AK Parti 2024’te seçmenden alamadığı desteği, şimdi seçilmişleri yanına çekerek almaya çalışıyor. İstanbul’da belediye meclislerindeki oy dengesi soruşturmaları, bazısı tehdit altındaki zorlamalarla değişirken, İzmir’de Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın gönüllü olarak AK Parti’ye geçeceği iddia ediliyor.
AK Parti bir yandan fon kriziyle başa çıkmaya çalışırken, diğer yandan belediyeler operasyonuna olanca hızıyla devam ediyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan İzmir’in altın anahtarını Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın adeta gümüş tepside ikramıyla almaya hazırlanırken, asıl hedefin İstanbul olduğu görülüyor.
Salam taktiğiyle, İstanbul seçmeninin 2019 ve 2024’te AK Parti’ye vermediği İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni, 2024’te CHP’den seçilenlerin verdiği iradeleriyle adım adım hedefine ilerliyor AK Parti.
Seçmeni kazanamadıysan, seçilmiş olanı devşir.
Hazırlıklar, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na siyaset yasağı getirecek bir mahkûmiyet kararının, tercihan Cumhurbaşkanı seçimlerinden önce kesinleşmesi üzerine yapılıyor.
Bu bağlamdaki en yakın dava, hâlen Yargıtay 4’üncü Ceza Dairesi’nde karar bekleyen “Ahmak davası”. İmamoğlu bu davada 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyaset yasağı cezasına çarptırıldı. Yargıtay bu cezayı onaylamazsa, daha yeniden görülecek, onaylarsa İmamoğlu’na siyaset yasağı konulacak, belediye başkanlığı düşürülecek, vali 10 gün içinde İBB Meclisi’ni toplayacak ve en geç 15 gün içinde yeni başkan seçilecek.
Bu durum, son olarak Ataşehir örneğinde görüldü.
Daha önce yolsuzluk gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in yerine başkanvekili seçilen Murat Güneş 3 Ekim’de, iki meclis üyesi dahil 13 kişiyle birlikte gözaltına alındı.
Ataşehir’de zaten (biri aynı zamanda İBB Meclis üyesi olan) 6 ilçe meclis üyesi 29 Eylül’de AK Parti’ye geçmişti. Böylelikle ilçe meclisinde oy dengesi 18-18 olmuştu. Güneş ve iki üyenin oy kullanamaması, yeni başkanvekilinin AK Parti’den seçilmesiyle sonuçlanabilir. Düşünün ki 2024’te Ataşehir Belediyesi’ni, o zaman Özgür Özel yönetimindeki CHP, AK Parti’nin yüzde 35’ine karşı yüzde 59 ile kazanmıştı.
Ataşehir, İstanbul Büyükşehir yönetimine uzanan zincirde bir halka.
Daha önce Çekmeköy, Beykoz, Tuzla, Üsküdar ve Adalar belediye başkanvekilleri AK Parti’ye transfer edilmişlerdi; Esenyurt’un ve Şişli’nin başında zaten kayyım var.
2024’te İstanbul’un 39 ilçesinden 23’ünü CHP, 16’sını AK Parti kazanmıştı. Şimdiyse soruşturmalar ve transferlerle çoğunluk AK Parti’de. İBB Meclisi’nde denge 6-7 üyenin daha AK Parti lehine dönmesiyle değişir.
İstanbul’da izlenen yöntem aynı:
İzmir’de durum farklı.
“Seçeni kazanamıyorsan, seçileni kazanmaya bak” kuralı, İstanbul’da olduğu gibi, İzmir’de de farklı gelişiyor.
AK Parti’ye geçeceği söylentileri daha 2025 yılında, önceki Belediye Başkanı Tunç Soyer’in hapse atılmasından sonra çıkmaya başlayan Cemil Tugay her defasında bunu yalanladı.
Yargının Mayıs 2026’daki mutlak butlan kararından sonra ise CHP’den istifa etti, Yeni Parti’ye de katılmadı, bağımsız kaldı.
Ancak geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret edince bu söylentiler yeniden alevlendi. Atatürkçü Düşünce Derneği’nden istifa edince yoğunlaştı. Şimdi ya bir TBMM grup toplantısında ya da 3 Kasım’da AK Parti’nin 2002’de iktidara gelmesinin yıl dönümünde geçeceği söyleniyor.
Tugay’ın “Asıl olan İzmir’e hizmet” klişesini isteyen istediği yere çekebilir.
Bu saatten sonra Tugay AK Parti’ye geçse de geçmese de İzmir’deki muhalif seçmen açısından fark eden bir şey olmayacağı kanısındayım.
İstanbul seçmeni gibi İzmir seçmeni de ne yapacağını bilir.
Aday listelerine son onayı Özgür Özel vermiş, sonradan kararını savunmuştu.
Tugay AK Parti’ye geçerse Özel, aslında iş işten geçmiş olsa da özeleştiri yapacak mı?
İzmir’e Cemil Tugay’ı aday yapmanın hesabını muhalif seçmene kim verecek?
Ege'de silahlanma gerilimi yine artırıyor. Yunanistan'da Megali İdea ruhu canlandırılmamalı. Geleceğimizi geçmişimiz yönetmemeli.
İçeride fon kriziyle meşgul Türkiye'nin önünde jeopolitikayı jeoekonomik soruna bağlayan AB-Kıbrıs konusu dahil bir dizi…
Türkiye'de felsefe ve insan hakları mücadelesi deyince akla gelen ilk isim olan "hocaların hocası" filozof…
Özel, Erdoğan'a "İstanbul'u böyle mi alacaksın?" diye sorarken muhalif belediyelere yargı operasyonları ve transferleri kastediyor.
Muhalif belediye başkanlarının şafak operasyonlarıyla gözaltına alınmasına son örnek Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer…
Borsa krizini aşmak için iktidarın önünde iki seçenek var. Ya gerçekten "temizlik" ya da "temizlik…