Research Istanbul’un 16 Mart 2026 tarihinde aboneleriyle paylaştığı Türkiye Raporu araştırması, Türkiye toplumunun ruh hâline dair önemli ve düşündürücü bir tablo sunuyor. Araştırmadaki tüm veriler, 2-6 Mart 2026 tarihlerinde Türkiye genelinde 2000 kişiyle yapılan ankete dayanıyor. Ortaya çıkan tablo açık; Türkiye’de toplumsal gerilim artıyor. Siyaset de artık yalnızca partiler, liderler ya da seçimler meselesi değil,
Geçtiğimiz günlerde bir iktidar yetkilisi kamuoyunda yankı uyandıran şu cümleyi kurdu: “Toplumu ve aileyi korumak yasakçılıksa, evet biz yasakçıyız.” Toplumu ve aileyi yasakla korumayı öngören bu cümle sadece bir tercih beyanı değil, siyasal iktidarın özgürlükler, bireysel haklar ve toplumsal çeşitlilik karşısındaki pozisyonunu da ele veren bir siyasal deklarasyondur. Geçmişte hatırlıyorum, “Bu ülkeye komünizm gelecekse onu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 28 Ekim’de iki saatlik konuşmasının bir buçuk saatini “dili geçmiş zamanla” aktardığı faaliyetlerin oluşturduğu “Türkiye’nin 100 yılı başlıyor” programını sabırla dinledik. Bu konuşma tam da Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yüzyılının bittiği, ikinci yüzyılına adım attığı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesinde yapıldı. İlk yüzyılın 20 yılını iktidarda geçiren AKP, yeni bir başlangıçtan bahsederken, bu yüzyılı


