Avatar

Gazeteci-Yazar

ABD Savunma Bakanlığı, İran Devrim Muhafızlarının sınır ötesi özel harekât birliği Kudüs Gücü’nün komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani’yi 3 Ocak 2020’nin ilk saatlerinde Bağdat havalimanı yakınlarında öldürdüklerini duyurdu. ABD zaman dilimine göre 2 Ocak gecesi, Türkiye saatine göre 3 Ocak sabaha karşı ABD insansız hava araçları (İHA) aracılığıyla yürütülen roket saldırısında, Süleymani ile aynı araçta bulunan İran yanlısı Irak milis grubu Haşdi Şaabi’nin lideri Ebu Mehdi el-Mühendis’in de öldürüldüğü bildiriliyor. Pentagon açıklamasında Süleymani’nin son aylarda Irak’taki ABD yönelik saldırıların ve 31 Aralık’ta ABD’nin Bağdat Büyükelçiliğinin basılmasının arkasındaki isim olduğu öne sürüldü.
Süleymani’nin öldürülmesinin sadece Irak değil, Orta Doğu’daki gerilimi daha da artıracak gelişmeleri tetiklemesi mümkün. Neticede ABD bu defa (2011’de Pakistan’daki gibi) El Kaide lideri Usame bin Ladin’i, ya da (2019’da Suriye’deki gibi) IŞİD lideri Ebu Bekir el-Bağdadi’yi değil, İran ordusunun bir komutanını öldürmüş oldu. Bu durum ABD ile İran arasındaki çatışma ortamını kuvveden fiile çıkarabilir.
Nitekim İran’dan “İntikam alınacak” açıklaması geldi. Saldırı, ABD Savunma bakanı Mark Esper’in “Oyun değişti. Gerekeni yapacağız” demesinden iki saat kadar sonra gerçekleşti. Bunun öncesinde, Büyükelçilik baskını ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın “Artık uyarmıyor, tehdit ediyorum” diyen mesajı, buna karşı İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’nin “Hiçbir şey yapamazsın” cevabı vardı. Süleymani, Hamaey’in sadece dünyadaki eli kolu değil, manevi oğlu olarak biliniyordu.

Kimdi bu Kara Şövalye?

ABD’nin terör kara listesinde buluna Kasım Süleymani, İran ve Şii dünyasında ise yaşayan efsane sayılıyordu. Resmigeçitlerde resimleri Ayetullah Humeyni ve Hamaney ardından üçüncü sırada taşınıyordu. İran’ın Kara Şövalyesi istihbarat dünyasında İran’ın yurt dışındaki bütün gizli, silahlı operasyonlarının başı olarak biliniyordu, ama kamuoyu tarafından tanınması Suriye iç savaşı sırasında oldu. Rusya’nın 2015 yılında Suriye’de ağırlığını koyup Beşar Esad rejimine açık askeri destek vermeye başlamasından önce, Hamaney’in Süleymani’yi iki kez Moskova’ya gönderdiği kayıtlarda var. Ama ondan önce de Süleymani adeta Orta Doğu’da her yerdeydi. Bir gün Bağdat’ta, ertesi gün Halep’te, ardından Şam’da ve Beyrut’ta fotoğraflanıyordu.
Kasım Süleymani, 1957’de İran’ın Kirman eyaletinde fakir bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya gelmiş. İlkokul mezunu. 1979 İran İslam devrimi ardından Devrim Muhafızlarına katılmış. Kerman’da kendi örgütleyip eğittiği gönüllüler ile Irak savaşına katılmış. Gösterdiği kahramanlıklarla kısa sürede önce bölük, sonra da (23 yaşında) tümen komutanı yapılmış. 1998’de Kudüs Gücü’nün komutanlığına getirilen Süleymani, 1999’daki öğrenci ayaklanmalarının bastırılmaması halinde ordunun yönetime el koyacağı yolunda dönemin Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’ye verilen muhtıranın imzacılarındandı.

Orta Doğu daha da karışacak

İşin ilginç yanı, Süleymani’nin IŞİD’e karşı savaşta da ön safta ve ABD gibi, IŞİD ve El Kaide’nin de kara listesinde olması. Süleymani ile birlikte öldürülen El-Mühendis liderliğindeki Haşdi Şaabi ve Ketaib Hizbullah gibi İran yanlısı gruplar, (Suriye’de YPG/PKK’ya benzer şekilde) Irak’ta IŞİD ile mücadelede ABD ile yakın zamana dek işbirliği halindeydi.
Irak’taki durum, Ekim ayında çoğunluğu Şii olan nüfusun hem ABD, hem de İran etkisine karşı ayaklanmasıyla değişti. Şii göstericilerin İran’ı protesto için İran’ın Bağdat Büyükelçiliği önünde gösteri yapması dönüm noktası oldu. Süleymani’nin bu aşamada Tahran’dan Bağdat’a geçmiş olması mümkün. Nitekim bunu takiben Irak’taki ABD hedeflerine saldırılar başladı. 29 Aralık’ta Kerkük’te bir Amerikan hedefine saldırıda bir özel güvenlikçinin öldürülmesi ardından 30 Aralık’ta ABD’nin Suriye sınırı yakınlarındaki El Kaim civarındaki beş Haşdi Şaabi ve Ketaib Hizbullah üssüne saldırıp 25 kişiyi öldürmesi ardından, 31 Aralık’ta ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği basıldı. 1 Ocak’ta göstericiler geri çekilirken Trump ve Hamaney arasında söz düellosu yapıldı ve ABD saatiyle 2 Ocak, Türkiye (ve Irak) saatiyle 3 Ocak’ta Süleymani’nin öldürüldüğü açıklandı.
Saldırıdan birkaç saat önce Trump ile Erdoğan’ın, Meclis’ten Libya’ya asker gönderme izninin çıkması ardından yaptığı telefon görüşmesinde Libya ve Suriye’nin yanı sıra Irak’ı da konuştukları açıklanmıştı. Türkiye 2020’ye Suriye’nin yanı sıra Libya cephesini açarak girmişti; şimdi bir de Irak-İran sorunu var sınırlarımızda.

Comments

  1. Dikkatinize sunarım ,konunun izahı çok güzel ama pek çok imlâ hatası var. Saygılarımla…

  2. Sayın Yetkin , bir devlet başkanı bir başka devletin insanını , hemde başkasinin evinde ” öldürün ” diye öldürebilir mi ? Bunun adı cinayet degilmidir ? Biz niye Kaşıkçı cinayetini tüm dünyaya şikayet ettik o zaman .

Bir Cevap Yazın