Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Erdoğan, Davutoğlu ve Gökçek’i neden istifa ettirmişti?

Yazar: Murat Yetkin / 08 Eylül 2026, Salı / Oda: Siyaset

On yıl öncesine ait bu fotoğrafta birlikte görülen Melih Gökçek ve Ahmet Davutoğlu bir zamanlar AK Parti’nin iki etkili ismiydi. İkisi hakkında da apayrı nedenlerden soruşturma açıldı. Biri Başbakanlık ve AK Parti Genel Başkanlığından, diğeri Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın isteğiyle istifa ettiklerini açıklamıştı. O dönemde neler olduğu hâlâ açıklık kazanmadı.

Öncelikle söylemek gerekiyor ki Ahmet Davutoğlu, aktif siyaseti bırakmış halde, kendisine açılan Cumhurbaşkanına hakaret davasında siyasi ve akademik etik yönünden tutarlı bir ifade verdi, tutum sergiledi. Keza DEVA lideri Ali Babacan ve Saadet lideri Mahmut Arıkan’ın ifade verirken onun yanında durup dayanışma göstermesi de… Davutoğlu’nun “Sözlerimin arkasındayım” demesiyle Melih Gökçek’in “Oğlumun somut bir işi yok, Almanya’da olduğunu haberlerden öğrendim”  demesi arasında dağlar kadar fark var.
Ama şu ana dek sıraladığım isimlerin ortak bir noktası var. O da tamamının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da içinden geldiği, Necmettin Erbakan’ın Milli Görüş hareketiyle geçmişten kaynaklanan bağları.
Bu isimlerden ikisinin ayrıca bir ortak noktaları daha var.
Davutoğlu da Gökçek de seçimle geldikleri önemli görevlerinden Erdoğan’ın isteğiyle  istifa etmek zorunda kaldılar.

Davutoğlu da Gökçek de

Davutoğlu AK Parti genel başkanlığı ve başbakanlıktan, Gökçek de Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanlığından.
İstifaya zorlanmaları kendi ifadeleridir.
Davutoğlu, 5 Mayıs 2016’daki istifa konuşmasında açıkça “Benim tercihim değil. Bir zaruretin sonucu” demişti. Yıllar sonra, Gelecek Partisini kurması ardından şunları söylemişti:
• “Yüzde 49,5 almış başbakan olarak pat diye bıraktınız sorusunu basit çerçeve olarak görürüm. (…) Ya ilkelerimden vazgeçecektim. İmar yasasından, şeffaflık yasasına, ihale yasasına kadar vesaire vesaire.”
Ardından da “Sayın Erdoğan’a bir gün sorarsınız, yüzde 49,5 almış bir Başbakan’ı kendi partisinde imza toplattırarak istifa ettirmesinin sebebini” diye eklemişti.
Melih Gökçek de 28 Ekim 2017’de ABB Başkanlığından istifa ederken şunları söylemişti:
• “Yıllarımı AKP’ye vermiş bir kardeşinizim. Merkez (Yönetim) Kurulu’nda istifam istenmiştir. (…) Benim davamda emir demiri keser.”
Gökçek, AK Parti kulislerinden yayılan “başarısızlık, yorgunluk” gerekçelerini reddederek, “Sadece ve sadece Erdoğan’ın talebini yerine getiriyorum” diye eklemişti.

Hazır soruşturmalar açılmışken

Erdoğan bugüne dek kendi tercihiyle bu önemli görevlere aday gösterilen bu iki ismin istifasını isteyip istemediğini, öyleyse neden istifa ettirdiğini açıklamadı.
Oysa şimdi her iki isim hakkında da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturmalar var.
Davutoğlu, 2021 yılında Bingöl’deki bir konuşmasında “Damadını bakan yaptı” gibi, “Yandaşları zengin etti” gibi ifadeleri nedeniyle Cumhurbaşkanı’na hakaret etme suçlamasıyla ifade verdi.
Gökçek, muhalif belediye başkanlarının daha hafif suçlamalarla şafak operasyonları çekilerek gözaltına alındığı, tutuklandığı bir dönemde, soruşturmaya kıymet vermediğini gösterircesine sakız çiğneyerek geldiği adliyede “Yurt dışına kayıt dışı para çıkarmak” suçlamasıyla ifade verdi.
Erdoğan’ın Davutoğlu’nu da Gökçek’i istifa ettirip ettirmediğini, ettirdiyse nedenini açıklamasının bence tam sırası.
Örneğin Davutoğlu, “İlçe başkanı yapacak adam bulamayız” eleştirilerine yol açan imar, ihale ve siyasette şeffaflık yasası vadettiği için mi istifa ettirildi?
Örneğin Gökçek, Bülent Arınç’ın “Ankara’yı Cemaate parsel parsel sattığı” iddiası nedeniyle mi yoksa, yüz milyonlarca doların gömüldüğü Ankapark skandalı nedeniyle mi istifa ettirildi?

Yanıt bulmanın tam sırası.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Ahmet Davutoğlu, cumhurbaşkanına hakaret, Melih Gökçek, Parsel Parsel

OKUMAYA DEVAM EDİN

Yeni dünya düzeninin doğum sancıları
Erdoğancılık olgusu: artık adı konulmalı
Çelişkiler İçindeyiz. İmralı’yı Öğrenemeyecek miyiz? Gizlenen Nedir?
  • Erdoğan borsa krizinden “temizlenerek” çıkma sözü verdi29 Eylül 2026
  • İktidarda borsa krizi sıkıntısı. Özel’den, Erdoğan’a: Yakalandınız29 Eylül 2026
  • İran ile ABD’nin Hürmüz pazarlığı ve Fidan’ın BAE ziyareti ne anlatıyor?29 Eylül 2026
  • Kurtulmuş: (Borsa krizi) yolsuzluklar dışında ekonomik güvenlik meselesi28 Eylül 2026
  • Siyasetten ilk fon firesi AK Parti’den: eski bakan Kaya ve yeni sorular27 Eylül 2026
  • Borsa/fon skandalında “Pusula” dosyası açıldı, sıra “Tera” dosyasında26 Eylül 2026
  • Canan Tolon: Beyaz bir sayfa sonsuz ihtimaller barındırır26 Eylül 2026
  • Ömer Koç’tan ABD ve AB’ye İsrail tepkisi: ahlâki inandırıcılığı kalmadı25 Eylül 2026
  • Adalet Bakanı: MASAK’ta FETÖ kaynaklı askeri casusluk yapısı bulduk25 Eylül 2026
  • BM’de konuşurken herkes barışçı. Peki, savaşları kim çıkarıyor?25 Eylül 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP