

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bugün parti sözcüsünün yaptığı açıklama üzerine CHP’den istifa etti; bir süredir tahmin ediliyordu.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etti. Yavaş yaptığı yazılı açıklamada istifasına gerekçe olarak CHP tarafından “bugün yapılan bazı açıklamaları” gösterdi. Yavaş, ABB Başkanlığı’na ve siyasete bağımsız olarak devam edeceğini de ilan etti. CHP sözcüsü Müslim Sarı, düzenlediği basın toplantısında, Yavaş’ın adını vermeden, ama Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la 9 Eylül’deki görüşmesi öncesinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Yeni Parti lideri Özgür Özel’e de bilgi verdiğini söylemesine tepki göstererek şöyle konuşmuştu:
• “Hiç kimse CHP’den üstün değildir. Hiç kimse kendisini CHP’den üstün görmesin. Önümüzdeki süreçte parti faaliyetleriyle alakalı programlar olduğunda, belediye başkanlarının buna uymasını bekleriz.
• “Kendi genel başkanı dışında başka bir partinin genel başkanına, ‘Bilgi verdim’ diyemez. Biz, Belediye Başkanları Toplantısı’ndan sonra çıkacak duruma göre bir değerlendirme yaparız.”
“Bugüne dek CHP’yi küçük düşürmedim”
Yavaş bu sözlerin üzerine “Değerli Hemşerilerim” diye başladığı istifa açıklamasında özetle şunları söyledi:
• “19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.
• “Ben bugüne kadar CHP’yi küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım. Tam tersine, Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.
• “Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım. (…) Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir. (…) Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.
• “Seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.”
Yavaş’ın bir süredir beklenen tepkisi
• “Aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin CHP’de derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
• “Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim. Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; CHP üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.”
Yavaş “gereğini yapacağımı söylemiştim” diyerek, Erdoğan’la görüşmesine gelen eleştiriler üzerine yaptığı açıklamayı hatırlatıyor.
Bunun üzerine mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kılıçdaroğlu’nun yönetimin TBMM Grup Başkanı Faik Öztrak, Yavaş’ın 9 Eylül’de CHP’nin kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmayıp Erdoğan’la görüşmeye gitmesini “hayal kırıklığı” olarak nitelemiş, “Kimsenin CHP’yi tehdit edemeyeceğini” söylemişti.
Bu sözler üzerine Ankara siyaset kulisinde Yavaş’ın hemen istifa edebileceği, ancak Kılıçdaroğlu’ndan gelen bir telefon üzerine gelişmeleri bekleyip görme kararı aldığı konuşulmuştu.
Dolayısıyla CHP’den gelecek yeni bir hamleyle Yavaş’ın partiden ayrılma kararı alabileceği tahmin ediliyordu.

