Meclis’te eşit kadın temsiline hayır dendi!

Siyasette eşit kadın temsili için kadın örgütlerinin önerileriyle hazırlanan ve CHP tarafından Meclis gündemine getirilen yasa tasarısı Ak Parti ve MHP oy çokluğu ile reddedildi. (Foto: TBMM)

Siyasette kadın temsilinin artırılması için kadın örgütlerinin önerileriyle hazırlanan ve CHP Grubu tarafından Meclis gündemine getirilen yasa tasarısının oylamasını izlemek üzere Kadın Adayları Destekleme Derneği-Ka.der’i temsilen Genel Kurul Salonundaydım.

Kadınların karar alma mekanizmalarında özellikle siyasette eşit temsilini sağlayabilmek için %50 cinsiyet kotası ve fermuar modeli ile kadınların seçilebilir yerden adaylaştırılmasını teminat altına alan kanun teklifi. 30 Kasım’da Genel Kurul’da yapılan oylamada Ak Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

Kadın örgütlerinin önerileriyle hazırlanan teklif 8 Mart’ta tüm CHP milletvekillerinin imzası ile meclise sunulmuştu.

Tasarının önemini CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu öğlen saatlerinde gerçekleştirdiği Grup toplantısında şöyle özetlemişti:

“Kadınlar soruyor: Neden biz siyasette yokuz? Neden siyaset erkek egemen işi? Daha önce 306 kadın örgütü ile çevrimiçi bir toplantı yaptık. Dediler ki cinsiyet kotasını %50 yapın. Kanun teklifini böyle verin. Ben de şimdi soruyorum: Peki siz bu kanun teklifine sahip çıkacak mısınız? Eğer red oyu verirlerse, seçimde onlara ders vermelisiniz.”

Bankoğlu: “Kadınlar için önemli bir gün”

Oylamaya geçilmeden hemen önce kuliste gördüğüm Meclis Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun CHP üyesi olan Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu oylama gününü “kadınlar için önemli bir gün” olarak nitelemişti. Bankoğlu, Kılıçdaroğlu’nun ilk imzayı attığı ve tüm CHP milletvekillerinin imzaladığı teklifin “büyük bir adım” olduğunu iletti.

Bankoğlu, “Temel insan hakları boyutunda, eşitlikçi anlayışla, özgür bireyler olarak yaşayabileceğimiz Türkiye’yi hep birlikte inşa etmek için, tüm milletvekillerini bu tarihi sorumlulukla hareket etmeye çağırıyoruz,” dedi.

Basın locasında teklifin görüşülmesini beklerken kuşbakışı izlediğim Genel Kurul Salonundaki erkek egemen yapının bir gün gerçekten değişebileceği umudumu yokladım. İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden bir yönetimin egemen olduğu bu parlamenter yapıda CHP’nin önerisinin kabul edileceğini ne yazık ki düşünmüyordum.

Böke: “Demokratik bir geleceğe evet mi hayır mı?”

Buna rağmen, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke partisi adına tarihi bir konuşma yaptı ki bugün olmasa dahi geleceğe dair umudumuzu yükseltti:

“Gündeme alacağımız bu teklif, sadece bir mevzuat değişikliği ya da yasal bir düzenleme değildir. Bu teklif bunların da ötesinde bir teklif. Toplumsal cinsiyet eşitliğini, çağdaş ve demokratik bir toplumu isteyip istemediğimize dair bir oy kullanacaksınız bugün. Biz bu teklifi bu toplumun eşit yarısı olan, demokrasiyi yaşatan, sivil toplum örgütlerinde hak mücadelesi veren kadınlarla birlikte hazırladık. Demokrasinin olmazsa olmazı, ortak akıldır. 400’e yakın kadın örgütünün görüşleridir bu tekliftekiler. 42 milyon kadının sesidir bu teklif. Onların sesine evet mi diyeceksiniz, hayır mı? Demokratik bir geleceğe evet mi hayır mı?”

Bizim yanıtımız net: Evet diyoruz!”

Selin Sayek Böke konuşurken, iktidar milletvekillerinin uğultusu hiç dinmedi. Ne yazık ki kadın milletvekillerinin tamamı böylesine bir konuda dahi bir arada olamadılar. Hemcinsleri mikrofona rağmen sesini duyurmak için canhıraş bağırmak zorunda kalırken, dinlemeyi bile başaramadılar.

Oylama iktidar partisinin oy çokluğu ile beklenen şekilde olumsuz sonuçlandıktan sonra CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’dan sıcağı sıcağına ilk demeci aldım:

“ Bizler CHP olarak böylesine eşitlikçi, böylesine demokrasiye dayanan bir kanun teklifine tüm partilerin evet oyu vermesini beklerdik. Kim gerçekten kadın haklarını savunuyor, kim gerçekten insan haklarını savunuyor, kim gerçekten demokrasinin arkasında duruyor bunu daha net görmüş olduk. Çünkü demokrasi dediğiniz rejim katılımcılık demektir. Kadınlar bu toplumun yarısını oluşturuyor, diğer yarısını da dünyaya getiriyor. O nedenle kadınların eşit temsil edilmediği bir mecliste katılımcılıktan da söz edilemez. Bu aşamada bu kanun teklifinin AKP ve MHP Milletvekillerinin oylarıyla reddedilmiş olmasından dolayı üzgün olduğumu ifade etmek isterim. Dilerdim ki bu iki partideki kadın milletvekilleri kadın haklarına sahip çıksınlar. Demek ki sadece temsil değil, aynı zamanda samimiyette çok önemli. Mecliste fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür vekiller olmadığı sürece kadın haklarına dönük olan bir kanun teklifi kadın siyasetçiler tarafından da reddedilebiliyor.”

Son söz sivil toplumun diyerek bu yolda yoğun emek veren KA.DER’in Başkanı Nuray Karaoğlu’na kulak verelim:

“Ülkemizde biz kadınların temsil hakkı, 87 yıl önce yasa karşısında teminat altına alınmıştı. 87 yıldır mücadele ediyoruz. Neden? Ne için? Demokrasi ve temsilde eşitliği sağlamak, eşit yurttaş olduğumuzu kağıtta değil hayatta görmek, sesimizi duyurmak, yaşam hakkımızı korumak, güvenli kamusal alanlar, mahallelere kreşler, engelli dostu kentler, yeşil, çevreci, eşitlikçi politikalar için….Tüm bu haklı talepler eril zihniyetle yan yana gelip neden görmezden gelinir ? Bugün TBMM’de temsilde eşitlik adına oy kullanıldı ve biz kadınlar bir kez daha anladık ki Mecliste de olsa bu ayrımcı zihniyetin cinsiyeti yoktu…., ama biliyoruz ki gelecek seçim bizim… oylarımız da bizim!”

close

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Bunları da beğenebilirsiniz...