Siyaset

Babacan’ın “Tarikata üye misiniz?” sorusuna yanıtı

“Bir tarikata üye misiniz?” sorusuna DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın verdiği yanıtı verecek, özellikle de sağda fazla siyasetçi yok Türkiye’de.

Bugüne kadar sağda siyaset yapan hiçbir parti genel başkanına “Tarikata üye misiniz?” diye sorulmadı. Hiçbir siyasi parti genel başkanı da herhangi bir tarikata, ya da cemaate mensup olduğunu, ya da olmadığını açıkça söylemedi. Süleyman Demirel Nurcularla, Turgut Özal ise Nakşibendilerle ahbaplıklarını inkâr etmediler ama organik ilişkileri olmadığını da açıklamadılar. Muhtemelen bunun oy tabanlarını etkileyeceğini düşündüler. Necmettin Erbakan, bu ve benzeri sorular gelmesin diye Başbakanlığı süresince kendi kontrolü altında olmayan ortamlarda canlı yayına dahi çıkmadı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise geçmişinde Nakşiliğin İskenderpaşa kolundan olduğunun yazılmasına rağmen, “Hayır, benim hiçbir tarikata aidiyetim yok” demedi.
Gazeteci Yavuz Oğhan, 8 Mayıs akşamı, Akif Beki ile birlikte Radyo Karakutu için “Bidebunuizle” programına konuk ettikleri DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’a bu soruyu soruverdi. Aslında dolardaki artıştan yönetimdeki otoriter eğilim tahliline dek kapsamlı bir mülakattı, isteyenler buradan okuyabilir. Ama benim üzerinde durmak istediğim “Tarikata üye misiniz?” sorusu.
Yanıtını paylaşmadan önce hakkını teslim etmemiz gereken iki kişi var. Birisi soruyu soran Oğhan. Ama ondan önce Babacan’ın bu hassas sorunun sorulabileceği, sorunca ters yanıt vermeyeceği, kimsenin başına bela açmayacağı izlenim ve güvenini veren bir siyasetçi olması geliyor.
Bir açıdan bakıldığında, kimsenin inancı, kimseyi ilgilendirmez denebilir. Diğer açıdan bakıldığında ise Türkiye’de (ve aslında bütün dünyada) muhafazakâr sağ siyasetçilerin oy desteği için insanların inançları ve inanç aidiyetlerine, o arada politize olmuş dinsel gruplaşmalara başvurduğu düşünüldüğünde önemi var.

Babacan’dan net yanıt

Babacan, Oğhan’ın “Herhangi bir tarikata üye misiniz?” sorusuna şu yanıtı Verdi:
“Hiçbir zaman olmadım. Çünkü biz açıkçası aile olarak akla çok önem veriyoruz. Ben aklımı asla hiç kimseye teslim etmedim bugüne kadar. Her zaman kendi hür irademle hareket ettim. Benden büyük tek bir irade var, o da ilahi irade. Onun haricinde ben kendi irademle hareket ettim” dedi.
Babacan’ın, 9 Mayıs’ta Oğhan’ın yönettiği Gazete Pencere’de de yayınlanan bu yanıtı birkaç varsayımı içeriyor satır aralarında; hemen söyleyeyim ki sağlam ve kendi iç tutarlılığı olan bir yanıt.
Şöyle tahlil etmek mümkün:
1- Babacan’a göre bir tarikata üye olmak “aklını bir başkasına teslim etmektir”. Bu yanıt, yüzlerce yıldır insanların inançlarını “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” diye sömürenlerin üzerini bir kalemde çizen bir yanıttır.
2- Tarikata üye olan, hür iradesiyle hareket edemez. Tarikata üye olan kendi aklıyla “ilahi irade” arasında bir aracı koymuş demektir.
3- Akla önem veren kişi, aklıyla da arasına kimseyi koymaz, inancıyla da.
Yine kendi sözlerinden, Babacan’ın tarikatlara mensup olmama özelliğini ailesinden aldığını varsayabiliyoruz. Aile ise sadece kendi halinde dindar tüccarlardan oluşmamaktadır. Babacan’ın halası Hatice Babacan’ın 1968 kuşağının İslamcı aktivistlerinden olup, Ankara Üniversitesinde ilk türban/başörtüsü eylemlerini başlatan kişilerden olduğu kayıtlarda.
Bütün bunları bir araya getirdiğimizde Babacan’ın bu cesur soruya verdiği “Hiçbir zaman olmadım” yanıtının da cesur ve bu dürüstlüğün siyasi sonuçlarını göze almış bir yanıt olduğunu söylememiz gerekir.
Bu cümleleri bu kadar rahat kurabilecek kaç siyasetçi tanıyorsunuz?

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Arkeolojinin Son Yıllardaki Süper Starları: Göbekli Tepe ve Zeugma

Kommagene’nin kuş uçuşu yüz kilometre güneyinde arkeoloji dünyasının son yıllardaki yıldızı, bulunmasıyla insanlık tarihinin anlatısını…

4 saat ago

Kılıçdaroğlu CHP’deki Bölünmeyi Tescil ederken Kurultay Senaryoları

CHP’de ayrılığın ilk gongu 30 Mayıs “Bayramlaşma” mitingleriyle vuruldu. CHP’nin sosyolojik tabanı dün partinin ayrılık…

17 saat ago

CHP’de İlk Hesaplaşmanın Kazananı Özel ve Yavaş, Kaybedeni Kılıçdaroğlu

Ankara’da “Bayramlaşma” adı altında yapılan iki miting, CHP tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak anılabilir ileride.…

18 saat ago

İran Savaşı Sonrası Ortadoğu: Türkiye İçin Fırsat mı, Tuzak mı?

Trump’ın onayı, İsrail’in tutumu, İran içindeki güç dengeleri ve Körfez ülkelerinin güvenlik kaygıları İran Savaşı'nda…

1 gün ago

Kılıçdaroğlu cephesinden Altay: Mutlak butlan CHP’ye bombaya dönüştü

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e kaybettiği ancak istinaf mahkemesinde yok sayılan 2023 kurultayı öncesi TBMM Grup…

2 gün ago

Kılıçdaroğlu-Butlan Hamlesiyle Perdelenip Erdoğan’ı Rahatlatan Gelişmeler

İstinaf Mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla polisin CHP Genel…

3 gün ago