Siyaset

ABD: Afrika’da beraber çalışalım ama üç şartla

Son BM Genel Kurulu sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile görüşen Senatör Graham, Trump’a en yakın isimlerden. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

ABD Cumhuriyetçi Parti Senatörü Lindsey Graham’ın 24 Haziran’daki video konferans sırasında söyledikleri belki de Türk iş temsilcilerinin duymak istediği mesajlar değildi. Ancak, özellikle ekonomi ve ticaret alanında, Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceği hakkında boş umutlara meydan vermeyecek kadar netti.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, (şimdikinin beş katı olan) yıllık 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi üzerine bir şeyler duymak istiyordu Graham’dan, bu görüşmeyi ayarlamak kolay olmamıştı. Bu hedef COVID-öncesi günlerde hem ABD Başkanı Donald Trump hem de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dilinden düşmüyordu. Graham gerçi ekonomi ve ticaretten konuştu. Ama iki ülkenin birbirine daha çok mal satması yerine “ekonomileri bütünleştirecek” bir Serbest Ticaret Anlaşmasından yanaydı. Örneğin ABD ve Türkiye Afrika’da beraber iş de yapabilirlerdi, Çin’e karşı. Ama bunun da belli şartları vardı.
Türk iş insanları için belki en iyi senaryo Graham’ın, Türkiye’nin Rus S-400 füzeleri satın almasının ve ABD’nin ortak üretilen F-35 jetlerinin satışını bloke etmesinin hâlâ bir sorun olduğunu ancak Trump ve Erdoğan’ın bunu aşacağına inandığını söylemesi olabilirdi. Ancak Graham S-400 konusunun Kongre için hâlâ en büyük sorun olduğunu daha baştan söyledi; özellikle de bu seçim yılında. Adeta bir ön şarttı S-400. Üstelik tek sorun S-400 de değildi.

Çin’e karşı Afrika’da ortaklık mı?

İkinci sorun da ekonomiyle değil, siyasetle, uluslararası siyasetle ilgiliydi: Suriye. Graham, “Şam’ın Tahran tarafından yönetilmediğinden emin olacak” bir çözüm istediklerini söyledi, Suriye’de İran etkisini görmek istemediklerini vurgulayarak. İran, malum, Rusya ile birlikte Türkiye’nin Astana Sürecindeki ortağı. Trump’a en yakın Senatörlerden biri olan Graham, Türkiye’nin PYD/YPG konusundaki güvenlik sorunlarına anlayıp saygı duyduklarını, ancak Suriye’deki Kürt meselesine de bir yol bulunması gerektiğini söyledi.

Graham’ın açıklamalarına göre, S-400 konusu çözülmeden ekonomi ve ticarette ciddi gelişme beklemek çok kolay değil.

Graham’ın işaret ettiği üçüncü koşul ise Çin’le ilgiliydi. DEİK ve TAİK üyelerinden ABD ile birlikte Asya’da, Avustralya-Pasifik’te de çalışmanın mümkün olup olmadığı soruları geldi. Graham “Hayır” dedi; Asya çok büyük bir alandı, Pasifik ise Türkiye’ye çok uzaktı. Afrika, ABD’nin Türkiye ile çalışmak istediği hedefti, amaç “Çin ürünlerine ve Çin etkisine alternatif” oluşturmaktı. “Bu amacım bu” diye vurguladı. O arada Libya’dan ve Türkiye’nin Libya’da Hafter ve Rusya ile yaşadığı sorunların farkında olduklarına da kısaca değindi. Adeta Çin etkisini kırmak için Libya’nın Türkiye ile birlikte Afrika’ya yeni bir kapı açabileceğini ima ediyordu, ama ayrıntıya girmedi.
Graham, siyasi sorunlar çözülürse Türkiye ile iki sektörde olası işbirliğine vurgu yaptı. Biri emtia sektörüydü ama daha önemlisi tıbbi malzeme ve ilaç sektörüydü. “Türkiye” dedi, “Bu konuda hem Amerika hem Dünyaya yardımcı olabilir” ve ekledi sektörüne özel bir vurgu yaptı. Tabii ki burada da konu aynıydı: “Böylece Çin’in tıbbi cihaz ve ilaç tedarik zincirindeki egemenliğine son verilebilirdi.”

Çin, NATO, Huawei, Türkiye

Graham’ın ciddi ciddi kafayı Çin’e taktığını düşünebilirsiniz ama diğer yandan ABD ile daha fazla iş yapmak isteyen Türk yatırımcıların ABD’nin yeni önceliklerini net bir şekilde anladığından emin olmak için üst üste vurguladığını düşünmek de mümkün. Ayrıca COVID sonrası dönemde ABD-Çin çatışmasına yolda olduğunu da haber veriyordu. Çin zaten bir süredir buna hazır olduğunu söylüyordu.
Bu çatışma sadece ekonomi ve ticaret alanıyla sınırlı da kalmayacaktı.
Hatta Graham’a göre, eğer Türkiye bugünlerde İdare ve Kongrede imajını düzeltmek istiyorsa Çin’e karşı bir tutum sergilemeliydi.
“Türkiye NATO müttefikimiz, buna değer veriyoruz,” dedi Graham. Türkiye, Çin’in Avrupa kapılarından içeri girmemesi için NATO’da daha fazlasını yapabilir, diğer NATO ülkelerini de Çin’e karşı tutum almaya zorlayabilirdi.

2020 Münih Güvenlik Konferansı raporunda Türkiye Huawei’nin 5G teknolojisine henüz kısıtlama getirmeyen ülkeler arasında sayılıyordu.

Örneğin, Çin elektronik devi Huawei ürünlerinin kullanımı büyük sorundu. Türkiye’nin kamu kurumlarında Huawei kullanmayı yasaklamaması, istihbarat paylaşımından ticaret alanına dek sorunlara yol açabilirdi; neredeyse bir tehdit sayılabilirdi. Çünkü kendisi henüz Huawei’nin devlet dairelerinde kullanımını yasaklamamış olan Türkiye’den diğer NATO üyelerini de buna teşvik etmesini istiyordu.

Artık tek sorun Rusya değil

Sadece altı ay önce, Türkiye’nin ABD ile daha fazla ticaret yapma arzusu önünde büyük bir sorun vardı: S-400 / F-35 sorunu. Görünüşe göre bu hâlâ bir numaralı sorun ve bu çözülmeden ticaret hacminde kayda değer bir artış beklemek gerçekten çok zor. Ama artık iki sorun daha açıkça sayılıyor: Suriye ve Huawei.
S-400 konusu Rusya, Suriye konusu Rusya ve İran ile ilgili, Huawei ise Çin ile. Washington, Ankara’yı kendi tarafını seçmeye zorlamak isterken, Ankara hem bütün yumurtaları aynı sepete koymak istemiyor hem de ABD ve NATO ile ittifak ilişkilerini canlı tutmak.
Yine de Graham’ın toplam yarım saatlik bir video konferansta bu üç noktayı üç kez tekrarladığına bakarak, COVID-sonrası dünyanın siyasi açıdan da daha zor bir dünya olacağını söylemek mümkün görünüyor.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

DEM bardağa dolu tarafından bakıyor: 200 yıllık defteri kapatmak istiyoruz

DEM Parti İmralı heyeti 26 Ağustos’ta Ankara’da Starton Otel’de bir basın toplantısı düzenledi. İmralı heyetinden…

7 saat ago

Türkiye Yaptırım Kıskacında: Güneyde İran, Kuzeyde Rusya

Türkiye önümüzdeki kışa hazırlanırken yalnızca petrolün, doğal gazın ve elektriğin fiyatına bakmamalı. Bence masanın üzerine…

7 saat ago

SDG dağıldı: Suriye’de Türkiye’nin istediği oldu. ABD memnun. İsrail’e dikkat

Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kendini feshedip Suriye ordusuna katıldığı 25 Ağustos akşamı Şam’da lideri Mazlum…

2 gün ago

Bir Kavala mahkûmiyeti daha: denizi aşmaya çalışırken çayda debelenmek

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire, Osman Kavala’nın haklarının ihlal edildiğine dair ikinci başvurusunda…

2 gün ago

Eğitimde Yapay Zekâ, Küresel Eğilimler ve Türkiye için Politika Önerileri

İnsanlık, tarihi boyunca kendi sınırlarını aşmak için araçlar üretti.  Ateşi evcilleştirdi, tekerleği icat etti, buharın…

2 gün ago

Aktaş davasında örgüt suçlaması çöktü, belediye başkanlarına ceza yağdı

İstanbul 1 numaralı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Aziz İhsan Aktaş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Davası'nda,…

3 gün ago