Utku Perktaş

Prof. Dr. Utku Perktaş, Hacettepe Üniversitesi, Biyoloji Bölümü öğretim üyesidir ve biyocoğrafya dersleri vermektedir.

Söğütbülbülünun sesini dinlemek için lütfen aşağıya tıklayın.

Bu yılki Dünya Göçmen Kuşlar Günü’nün teması ise “Kuşlar Dünyamızı Birbirine Bağlar” oldu…

Renkli kuş türlerinin gökyüzünün zirvesinde olduğu göç zamanı, yılın diğer zamanlardan çok daha farklıdır. Göç, kuşların ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde gerçekleştirdiği uzun mesafeli yolculuklardır. Bu nedenle, Avrupa üzerinde sonbahar göçünün tüm hızıyla devam ettiği bugünlerde, birçok kuş gözlem aktivitesi, vatandaş bilim projeleri ve diğer kuş odaklı etkinlikler düzenlenir. Dünya Göçmen Kuşlar Günü de bu aktivitelerden biridir.

Ağaç incirkuşunun sesini dinlemek için lütfen aşağıya tıklayın.

Dünya Göçmen Kuş Günü nedir?

Dünya Göçmen Kuş Günü, göçmen kuşların ve yaşam alanlarının korunması ihtiyacını vurgulayan ve her yıl düzenlenen bir bilinçlendirme aktivitesidir. Küresel ölçekte gerçekleşen bu anlamlı gün, göçmen kuşların karşılaştıkları tehditlere karşı etkili bir araç olarak kullanılır. Dünya Göçmen Kuş Günü’nde kuş gözlemcileri bu özel günde harekete geçer ve günü kutlamak için kuş festivalleri, eğitim programları, sergiler ve kuş gözlem gezileri gibi halka açık etkinlikler düzenlerler. Uluslararası kutlamaların yapıldığı günler mayıs ve ekim aylarının ikinci cumartesi günüdür. Dünya Göçmen Kuşlar Günü her yıl bir tema ile kutlanmaktadır. Örneğin, geçen yılki tema “Kuşları Koruyun: Plastik Kirliliğine Çözüm Olun!” idi ve plastik kirliliğinin göçmen kuşlar ile yaşam alanları üzerindeki etkisine ışık tutmaktı. Bu yılın teması ise “Kuşlar Dünyamızı Birbirine Bağlar” oldu. Bu tema göçmen kuşların hayatta kalması için gerekli olan doğal döngüleri destekleyerek ekosistemleri bütün olarak korumanın önemini vurgulamak için seçilmişti. Tema aynı zamanda göçmen kuşların paylaştığımız doğal mirasımız olan biyoçeşitliliğin bir parçası olduğunu ve üreme, beslenme, dinlenme ve kışlama için göç yolları boyunca bir alan ağına bağlı oldukları gerçeğinin altını çiziyor.

Çıvgının sesini dinlemek için lütfen aşağıya tıklayın.

Kuşlar neden önemli?

Yazar Jonathan Franzen kuşlar için şöyle diyor: “Dünyadaki her kuşu görebilseydiniz, tüm dünyayı görürdünüz.” Çevresel ve ekonomik bakış açılarıyla kuşlar bizim için oldukça önemlidir. Bugün dünyada 10.000’den fazla kuş türü var. Bu türlerin yaklaşık 1800’ü uzun mesafeli göçmen kuş türleri. Kuşlar, her kıtaya yayılmışlardır ve dünya üzerindeki hemen hemen tüm yaşam ortamlarını kullanırlar. Davranış ve dış görünüş bakımından da olağanüstü çeşitlilik gösterirler. Kuşlar ekosistem hizmetlerine katkı sağlarlar. Yani, insanın doğal dünyadan elde ettiği faydalara katkıda bulunurlar. Örneğin, 1800’lerde gübre olarak kullanılmak üzere deniz kuşu guanosunun (idrar ve dışkı karışımı) hasat edilmesi gelişen bir endüstriydi ve ekonomiye önemli bir katkı sağlamıştı. Kuşlar ekosistem içinde bitkileri tozlaştırmak, doğayı temizlemek, haşere türlerinin popülasyonlarını kontrol etmek ve tohumları dağıtmak gibi faaliyetlerle sağlıklı bir çevrenin oluşmasına katkı sağlarlar. Kuşların ekonomiye olan katkılarına kuş gözlemciliği üzerinden bakarsak, kuş gözlemciliğinin turizme yaptığı katkı nedeniyle kuş avcılığının ekonomik faydalarının çok ötesinde olduğu ortaya çıkar. Örneğin, 2011 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde 47 milyon kişi kuş gözlemciliği yaptı ve bu amaç için dünyanın farklı yerlerine seyahatler gerçekleştirdi. Bu gözlemcilerin birçoğu da ülkemize gelerek birçok kaydı vatandaş bilimi yaparak açık erişimli veri tabanlarından dünyayla paylaştı (bkz. eBird). Bu sayede gözlemciler, turizm faaliyetleri yanında vatandaş bilimini kullanarak biyoçeşitliliğin anlaşılmasına da katkı sağladılar.

Karabaşlı ötleğenin sesini dinlemek için lütfen aşağıya tıklayın.

Avrupa’dan Afrika’ya milyarlarca kuş göç ediyor!

Avrupa-Afrika göç sistemi, Avrupa ile Afrika arasında yılda iki kez seyahat eden çok sayıda kuştan oluşur. Bu sonbahar günlerinde yaklaşık 2 milyar ötücü kuşun Avrupa’dan Afrika’ya göç ettiği tahmin ediliyor ve bu kuşların yaklaşık % 75’i sadece 16 türe ait bireylerden oluşuyor. Bu türler Akdeniz’i ve Sahra çölünü geçip Afrika’daki kışlama alanlarına ulaşıyorlar.

Bu 16 tür arasında en yaygın olarak görülenler, söğütbülbülü, ağaç incirkuşu, çıvgın, sinekkapan, kara başlı ötleğen, kızılkuyruk ve bülbüldür. Bu kuşlar ülkemiz üzerinden yoğun sayılarla geçiş yaparlar. Bugün artık tehdit altında olan göçmen kuşların geleceğini güvence altına almak, dünya biyoçeşitliliğinin korunmasına ve dünyadaki yaşamın sürdürülebiliğinin sağlanmasına katkı sağlayacaktır.

Fotoğraf desteği için Prof. Dr. Mustafa Sözen’e içtenlikle teşekkür ederim.