Categories: Siyaset

Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterlik rakibi kuzu kılığında kurt mu?

AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterliği için rakibi BAE Dışişleri Bakan Yardımcısı Lana Nusseibieh. (Foto: BM)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görevi 31 Aralık 2026’da bitiyor. Eğer Türkiye-Azerbaycan gerilimi olmasaydı ve gerilimin ortasında Bakü’nün Birleşik Arap Emirlikleri’nin adayı Lana Nusseibieh’i (Nuseybe) desteklediği haber olmasaydı, Türk kamuoyu Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu’nun da adaylar arasında olduğunu bilmeyecekti. Gerçi Azerbaycan, Nuseybe’ye destek verdiği sırada Sinirlioğlu’nun adaylığı henüz resmen açıklanmamıştı. Nitekim açıklanınca Bakü onu da tebrik etti.
Bugüne dek Nuseybe’nin adaylığını alkışlayan Azerbaycan dışında da Müslüman nüfuslu ve Türki Devletler Teşkilatı (TDT) üyesi devletler oldu. Kazakistan’dan Katar’a, Suudi Arabistan’dan Özbekistan’a ve Irak’a kadar. Ancak bunun kendi başına o kadar önemi yok. Çünkü BM Genel Sekreteri üye ülkelerin doğrudan oyuyla seçilmiyor.
Karmaşık bir süreçle BM Güvenlik Konseyi belirliyor, Genel Kurul da katılıyor; bugüne dek aksi olmamış.

Dünya hâlâ 5’ten küçük!

BM Şartı’nın 97’nci maddesine göre 25 Kasım 2025’te başlatılan aday gösterme sürecinde hâlâ adaylar Genel Kurul’da canlı yayınlanan interaktif soru-cevap oturumları ve İngilizce “straw-poll” denilen “gayriresmî yoklama” aşamasındalar.
Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesi, kapalı oturumlarda her aday için “destekleme / desteklememe / görüş yok” şeklinde gizli oy kullanıyor. İlk turlar bir anlamda hangi adayın şansının bulunup bulunmadığını ortaya çıkaran nabız yoklaması niteliğinde.
İlerleyen turlarda Güvenlik Konseyi’nin “P5” denilen daimi üyelerinin (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) oyları renkli pusulayla ayırt ediliyor. Bir P5’ten “desteklememe” oyu veto sinyali olarak kabul edilir. Yoklamalar, bir adayda (en az 9) “güçlü destek” sağlanana ve P5 vetosu olmayana dek sürecek. Konsey de üzerinde uzlaşılan tek adayı Genel Kurul’a öneren bir karar alır.

Yani Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” sloganının haklılığına rağmen BM’de hâlâ dünya 5’ten küçük ve Sinirlioğlu’na en büyük engel de P5’ten çıkabilir. Ankara son dönemde Yunanistan ve İsrail’le ilişkilerini sıkılaştıran Fransa’ya dikkat ediyor.

Ankara’nın kademeli taktiği

Feridun Sinirlioğlu.

Halen Aralık 2025’te seçildiği AGİT Genel Sekreterliği görevinde bulunan Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterliği adaylığı için aylardır örtülü diplomasi yürüten Ankara, adaylığı açıklayıp açıklamama konusunda Latin Amerikalıları bekleme kararı aldı.
Yazılı bir kural olmamasına rağmen, Latin Amerika ülkeleri, sıranın kendilerinde olması gerektiğinde ısrarlıydı. Nitekim birden fazla Latin adayı çıktı. Şimdiye dek yoklama turlarında bu adaylar arasında en fazla destek oyu alan Rebecca Grynspan olmuş; 11 destek oyu almış. Seçildiği takdirde BM tarihinin ilk kadın ve aynı zamanda ilk Yahudi Genel Sekreteri olacak. Ancak Grynspan’a 4 de “desteklememe” oyu verilmiş ve bunların ikisinin P5 üyesi olduğu (kapalı oylama olması nedeniyle) tahmin ediliyor. Keza, diğer 2 Latin Amerikalı adaydan birine 4, diğerine 6 ret oyu verilmiş.
P5 üyeleri arasında kendi sorunlarına gömülmüş Latin Amerika ülkelerinin dünyanın sıcak bölgelerindeki gelişmelere uzak kaldığı ve BM reformu konusuna ağırlık koyamayacakları kanısında olanlar var.
Latin Amerikalıların şansını büyük ölçüde yitirdiğini gören Ankara 30 Ekim’de Sinirlioğlu’nun adaylığını açıkladı.

Kuzu kılığında kurt mu?

Sinirlioğlu’nun adaylığının açıklanması öncesi yapılan yoklama turlarında ilk üçteki Latin Amerikalı adaylardan sonra dördüncü sırada BAE adayı ve Azerbaycan’ın tebriğiyle haberdar olduğumuz Lana Nusseibieh (Nuseybe) geliyordu.
Nuyseybe ailesi, ta Selahattin Eyyubi’nin Kudüs’ü almasından 1948 yılında Emirliklere göçene dek Kudüs’teki İsa Türbesi Kilisesi’nin anahtarının teslim edildiği, yüz yıllarca sabah kilisenin kapısını açmış iki köklü Sünni aileden biri.
İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nde tarih okuyan Lana Nuseybe, halen BAE Dışişleri Bakanı’nın siyasi ilişkilerden sorumlu yardımcısı.
Filistin kökenli, Müslüman ve laik bir kadın olarak ilgi çekmesi doğal. Ama şeytanın gör dediği ayrıntılar da burada ortaya çıkıyor.
Nuseybe, BAE’nin Bahreyn’le birlikte İsrail’le imzaladığı İbrahim Anlaşması’nın perde arkasındaki aktörlerinden. BAE Dışişleri’ndeki asli görevleri arasında da İsrail’le İbrahim Anlaşması’nın yürütülmesi geliyor.
Adaylara resmen destek açıklamayan İsrail hükümetinin BM Temsilcisi Danny Danon, Nuseybe’nin adaylığını övgüyle karşılıyor. Bir de tuhaf olan, SOAS’ta İsrail diasporası konusunu çalışmış Nuseybe’nin iyi derecede İbranice bildiğini özgeçmişine yazmaması.
Nuseybe’ye yoklamalarda 6 “desteklememe” oyu çıkmış.

Sinirlioğlu’nun aday gösterilmesine itirazlar

ABD’deki İsrail lobisinin Netanyahu’ya en yakın isimlerinden olan Michael Rubin’in Türkiye’nin Sinirlioğlu’nun başvurusu ardından Middle East Forum’da “Kıbrıs’ta işgal sona erene dek hiçbir Türk, BM ya da herhangi bir uluslararası kuruluşu yönetmemeli” diye yazması sürpriz olmadı. Keza Kıbrıs Rum Hükümeti Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis’in tepkisi de öyle.
Emekli Büyükelçi Selim Kunarealp ise X hesabından BM Genel Sekreterinin Kıbrıs’ta taraflar arasında arabuluculuk anlamına gelen iyi niyet misyonu görevinin de bulunduğunu hatırlatarak, “Bu görevin bir Türk bürokrata verilmesi mümkün müdür?” diye sordu.  Kuneralp, Türkiye’nin Kıbrıs’tan asker çekme ve Yunanistan’la Ege’de soruna neden olan BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni imzalamasının “ihtimalinin sıfır” olduğuna göre, iktidarın “neye güvenerek” böyle bir girişimde bulunduğunu sordu.
Benzer eleştiriler Sinirlioğlu, AGİT Genel Sekreterliğine aday olduğunda da gelmiş ve seçilme şansının bulunmadığı öne sürülmüş, ancak Türkiye’nin Yunanistan’la diplomatik uzlaşmaya varması ve ABD ile Rusya’nın anlaşması sonucu Sinirlioğlu 57 ülkenin tamamının oyuyla seçilmişti.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Aslan sosyal demokratların Sarıgüller açmazı. Bu da mı ders olmayacak?

Partiye nerede, nasıl ediniliği belli olmayan parayı getirdiği için aday yapılanların muhalif seçmeni utandırmasına, öfkelendirmesine…

18 saat ago

Savunma sanayi ölçüsü ihracatla sınırlanamaz, milli güvenlik konusudur

Türkiye son yıllarda savunma sanayisinde atılım içinde. Ancak gelişmenin tek ölçüsü ihracat olmamalı, rakamlar stratejinin…

22 saat ago

Türkiye-Azerbaycan: krize mi, yeni bir çözüme mi? Gerçekte neler oluyor?

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ankara’daki Türk Devletler Teşkilatı (TDT) Zirvesi’ne katılmayacağı açıklamasının etkisi daha soğumadan…

3 gün ago

İsrail’in acı gerçeği: Netanyahu güç kaybetse de gitmesi zor görünüyor

Netanyahu seçimlerde oy kaybına uğrasa da ilk sırada çıktı. Koalisyon kurması zor ama yeni seçime…

4 gün ago

Fon krizi: Pasifik Holding yönetimine tedbir dün kondu, bugün kaldırıldı

AK Parti milletvekili Asuman Erdoğan'ın eşinin başında olduğu Pasifik Holding yöneticilerinin mal varlığına konulan tedbir…

5 gün ago

Saral’ın istifası Aliyev’i kesmedi. Ankara, Bakü’yü yatıştırma çabasında

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın danışmanı Saral'ı istifa ettirmesiyle de yatışmamış görünüyor. Bahçeli devreye girdi.

5 gün ago