Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Ankara’da neler oluyor? Cumhur İttifakında neyin sancısı?

Yazar: Murat Yetkin / 23 Ocak 2021, Cumartesi / Oda: Siyaset
İçişleri Bakanı Soylu ile Adalet Bakanı Gül arasında sosyal medya üzerinden başlayan bir tartışmayla açığa çıkan sancı Ankara’da yeni tartışmaların habercisi. (Foto: Twitter/Adalet Bakanlığı)

Ankara’da siyaset kış soğuğunda hararetli günler yaşıyor. Üzücü olan tartışmanın haftalardır hastanede tedavi gören Süleyman Soylu’nun annesi Servet Soylu’ya hakaret meselesinden su üzerine çıkması. Yoksa buzdağının görünmeyen kısmında zaten her an açığa çıkmayı bekleyen reform sancıları var. Soylu’nun “Neden tutuklanmadı?” sözlerini Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün sonradan “Ben onu değil, muhalefeti kast ettim” mealinde tevil ettiği “Yargıya parmak sallamayın” sözleri izledi.
Ardından Anayasa Mahkemesinin 21 Ocak’ta CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun haklarının ihlal edilerek mahkûm edildiğine dair ikinci defa karar vermesi geldi. Adalet Bakanı bunun üzerine sanki muhalefetteymiş de iktidardan bir şey talep ediyormuş gibi “Mahkemeler AYM kararlarına uymalı” dedi. 23 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, adeta “reformdan önce son çıkış” niteliğinde pek çok tartışmalı davaya imza atan önceki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısını İrfan Fidan’ı -belki de başkan olarak yıllarca devam edecek AYM üyeliğine atadı.
“Cumhur İttifakı dimdik ayaktadır” açıklaması yapmak da yine -geçmişte her iki bakanı da destekleyen- MHP lideri Devlet Bahçeli’ye düştü.

Yargı reformu sancıları

Oysa Cumhur İttifakındaki AK Parti ve MHP’liler arasındaki birlik ve beraberlik ruhu ne 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki ne de 2019 yerel seçimlerindeki düzeyinde değil. AK Parti’de Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı dışında, parti teşkilatının bu ittifaktan zararlı çıktığını düşünenler var. Buna karşı MHP’de de AK Partinin ilk fırsatta kendilerini sırtından atarak İYİ Parti ve sağdaki başka partilerle ittifaka gireceğine dair bir güvensizlik var.
Bunların üzerine bir de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Kasım başında, tam ABD’de Joe Biden’ın seçim kazanıp Albayrak’ın Hazine ve Maliye’den ayrıldığı günlerde verdiği ekonomi ve hukuk reformu sözleri geldi. Bahçeli, hukuk reformunun Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala gibi isimlerin hapisten çıkması ihtimaline isyan etti. Bu isyanın Erdoğan’ın kırk yıllık yol arkadaşı Bülent Arınç’ı tasfiye etmesiyle sonuçlanmasının AK Parti tabanının tamamında sevinçle karşılandığını düşünmek saflık olur.
Erdoğan AB Büyükelçilerine reform sözü verip, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu Brüksel’e AB ve NATO ile görüşmelere gönderirken Bahçeli’nin MHP’nin ideolojik köklerine Türkçülük vurgusuyla dönmesi boşuna değil. Sancının bir kaynağı burada.

