Yeni Parti lideri Özgür Özel, 5 Ağustos’ta Terörsüz Türkiye yasa teklifine destek açıkladıktan sonra 6 Ağustos’ta özlük hakları için Güvenpark’ta eylem yapan şehit yakınları ve gazilere hitap ederken görülüyor. Özel “Paramız az ama düşmanımız da az. Sokakta en az tepki duyulan partiyiz,” diyor. (Foto: YeniParti)
“Siyasetin göçebe çadırı” deyimini merhum Murat Sökmenoğlu’dan öğrendim. Milletvekilliğinden istifa edip “sineyi millete” döndüğü günlerdi. Yeni Parti lideri Özgür Özel ile söyleşi yapmak üzere sözleştiğimizde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının “rüşvet alma” suçlamasıyla (Veli Ağababa’yla birlikte) milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması talebi gündemdeydi. Daha önce Gelecek Partisi’nin kullandığı genel merkez binası henüz hazır olmadığı için Çankaya’da bir apartmanın dördüncü katında, üç aylığına kiralanmış dairede 5 Ağustos’ta buluştuğumuzda aklıma Sökmenoğlu ve “siyasetin göçebe çadırı” deyimi geldi.
Dokunulmazlığın kaldırılması talebini konuşurken, Terörsüz Türkiye çerçeve yasa teklifinin muhalefet partilerine dağıtıldığı haberi geldi. Grup Başkanvekili Murat Emir ile telefonda görüşüp bilgi aldı. Sorularım üzerine Terörsüz Türkiye konusunda siyasi tutumlarının değişmediğini, ama AK Parti’nin teklifi muhalefetten saklayarak yöntem hatası yaptığını söyledi. PKK’nın silah bırakmasının MGK tarafından teyidinin ardından TBMM Komisyon raporunun 7’nci maddesindeki demokratikleşme maddelerinin de eşzamanlı ele alınması gerektiğini söyledi. Söyleşinin o kısmını ayırarak YetkinReport’ta hemen yayınladık. Bu bağlantıdan okuyabilirsiniz.
Parti politikası bugüne kaldı.
Özgür Özel’in yanıtları şöyle oldu:
– Yeni Parti TBMM Grubunu topladığınız gün, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı rüşvet alma suçlamasıyla sizin ve Veli Ağababa’nın milletvekili dokunulmazlıklarınızın kaldırılmasını Adalet Bakanlığından talep etti. Bu suçlama ve talep karşısında ne yapacaksınız?
Dokunulmazlık dosyalarının Meclis kapanmadan gelmesini beklemiyoruz. Hakkımda 61 dokunulmazlığın kaldırılması talebi var; bununla 62 oldu.
Bunun farkı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının benim ve Veli Ağababa’nın yazılarını Adalet Bakanlığına gönderirken doğrudan medyaya vermesi. Bunu Yeni Parti’nin rüzgârını kesmek amacıyla yapılmış bir siyasi iletişim hamlesi olarak görüyoruz.
İlk defa bir parti, Yeni Parti, TBMM’de ana muhalefet partisi olarak kuruldu. Anketlerde bazen birinci, bazen ikinci sıradayız. Önceki partimizin üzerinde oy potansiyelimiz var; oy veririm ve verebilirim toplamlarına bakınca görünüyor.
Ama benim önem verdiğim bir başka şey var anketlerde. Önceki partimiz (Özel CHP demekten özellikle kaçınıyor) en çok itiraz edilen, kesinlikle oy vermem denilen ikinci partiydi. Şimdi en az itiraz edilen, en az “oy vermem” denilen partiyiz.
Bağış kampanyası açtık, bir haftada 131 bin küsur vatandaş 283 milyon küsur lira bağışlamış, bunu önemsiyoruz.
Yeni Parti’nin parası az, imkânları az ama düşmanı da az.
Yargıda Yeni Parti’ye karşı bir husumet var, ama sokakta en az tepki duyulan partiyiz. Yüzde 60’lık genişleme potansiyeline sahibiz.
Düşmanımız az, bu önemli. Tabii, şu anda herkes aklındaki şekliyle “oy verebilirim” diyor. Partinin gerçek şeklini gördüklerinde oy verecekler mi? Mesele o.
– Özellikle size yönelik bir sempati dalgası gözlenebiliyor. Ama güven ve desteğe dönüştürülemedikçe oya da dönüşmez. Bunu nasıl başarmayı düşünüyorsunuz?
İşin sırrı da burada: Kişisel desteği güvene ve partiye desteğe çevirmek. Bu konuda iki gücümüz var: Biri kadrolarımız, diğeri de programımız. Kadrolarımızı genişlettik. Ekonomide, dış politikada ve güvenlikte yeni kadrolar kazandık. Her alanın bir sözcüsü olacak, örneğin. İktidara geldiğimizde Türkiye’yi nasıl yöneteceğimizi vatandaşa doğrudan anlatacağız.
– Ama siz kadro deyince kamuoyunda algılanan saflarınıza katılan ekonomistler, siyasetçiler değil, şu anda sürmekte olan davalar, suçlanan belediye başkanları ve akla CHP’den kopma sürecinde yaşananlar geliyor. Bu algıyı nasıl aşacaksınız?
İktidarın yolsuzluk iddiaları konusunda bundan önceki dönemde CHP’li ve AK Partili belediyeler arasında çifte standart uyguladığı, adil davranmadığı bir gerçek. Bunu mitinglerimizde, konuşmalarımızda anlattık, anlatıyoruz.
Yargı operasyonlarına ve AK Parti’nin haksız algı operasyonlarına hedef olduk. Suçlamaların hedefindeki bazı arkadaşlarımız sorumlu mevkilerde görev almak istemediklerini söylediler; almadılar.
Ben daha önce de Genel Başkan olarak hakkında somut kanıt ortaya konulmamış hiçbir arkadaşımı geride bırakmadım. Hakkında somut kanıt olanlarınsa gereğini yaptık.
– Son suçlamaya, rüşvet suçlaması ve dokunulmazlığın kaldırılması talebine gelirsek…
Rüşvet suçlamasına gelince… Arkadaşımız (Veli Ağababa), 2024 yerel seçim hazırlıkları için, elden filan değil, banka yoluyla gönderilmiş parayı rüşvet diye suçluyorlar. Bir de neyin rüşveti? O tarihte (görevden alınan Uşak Belediye Başkanı) Özkan Yalım artık milletvekili değildi; ben de genel başkan değildim; bu yolla ortaya çıkan kamu zararı da yok; sağlanan bir menfaat de. Kaldı ki bir partilinin partisinin seçim hazırlığına katkı vermesinin neresi rüşvet? Kurultay hazırlıkları için herhangi bir partilinin katkı sağlamasının nesi rüşvet?
Uşak belediye başkanlığına gelince. Bizden önce CHP’den üç dönem milletvekilliği yapmış, ankette birinci çıkmış. Milletvekillerimizden örgütten itiraz gelince bir anket daha yaptırmışız, yine önde çıkmış. Ama o itirazlar yüzünden, mesela, dar kadroya almamışız. Yerel seçim hazırlığına parasal katkı sağladığını söylüyor ama sağlamamış da. Yok, duvardan para attım filan diye iftiralar atmış, sonra geri almış. Böyle birinin ifadesiyle bize rüşvet suçlamasında bulunuyorlar.
Gönül ister ki dokunulmazlıklar olmasın, ama tam ve adil bir yargı olsun, biz de arkadaşlarımızın nasıl haksız ithamlara maruz bırakıldığını kanıtlayalım. Gönül ister ki adil bir yargı önünde kendimizi çatır çatır savunalım.
Ama yıllar önce, dokunulmazlıkların vadiyle iktidara geldikten sonra Erdoğan’ın verdiği cevabı hatırlayayım: “Bu yargıyla mı?”
Barış süreçleri üzerine yapılan tartışmalarda sıkça karşılaştığımız bir hata vardır: Hazırlanan metinlerde yalnızca eksikleri aramak.…
Yeni Parti lideri Özgür Özel, Terörsüz Türkiye sürecinin yol haritası sayılan çerçeve kanun teklifinin TBMM’ye…
"Terörsüz Türkiye" olarak bilinen yeni çözüm sürecinin yol haritası olarak görülen “Çerçeve Yasa” ya da…
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı en büyük saldırıyı başlatacağını söyleyip son anda vazgeçmesi artık…
Yargının 2023 CHP Kurultayı’nı tümden hükümsüz, yani mutlak butlan ilan edip Kemal Kılıçdaroğlu’nu Özgür Özel…
Doğrusu, “Terörsüz Türkiye” ya da bakış açınıza göre “Çözüm” sürecinin açılış yasasının geçtiğimiz hafta Meclis’ten…