeyiz ve bunu yapabilirsek diplomatik zafer olarak ilan etmek üzereyiz.
Hükümet, NATO’nun hasım kabul ettiği Rusya’dan S-400 füzeleri alma gerekçesini resmî düzeyde iki gerekçeye dayandırdı:
1- Amerikalılar bizim koşullarımızla Patriot satmıyordu. Hem pahalıydı hem de teknoloji transferine izin vermiyordu.
2- Acilen hava savunma sistemine ihtiyacımız vardı, başka çare yoktu. Ruslarınki ise yapay zekâ kullanan en gelişmiş hava savunma sistemiydi.
Daha sonra buna resmen hiç doğrulanmayan bir gerekçe eklenmeye başladı. 15 Temmuz 2016 kalkışmasında FETÖ’cü pilotlar F-16’larla saldırmışlar ve sistem korunmasız kalmıştı. Halbuki Rus sistemi NATO silahlarını düşman olarak algılayabiliyordu.
Ama asıl gerekçe çok farklıydı.

ABD’nin Suriye’de PKK yanlışı

O dönem ABD Başkanı Barack Obama, çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la 2014 sonbaharında Suriye konusunda yaşadığı görüş ayrılığına tepki olarak, DEAŞ (IŞİD) ile mücadelede ortak olarak NATO müttefiki Türkiye yerine PKK’nın Suriye kolu PYD ve onun silahlı gücü YPG’yi seçti.
Bu da yetmedi, ABD Kuvvetleri, kâğıt üzerinde terör örgütü saydıkları PKK ile işbirliği yapıyor görünmemek için 2015’te Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adı altında bir örgüt kurdurdu.
Türkiye 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ABD’ye rağmen Suriye’ye girdi ve karşısında SDG’yi buldu; doğrudan çatışmalar başladı. Türkiye güvenlik stratejisini değiştirerek İHA/SİHA teknolojisi ve yeni istihbarat yetenekleriyle Suriye ve Irak’ta PKK kadrolarını nokta operasyonlarla öldürmeye başladı.
Rusya ile S-400 görüşmeleri bu süreçte yeniden hızlandı. 27 Aralık 2017’de, Rusya ile 2,5 milyar dolara 4 füze bataryası için imza atıldığı açıklandı.
ABD’de artık başta olan Donald Trump yönetimi Türkiye’yi “S-400 alırsanız F-35’ten çıkarırız” diye tehdit etmeye başladı

Erdoğan istedi, asker ses çıkarmadı

Bu tehdit Ankara’da önceleri ciddiye alınmadı. Türkiye F-35 uçaklarının 10 ortak üreticisinden biriydi. Daha AK Parti kurulmadan, 2000’lere girerken, 2020’lerde Türkiye’nin hava savunmasının belkemiği olması öngörülmüştü.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu konuda Cumhurbaşkanına akılcı danışmanlık vermesi beklenirdi. Ancak asker, Suriye-PKK işbirliği nedeniyle ABD’ye belki Erdoğan’dan da kızgındı: ses çıkarmadılar, süreç ilerledi.
Rusya’dan ilk S-400 teslimatı 12 Temmuz 2019’da Ankara’da TUSAŞ tesislerinin de bulunduğu Mürted Hava Üssü’nde yapıldı. Beş gün sonra, 17 Temmuz’da Trump, Türkiye’yi F-35 programından çıkardığını açıkladı. Parasını ödediğimiz 5 uçağı orada tuttu.
Yetmedi, 17 Ekim’de Erdoğan’a son derece küstah bir mektup yazıp “General Mazlum Abdi” ile barış görüşmesi yapmasını istedi. Bu mektubu hâlâ müzesinde sergiliyor. Yetmedi, Türkiye’yi 2020 yılında Amerika’nın Düşmanlarına Yatırımlarla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) yaptırımlarına dahil etti.
Aynı Trump 8 Temmuz’da NATO Ankara Zirvesi’nde, Türkiye’nin desteklediği yeni Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yı kutlayarak ülkesini terör listesinden çıkardığını duyurdu.
Türkiye ise hâlâ F-35 kara listesinde.

Madalyonun diğer yüzü

Madalyonun diğer yüzünde ABD ve Türkiye’nin PKK’ya karşı Suriye operasyonlarına tepki olarak diğer NATO müttefiklerinin yaptırımlarına tepki olarak Türkiye tarihinin en önemli savunma sanayi atılımını yapması var.
Rusya’dan S-400 alımı nedeniyle yaptırımlara maruz kalan Türkiye, kendi silahlarını tasarlayıp yapma konusunda ciddi mesafe katetti.
Ama İHA ve SİHA’ların yeri ayrı, Çelik Kubbe gibi uzun yıllardır eksikliği hissedilen hava savunma sisteminin yeri ayrı, savaş uçağı filosunun yeri ayrı. F-35’lerin yokluğunda dünyanın parasına İngiltere, Katar ve Umman’dan Eurofighter Typhoon savaş uçakları ısmarladık ama hâlâ teslimatı bekliyoruz. F-16 filosunun modernizasyonu için yine ABD’nin kapısını çalmak zorunda kaldık.
Keza Milli Muharip Uçak KAAN’ın motoru da F-16’larınkiyle aynı; yerlisi yapılana dek ona mecbur kalıyoruz.

S-400 ve F-35 denklemi

Peki, ABD’nin Suriye konusunda Türkiye’ye gerçekten kazık atmasına tepki olarak Rusya’dan S-400 almak yerine başka şey yapmış olsaydık şunlar olabilir miydi?
– Toplam 100 F-35 uçağı 2019’dan itibaren teslim edilmeye başlayacak, şimdi hizmette olabilirdi,
– Türkiye ortak üretim sayesinde en yani havacılık teknolojisi edinmeyi sürdürebilirdi,
– Bu uçakların bir modeli dikine iniş kalkış yapabildiği için TCG Anadolu gerçekten uçak gemisi işlevini görebilecekti,
– Bildiğimiz kadarıyla dokuz yıldır sadece bir kez Sinop’ta atış testi yapılıp -mecazen- kutusuna kaldırılan S-400 füzelerine 2,5 milyar dolar ödemeyebilirdik,
– İngiltere’den 20 yeni, Katar ve Umman’dan 12’şer ikinci el Eurofighter için 20 milyar dolarlık anlaşmaya imza atmayabilirdik,
– Bugün, Rusya’yı hasım, hatta düşman sayan NATO’nun Ankara Zirvesi’nin hemen ardından, S-400’leri başka yere gönderebilmek amacıyla Rusya’dan izin almak için Kremlin’in kapısını çalmayabilirdik.
Şimdi buradayız.

“Stratejik hata sıradanlaştırılıyor”

S-400 alımının “stratejik hata” olduğunu öne süren CHP İzmir Milletvekili Yankı Bağcıoğlu, yapılan yayınların hatayı rutin işleme dönüştürüp sıradanlaştırdığı iddiasında.
Şöyle diyor:
• “Millî Savunma Bakanlığının, S-400 sisteminin hava savunma sistemimize entegre olmadan, yalnız (stand alone) çalıştığını açıkça belirttiği; tedarikinden sonra ambargo dâhil millî savunmamızı zafiyete uğratacak gelişmelerle karşılaşılacağının bilindiği bir ortamda, bu sistem neden tedarik edilmiştir?
• “O günün şartları bunu gerektiriyordu” diyerek sorumluluktan kaçılmaz. Devlet yönetimi, yalnızca içinde bulunulan dönemi değil; orta ve uzun vadeli sonuçları da öngörmeyi ve değerlendirmeyi gerektirir.
• “Sivil veya asker, devleti yönetenler; yanlış bir kararı savunmak uğruna, neredeyse millî egemenliğin bir unsuru hâline getirdikleri S-400 hava savunma sistemini bugün satış dâhil çeşitli yollarla elden çıkarmaya çalışmaktadır.
• “Kaybedilen yılların, harcanan millî kaynakların, geciken millî projelerin ve zarar gören devlet itibarının sorumluluğu üstlenilmeli, bunun hesabı Türk milletine verilmelidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Reuters muhabiri Hümeyra Pamuk’un F-35/S-400 sorusuna “Bizi izlemeye devam edin” yanıtını vermişti. Bakalım sonuç ne olacak?

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

DEM: Çerçeve yasada ne olduğu bize de söylenmiyor, çoğu AKP’liye de

Terörsüz Türkiye sürecinin yol haritası olacağı söylenen “çerçeve yasanın” önümüzdeki hafta AK Parti tarafından Meclis’e…

8 saat ago

Ankara NATO Zirvesi: Güvenlik Vardı, Peki Barış?

Ankara, 7–8 Temmuz tarihlerinde NATO'nun son yıllardaki en önemli zirvelerinden birine ev sahipliği yaptı. Zirvenin…

1 gün ago

İmamoğlu ‘Savunma hakkım engelleniyor’ dedi, hâkim dışarı çıkarttı

Silivri’deki Marmara Cezaevinde sürmekte olan İBB davasında mahkeme başkanı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem…

2 gün ago

Erdoğan Trump’ın, Trump Avrupa’nın sözünü tutmasını bekliyor

Türkiye açısından Ankara’da iki zirve var. Biri NATO’nun yeni bir döneme “3.0 dönemine” gireceği zirve…

2 gün ago

İkinci Soğuk Savaşın NATO’su Ankara Zirvesinde kuruluyor: 3.0 o demek

NATO’nun 7-8 Temmuz Ankara Zirvesi’ni “Yeni Soğuk Savaş” NATO’sunun kuruluş toplantısı olarak baktığınızda, Türkiye’deki CHP…

3 gün ago

NATO’nun Türkiye üzerinden Orta Doğu açılımı ve Trump’ın iki görüşmesi

Batı savunma ittifakı NATO 7-8 Temmuz Ankara Zirvesi'nde öncelikle üyelerin askeri harcamalarını artırmasını istiyor, ama…

4 gün ago