Ekonomi

İstanbul’da “Katılımcı bütçe” belediyeciliği başlıyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun sivil toplum ve İBB imkânlarını birleştirerek başlattığı katılımcı bütçe çalışması bu ölçekteki ilk çalışma oluyor. (Foto: AA)

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 11 Eylül’de İstanbul’daki ilk “Katılımcı Bütçe” belediyeciliği uygulamasının sonuçlarını açıklayacak. Katılımcı Bütçe, halkın belediye bütçesinin nasıl kullanılacağı, hangi projelerde kullanılacağı üzerinde söz sahibi olması demek. “Yeni belediyecilik” anlayışının önemli bir unsuru “katılımcı bütçe”. İmamoğlu bunu “ortak aklın kullanılması” olarak tanımlıyor.
Katılımcı bütçe uygulamasının bir süredir dünyada örnekleri var. İlk uygulama Brezilya’nın Porto Allegre kentinde olmuş. New York, Paris, Seul, Lizbon, Helsinki’de uygulamaları var, giderek yayılıyor. Geçen yıl Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katılımcı bütçeye geçileceğini duyurmuştu. Ankara’da belli ilçelerde pilot uygulama yapıldı 2022 bütçesi için. İstanbul’da ise kentin tamamını kapsayacak şekilde İmamoğlu’nun aylar süren çalışma ardından elenip açıklanan projeler Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulacak büyükşehir bütçe çalışması içinde yer alacak.
İstanbul’un ilk katılımcı bütçe çalışması İstanbul Kent Konseyi ile İBB Strateji Geliştirme Müdürlüğünün koordinasyonuyla yürütülmüş. İstanbul Planlama Ajansı İstanbul İstatistik Ofisi, Vizyon 2050 çalışmada önemli rol üstlenmiş.

Çalışmanın aşamaları

Bu amaçla açılan www.butcesenin.istanbul internet sayfasına 2-15 Ağustos tarihleri arasında 4873 proje önerilmiş İstanbullular tarafından bunun yüzde 96 küsuru bireysel öneriler olmuş, yüzde 3 küsur kadarı da kurumsal.
En çok proje önerilen alan, İstanbul’un en büyük derdi ulaşım konusunda olmuş, yüzde 25’e yakın. Onu yüzde 21 ile çevre konusundaki projeler izlemiş. Üçüncü sırada sosyal hizmetler gelmiş, yüzde 17 ile.
Bu projeler 16-20 Ağustos’ta ilk elemeye alınmış. Neye göre elenmiş? Öncelikle öneri belediyenin yetki ve sorumluluğu içinde olup olmadığına bakılmış. Yasal boyutu, yapılabilirliği, ihtiyaç duyulan bütçenin büyüklüğü, teknik sınırlamaları ve halkla yerel yönetim arasında köprü kurup kurmayacağı. Elenenler arasında seçim de 21-29 Ağustos’ta tamamlanmış, internet üzerinden 191 proje için 128 bin küsur oy kullanılmış.
Elemeyi geçen projeler arasında yol aydınlatılmasında güneş enerjisi kullanımından toplu taşımda İstanbul Bakiyesi kalmayan vatandaşlara yolda bırakmayacak kadar eksi kredi kullanma hakkı, otopark doluluklarını gösteren sistemden çöplerin denizlere ulaşmadan önlenmesine, afet gönüllüleri oluşturulmasına dek geniş alana yayılmış olanları var İBB kaynaklarına göre. İmamoğlu ayrıntıları 11 Eylül’e bırakmak istiyor.

İstanbul Kent Konseyi Başkanı Tülin Hadi: “Anahtar kelime bütçe. Projeler lafta kalmayacak. Yerel demokrasi güçlenecek.”

Halkı katmak, yerel demokrasiyi güçlendirmek

İBB duyurusunda Kent Konseyinin öne çıkarılmasının nedeni halkla ve sivil toplumla İBB arasındaki bağlantının Kent Konseyince kurulmuş olması.
İstanbul Kent Konseyi Başkanı, Mimar Tülin Hadi, “Bütçe kelimesi katılımcı kelimesi kadar önemli” diyor; “Hatta anahtar kelime bütçe. Katılımcı çalışmalarda şöyle bir risk vardır. Konuşulur, konuşulur ama iş uygulamaya gelince idareciler “Güzel ama bütçe yok” derler. Burada ise konuşulanlar, halkın önerisiyle gündeme gelip, yapılabilirliklerine göre, yine halkın oyuyla seçilen projeler doğrudan bütçeye bağlanıyor, lafta kalmıyor. Katılımcı bütçe tepeden inme siyaset yerine tabandan geleni besleyen bir araç. Önemi burada.”
Çalışmalara katılan sivil toplum kuruluşları Kamu Harcamalarını İzleme Platformundan Mekânda Adalet Derneğine, TESEV’e, İstanbul Hepimizin Girişimine dek çeşitlilik göstermiş.
“Bu daha ilk çalışma” diyor Hadi; “Eksiklikler olabilir, önümüzdeki yıllarda düzeltilir, ama bu ilk adımın atılmış olması cesaret işiydi. Başkanın bu çalışmada Kent Konseyine pay ve sorumluluk verme kararı da önemliydi. Çünkü katılımcı bütçenin, halkın ihtiyacı olan projelerin de Büyükşehir Belediyesinin strateji çalışmasındaki projelere eklenmesi boyutunun yanı sıra, toplumun yönetime katılması, yerel demokrasinin güçlendirilmesi gibi boyutları bulunuyor.”

Katılımcı bütçe modelinin İstanbul, sonra Ankara’da tutması, Türkiye’deki diğer belediyelere de ufuk açacak, yerel yönetimlerle sivil toplumun işbirliğini güçlendirecek bir imkân olabilir. İzleyelim.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

DEM bardağa dolu tarafından bakıyor: 200 yıllık defteri kapatmak istiyoruz

DEM Parti İmralı heyeti 26 Ağustos’ta Ankara’da Starton Otel’de bir basın toplantısı düzenledi. İmralı heyetinden…

3 saat ago

Türkiye Yaptırım Kıskacında: Güneyde İran, Kuzeyde Rusya

Türkiye önümüzdeki kışa hazırlanırken yalnızca petrolün, doğal gazın ve elektriğin fiyatına bakmamalı. Bence masanın üzerine…

3 saat ago

SDG dağıldı: Suriye’de Türkiye’nin istediği oldu. ABD memnun. İsrail’e dikkat

Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kendini feshedip Suriye ordusuna katıldığı 25 Ağustos akşamı Şam’da lideri Mazlum…

1 gün ago

Bir Kavala mahkûmiyeti daha: denizi aşmaya çalışırken çayda debelenmek

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire, Osman Kavala’nın haklarının ihlal edildiğine dair ikinci başvurusunda…

2 gün ago

Eğitimde Yapay Zekâ, Küresel Eğilimler ve Türkiye için Politika Önerileri

İnsanlık, tarihi boyunca kendi sınırlarını aşmak için araçlar üretti.  Ateşi evcilleştirdi, tekerleği icat etti, buharın…

2 gün ago

Aktaş davasında örgüt suçlaması çöktü, belediye başkanlarına ceza yağdı

İstanbul 1 numaralı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Aziz İhsan Aktaş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Davası'nda,…

3 gün ago