İttifak içi pazarlıklar

Erdoğan da bir yanda AB reformu derken diğer yandan Milli Görüş köklerini öne çıkarması da Ankara’da bire başka dikkat çekici gelişme. Cumhur ittifakı içinde ideolojik kristalleşme dönemi yaşanıyor.
Tabii bu ideolojik kutuplaşma İttifak içi siyasi pazarlıkların bir yansıması. Bahçeli AB uyumuna hep karşı çıktı ama karşılığında alacağı tavize bağlı olarak hep sonunda onay verdi. 1999’de üçlü koalisyon döneminde PKK lideri Abdullah Öcalan’ın idam kararının uygulanmamasına onay verenin Bahçeli olduğu unutulmamalı.
Şimdi de Erdoğan’ın ekonomiyi toparlamak için mecbur kaldığı reformlara karşı çıkışının ideolojiyi öne çıkarsa da son derece siyasi olduğu görülmeli. Seçim ve siyasi partiler yasalarında istediği değişiklikleri Erdoğan’a kabul ettirmesi, Bahçeli bakımından Kavala’nın, ya de Berberoğlu’nun hapiste mi, dışarıda mı olduğundan önemli. Demirtaş ve HDP ayrı pazarlığı gerektiren bir bahis olmalı.
Bahçeli’nin bir endişesinin de Erdoğan’ın kendi yerine İYİ Parti lideri Meral Akşener’i müttefik seçmesi olduğu düşünülebilir. Bahçeli’nin bu aralar erken seçim ihtimaline şiddetle karşı çıkması da bu endişeyi gösteriyor.

Çatlak demek için erken ama

Aslında Cumhur İttifakı içindeki gerilim eksenleri, bunlara çatlak demek için henüz erken, sadece AK Parti ile MHP arasında değil. Aynı zamanda AK Parti içinde de belli bir gerilim mevcut. AK Parti’de siyaset yapmak, milletvekili ve bakan olma maaş ve ayrıcalıkları dışında bir anlam ifade etmemeye başladı. Birkaçı dışında bakanların da pek sözü geçmiyor. Bırakalım Bahçeli’yi, herhangi bir MHP yöneticisinin çıkışının Cumhurbaşkanlığı nezdinde bir AK Parti yöneticisinin sözlerinden daha etkili olduğu algısı yayılıyor.
Sadece o da değil. Bahçeli son zamanlarda Ülkü Ocaklarını öne çıkarıyor ama AK Parti’nin de aradan geçen sürede, Osmanlı Ocaklarından da yararlanarak kendi gençlik örgütlenmesini oluşturduğu dikkatlerden kaçıyor. İdeolojik beslenmesi Reis Kültünün yanı sıra popüler kültür kanallarından da sağlanıyor; bu kadar Diriliş, Payitaht dizisi boşuna çekilmiyor.
Belki çatlak demek için erken ama Cumhur İttifakında sular ısınıyor. AB ile uyum reformları ciddiye binip ilk temaslar başladığında Ankara’da yeni gerilim eksenlerine hazır olmak lazım. Ona ayrı bir yazıda bakacağız.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Avrupa Birliği, Cumhur İttifakı, Devlet Bahçeli, Murat Yetkin, Süleyman Soylu, yarghı reformu

OKUMAYA DEVAM EDİN

İsrail Suriye’nin askeri yapısını yok etti; Türk sınırına kadar geldi
Mahkemeye “Ne savunması ya?” diyen İmamoğlu: Kılıçdaroğlu’nu tanık olsun
Erdoğan, para basıp köprü açarak seçim kazanabilir mi?
  • R4+E3 formülü: diplomaside yeni arayışlar. Türkiye-AB ve Kanada23 Ekim 2026
  • Mekke’den Doha’ya: Orta Güçler Yeni Dünya Düzenini Şekillendirebilir mi?22 Ekim 2026
  • Bakanlar Brüksel’de, gazeteciler eylemde, konu Türkiye21 Ekim 2026
  • Dünyayı yatırım fonları mı yönetiyor? Sermayenin görünmeyen jeopolitiği21 Ekim 2026
  • Türkiye-Libya anlaşması Doğu Akdeniz’de denklemi nasıl değiştiriyor?21 Ekim 2026
  • Mekke Paktı nihayet Meclis’te. İşte kritik maddelerin analizi ve sorular20 Ekim 2026
  • Fon krizi: Bakan Yardımcısı ve SPK Başkanı gitti, soruşturma hâlâ yok19 Ekim 2026
  • AB Türkiye’yi otomotivde de dışlıyor. Ankara ne karşılık verecek?19 Ekim 2026
  • ‘Made in Europe’: AB Türkiye’yi Dışlayarak Neyi Riske Atıyor?19 Ekim 2026
  • Fransa ayakta: artık sadece Sarı Yelekliler yok, Kara Blok da sokakta18 Ekim 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP