Siyaset

Bir mektup daha: Kongre’den Biden’a Türkiye baskısı

ABD Temsilciler Meclisinin 170 üyesinin Dışişleri Bakanı Blinken’a gönderdiği mektup Türkiye’yle ortak kalalım ama Erdoğan ilişkileri geriyor iddiasını da içeriyor.

Elli dört Senatörün 9 Şubat’ta ABD Başkanı Joe Biden’e mektup yazarak Türkiye’deki demokrasi ve insan hakları konusunu gündeme getirmesi ardından şimdi de 170 Temsilciler Meclisi üyesinin 26 Şubat’ta Dışişleri Bakanı Antony Blinken’e benzeri talepte bulunduğu ortaya çıktı. Hem iktidardaki Demokrat hem de muhalefetteki Cumhuriyetçi partiye mensup 170 milletvekilin “Türkiye müttefik ama Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ilişkileri geriyor” iddiasıyla, Türkiye’de demokrasi ve insan hakları konularında yönetime tam destek olacaklarını vaat ediyorlar. Bunun anlamı, ABD Kongresinin her iki kanadı da Türkiye’deki hak ve özgürlükler konularını dile getirmesi için Biden yönetimine baskıyı artırıyor olması.
Mektubun bir özelliği de Türkiye’nin önemiyle Erdoğan’ın siyaseti arasına kalın bir çizgi çekmesi, sorunun Türkiye değil, Erdoğan’la olduğunu söylemesi. Mektuptaki ifadeler şöyle:
“Türkiye uzun süredir ABD’nin müttefikidir. Ne yazık ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan milletlerimiz arasındaki ilişkileri germiştir. Stratejik konular haklı olarak ikili ilişkilerimizde belirgin ilgi toplamıştır, ancak Türkiye’deki büyük insan hakları ihlalleri ve demokrasideki gerileme de belirgin endişe [kaynağıdır].”

“Erdoğan üslubunu sokaklarımıza taşıdı”

Mektupta, özellikle 2016 askeri darbe girişimi sonrası tutuklamalara dikkat çekilirken, ABD’nin Türkiye’deki temsilciliklerinde çalışırken “şüpheli” gerekçelerle tutuklanan 3 Türk vatandaşının serbest bırakılmasını “öncelik verilmesi” isteniyor. Temsilciler Meclisi üyeleri, Dışişleri Bakanına mektuplarında Erdoğan’ın korumalarının 16 Mayıs 2017’de protestoculara şiddetle müdahalesine de yer vermişler:
“Hatta Erdoğan’ın 2017’deki ABD seyahati sırasında Türk güvenlik personelinin barışçıl göstericilere ve federal görevlilere saldırarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümetinin yönetim üslubunu başkentimizin sokaklarına taşımıştır. Erdoğan’ın dört koruması halen bu olayla ilgili olarak ABD’de [gıyaplarında] yargılanmaktadır.”
“ABD ve Türkiye’nin stratejik müttefikler olarak kalması ve aradaki çatlakları tamir etmek karşılıklı çıkarlarımız içinde olmakla beraber, bu ilişkinin canlandırılmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve partisinin tutumundaki değişiklik yaşamsal olduğuna inanıyoruz.”
Taleplerini böylece Erdoğan yönetiminin tutum değişikliğini ABD Dışişlerinden isteyecek kadar ileri götüren milletvekilleri, Türkiye’deki insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratik değerleri öne çıkarma konusunda Amerikan “ulusal çıkarları” adına Blinken’ın arkasında olduklarını söylüyorlar.

Türkiye politikası henüz oluşmamış

Senatörlerin Biden’a yer yer kabul edilemez iddialar taşıyan 9 Şubat tarihli mektubuna, alışıldık sertlikte tepki vermeyen Erdoğan, 20 Şubat’ta ABD’deki Türklere yönelik yayın yapan TASC TV’ye “Yeni ABD yönetimiyle ilişkileri daha da geliştirmek istiyoruz” demişti.
Temsilciler Meclisi üyelerinin Blinken’a mektubu adeta ilişkilerin düzelmesini sadece stratejik çıkarlara değil, demokratik ölçülere de bağlıyor. Oysa senatörlerin mektubu, ihlallerden bahsetmekle birlikte, ağırlığı Rusya’dan alınan S-400 füzelerine veriyordu. ABD buna misilleme olarak Türkiye’yi F-35 programından çıkarmış, parasını ödediği uçaklara el koymuş ve savunma sanayiine yönelik yaptırımlar ilan etmişti.
Erdoğan, henüz Biden’e kutlama mesajına bir karşılık alabilmiş değil. Biden bugüne dek Ortadoğu’da sadece İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yla telefon görüşmesi yaptı. Biden-Erdoğan görüşmesi geciktikçe Türkiye-ABD ilişkilerindeki gerilim de artıyor. Bu gerilimin ekonomiyi nasıl etkileyeceği de belirsizliklerle dolu.

Mektup sayesinde ortaya çıkan bir konu da Biden yönetiminin henüz Türkiye politikasını kesinleştirmediği. Çünkü mektup “Biden yönetimi Türkiye politikasını oluştururken” diye başlıyor ve ona etki etmeyi amaçlıyor.

Bakalım bu mektuba Erdoğan ne diyecek, Biden ne yapacak, bizler bundan nasıl etkileneceğiz?


Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Uğur Mumcu suikastı: o tuğla çekilecek, o duvar yıkılacak mı?

“Biz, arkasındaki güçlerin kim olduğunu ve kimlerin bunları koruduğunu bilmek istiyoruz.” 1993’te öldürülen gazeteci Uğur…

2 saat ago

Yeni Parti’nin Yeni Vaadi ve Delege, Koltuk, Para Üçgeni

Özgür Özel’in Yeni Parti için açıkladığı örgütlenme modeli  Türkiye’de siyasetin yerleşik ağlarına dokunuyor. Bir partinin…

4 saat ago

Özel: Paramız az ama düşmanımız da az. Rüzgârımızı kesmeye çalışıyorlar

“Siyasetin göçebe çadırı” deyimini merhum Murat Sökmenoğlu’dan öğrendim. Milletvekilliğinden istifa edip “sineyi millete” döndüğü günlerdi.…

22 saat ago

Terörsüz Türkiye İçin Hukuki Çerçeve Hazır. Ya Toplumsal Çerçeve?

Barış süreçleri üzerine yapılan tartışmalarda sıkça karşılaştığımız bir hata vardır: Hazırlanan metinlerde yalnızca eksikleri aramak.…

1 gün ago

Özel’den Çerçeve Kanuna tepki: Tutumumuz Aynı Ama Yanlış Yapıldı

Yeni Parti lideri Özgür Özel, Terörsüz Türkiye sürecinin yol haritası sayılan çerçeve kanun teklifinin TBMM’ye…

2 gün ago

İşte Meclis’e Sunulan “Terörsüz Türkiye” Çerçeve Yasası Metni ve Gerekçesi

"Terörsüz Türkiye" olarak bilinen yeni çözüm sürecinin yol haritası olarak görülen “Çerçeve Yasa” ya da…

2 gün ago