Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

ABD Yunanistan’a İstediğini Vermedi

Yazar: Hasan Göğüş / 19 Ekim 2021, Salı / Oda: Siyaset
Yunanistan Dişişleri Bakanı Dendias (solda) ABD Dışişleri Bakanı Blinken’den Fransa ile imzalanan türden bir anlaşma istedi. Ancak Türkiye’ye karşı zafer gibi duyursa da ancak mevcut anlaşmanın yenilenmesini alabildi. (Foto: Canlı yayın ekran görüntüsü)

Yunanistan, Avrupa Birliği’ne üye olduğu tarihten bu yana, Türkiye ile arasındaki sorunları Birliğin gündemine taşımaya çalıştı. Özellikle son dönemlerde bu çabalarında büyük ölçüde başarılı olmasına aslında fazla da şaşırmamak gerek. Herhangi bir uluslararası kuruluşta, bir üyenin güvenlik gerekçelerini öne sürerek ısrarla talep ettiği yazımları ret etmek o kadar kolay değil. Bu gibi durumlarda en fazla sert ifadelerin bir parça sulandırılması mümkün olabiliyor. Bu işin üstatları da İngiliz diplomatlarıdır. Brexit’ten sonra AB Toplantılarında, Yunanistan’a karşı Türkiye’nin işi daha da zorlaştı.
Ancak Yunanistan, yılda iki kez süslü hamasi laflarla doldurulan AB zirve bildirileriyle, bir yere varamayacağını anlamış olmalı. Son günlerde Türkiye’ye karşı hamlelerini ikili düzeye çekmiş görünüyor. İlk olarak 28 Eylül’de Fransa ile Savunma ve Güvenlik Alanında Stratejik İşbirliği Anlaşması’nı imzaladı. Geçen hafta içerisinde, ABD ile karşılıklı Savunma İşbirliği Anlaşmasını (MDCA) yeniledi. İki arada bir derede de Amerikan Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Mitsotakis’e bir mektup gönderdi. Şimdi MDCA ile Blinken mektubuna biraz daha ayrıntılı bakalım.

Yunanistan-ABD Savunma Anlaşması

Dışişlerinde ilk çok taraflı diplomasi deneyimimi ABD ile 1980 senesinde Ankara’da imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması (SEİA) müzakerelerinde yaşamıştım. ABD, Türkiye ile imzaladığı SEİA’nın bir benzerini komşumuz Yunanistan ile 1990 yılında imzaladı. Gerek SEİA, gerek MDCA belirli aralıklarla, ihtiyaç duyulduğunda ufak tefek değişikliklerle güncellenir. Yöntem olarak da bazen mektup teatisi, bazen de ayrı protokol imzalanması yoluna gidilir. Her iki Anlaşma da savunma işbirliğinin esaslarını belirleyen çerçeve anlaşmaları niteliğindedir.
Yunanistan’ın son olarak 2019 yılında güncellenen MDCA’na, bu kere Türkiye-ABD ilişkilerindeki olumsuz rüzgarlardan yararlanarak, önce Fransa ile imzaladığına benzer bir güvenlik garantisi istediği anlaşılıyor. Bu mümkün olmayınca uluslararası anlaşmalarla silahsızlandırılmış Ege Adalarının bazılarında yeni Amerikan üsleri kurulmasını teklif ettiği de. Neyse ki ABD’li dostlarımız bu sefer sağlam durmuş, Yunanistan’a istediğini vermemişe benziyor. Sanırım Türk Hariciyesi de bu süreçte Amerikalıları iyi markaja almış.

Blinken’ın Mitsotakis’e gönderdiği mektup

Anlaşmadan istediklerini alamayan Yunanistan, bu defa da ayrı bir mektup ile birtakım güvenceler elde etmeye bastırmış olmalı. 12 Ekim tarihli Blinken mektubu, bu amaca hizmet etmek için hazırlanmış gibi görünüyor. Mektupta olası bir saldırı halinde, ABD’nin Yunanistan’a yardım etmesini öngören herhangi bir hüküm yer almıyor.
Egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne, deniz hukukuna ve uyuşmazlıkların uluslararası hukuk temelinde çözülmesine yapılan atıflarla, Yunanistan’ın gazı alınmak istenmiş olabilir. Ancak bu ifadelerin kamuoyunda “casus belli” olarak bilinen 8 Haziran 1995 tarihli TBMM Bildirisi’nin sulandırılması olarak yorumlanması da mümkün. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ve Başbakan Mitsotakis’in Anlaşmadan ziyade Blinken Mektubuna sarıldıkları gözlerden kaçmıyor. ABD’li yetkililer de, biraz ileri gittiklerinin farkına varmış olmalı ki, Dışişleri sözcüsü Ned Price, birkaç gün önce, ”ABD’nin deniz yetki alanlarının belirlenmesi konusunda, taraflar arasında ortaya çıkan sorunlarda taraf tutmama politikalarına bir değişiklik olmadığını” vurguladı.

Casus belli nedir?

Latince “Casus belli” deyimi en basit ifadesiyle “savaş nedeni” olarak tanımlanabilir. Yunan Parlamentosu, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni onaylarken, 1 Haziran 1995 tarihinde aldığı bir kararla, hükümete karasularını 12 mile çıkarma yetkisi tanıdı. Türkiye bu karara hemen bir hafta sonra TBMM’nin kabul ettiği bir bildiriyle cevap verdi. Hukukçu diplomatlarımızdan rahmetli Büyükelçi Deniz Bölükbaşı’nın kaleminden çıktığı söylenen bildiri, büyük bir ustalıkla hazırlanmıştı. Bildirinin herhangi bir yerinde casus belli lafı bulunmuyor, hatta savaş sözcüğü bile geçmiyordu. Yunanistan’a karasularını Türkiye’nin hayati çıkarları bulunan Ege’de 12 mile çıkarması halinde, askeri önlemler dahil her türlü tedbiri alacağı duyuruluyordu; tabii “dostça duygularla”. Mesajın yerine fazlasıyla ulaşmış olduğu besbelli.

Yunanistan’ın hataları

Türk-Yunan İlişkileri Yunanistan’ın yaptığı yanlışlarla doludur. Tıpkı “Küçük Asya Felaketi” dedikleri 1919’da İzmir’in işgaliyle başlayıp 1922’de biten bozgun, ya da 1996 Kardak Krizi, ya da 1999’daki Abdullah Öcalan’a yataklık krizi gibi, Yunan Parlamentosunun 1995 “casus belli” kararı da büyük bir hataydı. Atina durduk yerde başına iş açtı. İngilizce Kathimerini gazetesinin yazı işleri müdürü Tom Ellis en doğrusunu yazmış: “Bizim savaşımızı kimse bizim için savaşmayacak”.
Yunanlılardan akli selim doğrultusunda değerlendirmeler de çıkabiliyor.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Abdullah Öcalan, Antony Blinken, casus belli, Ege, Hasan Göğüş, İzmir, Kardak Krizi, Kıbrıs, Nikos Dendias

OKUMAYA DEVAM EDİN

CHP lideri Özel Berlin’de Gazze için ateşkes çağrısı yaptı
Trump ve Putin’in “General Mazlum” ilgisinin gerçek nedeni
Rusya-Ukrayna: Türkiye’nin Reel Politikaya Dönüşü ve NATO’da Artan Rolü
  • Kılıçdaroğlu cephesinden Altay: Mutlak butlan CHP’ye bombaya dönüştü29 Mayıs 2026
  • Kılıçdaroğlu-Butlan Hamlesiyle Perdelenip Erdoğan’ı Rahatlatan Gelişmeler28 Mayıs 2026
  • Moskova, Pekin ile Yakınlaşıyor mu, Yoksa Mecbur mu Kalıyor?28 Mayıs 2026
  • Özel ve Kılıçdaroğlu medya üzerinden tartışırken Bahçeli devreye girdi27 Mayıs 2026
  • Nemrut: Bir Dağın Tepesinde Ölümsüzlük Aramak27 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Yetmedi, CHP’ye Polis Çağırmak Tüy Dikti26 Mayıs 2026
  • CHP Krizi mi, Demokratik Vatandaşlığın Yeniden Doğuşu mu?26 Mayıs 2026
  • Özel’in Yıldızı Yükselişte: Butlan Ne Kılıçdaroğlu Ne Erdoğan’a Yarar25 Mayıs 2026
  • Türk Siyasetinin Kara Günü: Serbest Siyasete Darbe24 Mayıs 2026
  • Bu da oldu: Kılıçdaroğlu istedi, polis zorla CHP Genel merkezine girdi24 Mayıs 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP