Medyayı yasaklarla susturmak mümkün değil ama bir süre engellemek mümkün. Yasayla amaçlanan da 2023 seçimine dek caydırmak zaten.
Gazetecilerin “sansür yasası” iktidar cephesinin “dezenformasyon yasası” dediği yeni Basın Yasası, parlamentoda hayli tartışmalı geçen oturumların ardından sonra 13 Ekim gecesi AK Parti ve MHP oylarıyla kabul edildi. Yasaya olumlu oy veren milletvekilleri, savanada aslan öldürüp kafasına ayağını koyarak poz veren avcıların heyecanıyla fotoğraf çektirdiler. Medyayı susturma çabasının beyhude heyecanı apaçık görülüyor. İnsan bakmaya utanıyor fotoğrafa.
CHP, İYİ Parti, HDP ve TİP muhalefetine rağmen AK Parti ve MHP oylarıyla kabul edilen yasa ardından iktidar vekillerinin hatıra pozu. (Foro:Twitter/MahirÜnal)
Yasanın görünürdeki amacı yalan ve kirli haberin yayılmasını önlemek, çocukları zararlı yayın ve reklamlardan korumak. İş burada kalmıyor. Medyayı, özellikle sosyal medyayı ve habercileri, alabildiğine politize edilmeye çalışılan yargıdaki savcı ve hakimlerin insafına bırakarak sindirme gayreti açık. Yasanın ayrıntılı analizi için Nermin Pınar Erdoğan’ın yazısını okumanızı öneririm. Amaç, medyayı en azından kritik 2023 seçimine dek iktidarın işine gelmeyecek haber ve yorumlardan caydırmak.
Yasanın mimarlarından TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı, AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman bu yasanın “dünyadaki örneklerine bakılarak” ve “dünyaya örnek olacak” şekilde hazırlandığını söylemiş. En azından ilk kısmı doğru ama doğrunun tamamı değil: AK Parti hükümetlerinin özelikle ABD ve AB’deki yasaları didik didik ederek en kötü örnekleri cımbızlayıp eklektik bir şekilde bir araya getirmekte uzmanlaştığını kabul etmemiz gerekiyor.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir’in yasayı ve özellikle de habercilere hapis cezası getirerek en tartışmalı kısmını oluşturan 29’uncu maddeyi ABD Büyükelçiliği yetkilileriyle -talepleri üzerine- görüştüklerini, onları da ikna ettiklerini söyledi Meclis kürsüsünden.
Dünyaya örnek olma kısmının da doğru olma ihtimali var doğrusu. Önce Covid-19 salgını, ardından Rusya-Ukrayna savaşı ve bunların azdırdığı ekonomik ve siyasi belirsizlik ortamı İkinci Dünya Savaşı öncesindeki gibi rejimlerin giderek daha baskıcı hale gelmesine yol açıyor. Son olarak İtalya’da Faşist eğilimli Giorgia Meloni’nin seçimlerden galip çıkması, Almanya’da aşırı sağcı Alternatif Partinin yükselişi, AB üyesi Avusturya, Macaristan, Polonya gibi ülkelerde artan yabancı düşmanlığı Rusya’nın yayılmacı siyasetiyle körükleniyor.
Medyayı susturma girişimlerinin otoriterleşen iktidarların başvurmak isteyeceği bir yöntem olması maalesef kimseyi şaşırtmıyor.
Yasa enflasyon oranlarının gerçeği yansıtmadığı eleştirisinden herhangi bir kamu kurumunda ortaya çıkan yolsuzluğu ya da ucu siyasete uzanan bir cinayeti haberleştirmeyi dahi “toplumda infial uyandırıcı” sayma yetkisini mahkemelere veriyor. Belirli bir ölçü konulmamış bunun için.
CHP yasayı Anayasa Mahkemesine götüreceğini açıkladı. Oradan iptal kararı çıksa dahi sekiz ay sonraki seçimlere dek yürürlükten kalkacağı kuşkulu.
Peki medyayı susturmak mümkün mü? Bütünüyle susturmak mümkün değil. Her zaman halkın haber alma hakkını savunmak için kendi haber verme hakkını savunan haberciler var olacaktır.
Ama ne yazık ki medyayı bir süre engellemek, baskılamak mümkün olabiliyor.
Bu yasanın amacı, en azından seçimlere dek belli haberlerin yayılmasını engellemek. Dolayısıyla bu yasa seçim sürecinde MHP destekli AK Parti iktidarının seçimi kazanmak için şu anda görünür olmayan ama duyulması, okunmasını uygun bulmadıkları başka hamleler yapmak istediğini de akla getiriyor.
Asıl endişe verici olan da o zaten.
Kommagene’nin kuş uçuşu yüz kilometre güneyinde arkeoloji dünyasının son yıllardaki yıldızı, bulunmasıyla insanlık tarihinin anlatısını…
CHP’de ayrılığın ilk gongu 30 Mayıs “Bayramlaşma” mitingleriyle vuruldu. CHP’nin sosyolojik tabanı dün partinin ayrılık…
Ankara’da “Bayramlaşma” adı altında yapılan iki miting, CHP tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak anılabilir ileride.…
Trump’ın onayı, İsrail’in tutumu, İran içindeki güç dengeleri ve Körfez ülkelerinin güvenlik kaygıları İran Savaşı'nda…
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e kaybettiği ancak istinaf mahkemesinde yok sayılan 2023 kurultayı öncesi TBMM Grup…
İstinaf Mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla polisin CHP Genel…