Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Korkma!

Yazar: Murat Yetkin / 13 Mart 2023, Pazartesi / Oda: Siyaset

İktidar halktan “Gidersek herşey biter” korkusu salarak oy isterken, muhalefet “korkma” demeye başladı. Demokrasi seçimle gelme kadar seçimle gitme rejimidir.

Korkma! Saadet Partisinin dün yayınladığı seçim videosu ekrana gelen bu sözcükle başlıyordu.
Dün, 12 Mart, İstiklâl Marşının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Milli Marş olarak kabul edilişinin 102’inci yıldönümüydü.
Sözlerini “Kahraman Ordumuza” ithafıyla Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı, Osman Zeki Üngör‘ün bestelediği marş aynı sözcükle başlar: korkma!
Hem işgal ordularına hem de işgal ordularının işbirlikçisi Osmanlı Hanedanına karşı milli güçlerin TBMM Başkanı Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verdiği savaşın kazanılıp kazanılmayacağı henüz belli değildi. Bırakın İngiliz, Yunan, İtalyan ordularının istilasındaki Batı Cephesini, bırakın Fransız ordularının işgalindeki Güney cephesini, henüz Ermeni ve Gürcü ordularının işgalindeki Doğu Cephesi kapanmamıştı. 13 Ekim’de çiçeği burnundaki Sovyetler Birliği ile Kars Antlaşmasının imzalanıp Doğu cephesindeki askerlerin Batı cephesine kaydırılmasına aylar vardı.
İçeride, ileride torunları “Keşke Yunanlılar kazansaydı da Hilafet kalkmasaydı” diyecek olanların, ileride torunları ABD Altıncı Filosuna hizalanarak namaza durup dindar gençleri devrimci gençlere karşı kışkırtacak olanların İngiliz destekli isyanları vardı.
Peş peşe savaşlardan yılmış halk korku içindeydi. Savaşçı Meclis halka “korkma” diyordu.

Korkma diyenler, korku yayanlar

Birinci Meclis, kurucu Meclis korku içindeki halkın gücünü açığa çıkarmak için önce işgalcilerin kuklası Osmanlı Sarayının yaydığı korkuyu kalplerden ve zihinlerden çıkarıp atmanın gerektiğini biliyordu.
Saray, Sultan baştan giderse ülke bölünür, din elden gider korkusunu yayıyordu.
Meclis, Sultan baştan giderse birlik sağlanır diyordu. İstiklâl kazanıldı, Halife Sultan Vahdettin çareyi İngiliz donanmasıyla kaçmakta buldu ve ne ülke bölündü ne din elden gitti.
Bugün toplum bir asır önce olduğu kadar ağır olmasa da benzer bir kutuplaşma içinde.
Bir kutupta korku jeneratörleri var; varlıklarını insanların kalplerine ve zihinlerine korku salarak sürdürmek istiyorlar. Sanki bin yıla yakındır bu topraklarda çok daha kötü koşullarla ayakta duran ve güçlenen Türkiye, mevcut siyasi iktidar seçimi kaybederse bölünecek, devlet yıkılacak, din elden gidecek.
Yeni oluşan kutupsa “Korkma” diyor. Devlet kamu kaynaklarının bir oligarşi tarafından yağmalanmasının son bulmasıyla güçlenir, ülke bölünmez, hak ve özgürlüklerin genişletilmesiyle ayakta durur, elden gidense din ve inanç özgürlüğü değil, din tüccarlarının ahlaksız cezasızlığı olur diyor.

İki ruh hali ortaklığı

Bir uçta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan diğer uçta Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’na, bir uçta İYİ Parti lideri Meral Akşener’den, İttifak dışında olsa da HDP Eş Başkanı Pervin Buldan’a dek, ideolojik olarak birbirine hiç benzemeyen partilerin seçmenlerine aynı “korkma” mesajı vermeleri rastlantı değildir. Ortak bir ruh halidir. Bu ruh halinin İstanbul’daki büyük sermayeden Diyarbakır’daki bakkal dükkanına dek anlaşılması için irili ufaklı partiler, dernekler, sendikalar çaba harcıyor.
Aynı şekilde başka irili ufaklı partiler, dernekler sendikalar da yirmi küsur yıldır süren AK Parti iktidarının devam etmesi için uğraşıyor. AK Partiyi yakın zamana dek ırkçı diye lanetlediği MHP ile, Milliyetçi-İslamcı çizgideki BBP’yi bir zamanlar Bekaa Vadisinde PKK kamplarını ziyaret edip Abdullah Öcalan’a çiçek veren eski Maoculardan Doğu Perinçek’in Vatan Partisi ve Kürt Hizbullahı destekçisi Hüda-Par ile aynı İttifakta birleştiren de ortak bir ruh halidir.

Geldikleri gibi giderler diyebilmek

“Korkma” sözü mevcut sistemden hak ettiği payı alamayan herkes için geçerli. O nedenle İslamcı kökenden gelen Saadet Partisi’nin, muhafazakâr tabanlarıyla Deva Partisinin, Gelecek Partisinin, laik sağ ve milliyetçi çizgideki İYİ Parti ve Demokrat Parti’nin yıllardır öcü haline getirdikleri CHP ile aynı saflarda olmasını iktidar cephesi kabullenemiyor, hazmedemiyor.
Çalınmış sorulara karşı sınav kaybeden, kazansa da sözlülerde kaybettirilerek mağdur edilen gençlerin değişimden korkması için bir neden yok. Ya da kendisinden istendiği şekilde karar vermediği için hakkında soruşturma açılan yargıcın. Keyfi kararlara imza atmadığı için terfi alamayan memurun. Yoksulluk sınırın altında ücretle yaşamaya zorlanan işçinin. İşsizin. Haksızlığa uğrayan diplomatın, subayın, polisin. İktidara yaltaklanmadığı için yokluğa mahkûm edilen sanatçının. Üniversitesinin iğdiş edilmesine direnen öğrencinin, öğretmenin…
Peki, “korkma” diyenler, sözlerinde durmazlarsa ne olur?
Durmazlarsa giderler. İş başına gelirlerse, “Biz gidersek devlet yıkılır, ülke bölünür, din elden gider” korkusuyla halkın yüreklerini ve zihinlerini esir almaya çalışmadan giderler.
Mesele de budur zaten. “Geldikleri gibi gidecekler” diyebilmenin rahatlığıdır.
Demokrasi seçimle işbaşına gelinen değil, seçimle işbaşından gidilen rejimin adıdır.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Abdullah Öcalan, Doğu Perinçek, Hizbullah, Hüda-Par, İstiklal Marşı, Kemal Kılıçdaroğlu, Mehmet Akif Ersoy, PKK, Saadet Partisi, Temel Karamollaoğlu, Vahdettin, Zeki Üngör

OKUMAYA DEVAM EDİN

Kılıçdaroğlu’na destek büyürken siyasetin rengi hızla değişiyor
Akşener masadan kalktı; Kılıçdaroğlu: “Birleştirmeye devam edeceğim”
Akşener: Seçim 18 Haziran’a kalır
  • Erdoğan-Putin şu krizde sadece Rus turistlerle Akkuyu’yu mu konuştu?2 Eylül 2026
  • Düyûnu Umûmiye’den Bugüne: Borcun Bedeli Egemenlik Olmamalı2 Eylül 2026
  • Yargının Melih Gökçek’le imtihanı: suç örgütü soruşturması açılacak mı?1 Eylül 2026
  • Yılmaz Büyükerşen: sıfırdan bir üniversite, yeniden bir şehir kurmak1 Eylül 2026
  • Fidan: Netanyahu canisi artık durdurulmalı. İsrail’e de zarar veriyor31 Ağustos 2026
  • Kazak petrolünde yeni rota: Hazar-Azerbaycan-Türkiye seçeneği31 Ağustos 2026
  • Barışın Önündeki Görünmeyen Tehlike: Savaş Ekonomisi31 Ağustos 2026
  • Kıbrıs-Türkiye seferini yapan feribot battı, ölenler var30 Ağustos 2026
  • 30 Ağustos hem dış hem iç düşmanlara karşı bir zaferdir30 Ağustos 2026
  • İtalya’dan Avrupa’ya Yayılan Voleybol Aklı30 Ağustos 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP