Siyaset

Erdoğan Meclis’te “gölge” kabineyi de kurdu

Erdoğan yeni kabinede yer vermediği bazı kritik isimleri Komisyon Başkanlıklarına seçtirerek Meclis’te adeta ikinci bir kabineyi, gölge kabinesini de kurdu.

Yeni Meclis’te 14 Haziran itibaren Erdoğan kabinesine paralel bir ikinci kabinenin, gölge kabinenin kuruluşuna tanık olduk. Ama bu gölge kabineyi kuran 28 Mayıs seçim yenilgisinin sarsıntısını aşmakla meşgul ana muhalefet CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu değil, o da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan oldu.
Dünyada iktidar tarafından kurulan ilk gölge kabine.
Gölge kabine Batı demokrasilerinde yazılı olmayan uygulamalardan biri. Muhalefet partilerinin adeta adam-adama markaj mantığıyla iktidarın her bir bakanının faaliyetini kendi belirlediği siyasetçiyle izlemeye alması anlamına geliyor. Diyelim iktidarın enerji politikasında eleştirilecek bir konu varsa onu eleştirene de muhalefetin müstakbel enerji bakanı diye bakılır.
Muhalefetin gölge kabinesi sadece iktidar üzerindeki demokratik denetimi artırmakla kalmaz, aynı zamanda parlamentoda ikinci bir kabine gibi çalışarak sistemin şahıslardan bağımsız olarak sağlıklı işlemesine de yardımcı olur.
Türkiye’de bugüne dek hiçbir muhalefet partisi gölge kabine kurmadı ama şimdi İktidarın kendisine bir ikinci kabine kurduğuna tanık oluyoruz.

İşte Erdoğan’ın gölge kabinesi

Erdoğan’ın gölge kabinesi, bir önceki kabine üyelerinin pek çoğunun TBMM Komisyon Başkanı olmasıyla kuruldu.
Kabine dışı kalan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Milli Savunma Komisyonu Başkanı seçildi örneğin; böylece bakanlıkta kalmamasına kızıp komisyon üyeliğini dahi reddedeceği iddiaları doğru çıkmadı.
Aynı şekilde Erdoğan’ın yeni kabinede yer vermediği  önceki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İçişleri Komisyon başkanlığına seçildi.
Dışişleri Komisyonu Başkanı, önceki Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu değil ama Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay.
Önceki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı.
Adil Karaismailoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı idi, şimdi Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı.
Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı, önceki Ticaret Bakanı Mehmet Muş.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, evet doğru bildiniz, önceki Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer.
Çevre Komisyonu Başkanı, bir önceki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum.
Bir önceki Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi artık TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı.
Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi teknolojileri Komisyon Başkanı ise, Erdoğan’ın özel kaleminden yetişip aileden sayılan önceki Sanayi ve teknoloji Bakanı Mustafa Varank.
Komisyon Başkanlarının tam listesini bu bağlantıdan okuyabilirsiniz.

Muhalefet komisyonlarda zorlanacak

Erdoğan’ın “gölge kabineyi” andıran bu yeni siyaset taktiğiyle bir taşla birkaç kuş vurmayı amaçladığı anlaşılıyor.
Öncelikle, kritik yasama komisyonların başına yıllardır o konularında hükümet faaliyetini yürüten, taze devlet bilgilerine sahip siyasetçileri getirerek komisyonlarda zaten azınlıkta olan muhalefetin işini daha da zorlaştırıyor.
İkincisi, bu yolla şu anda iş başında bulunan kabineye TBMM’den geri bildirim, aynı zamanda iç denetim kanalı açmış oluyor.
Üçüncüsü, kabine-parlamento koordinasyonunu AK Parti Grup Yönetimi üzerinden güçlendirmeyi amaçlıyor.
Bir de hiç yabana atılmaması gereken konu var. Bakanlık imkânları ve ayrıcalıklarından olan sahip siyasetçilere, makam aracı, makam odası, özel sekreterya gibi kendilerini “düz milletvekili” gibi hissetmeyecek imkânlar vermiş oluyor Erdoğan. Ankara siyaset atmosferini bilenler sağlanan bu nimetlerin kıymetini bilir.
Erdoğan seçimi kazandı, kabinesini kurdu, dış temaslara başladı, şimdi gölge kabinesini de kurdu.
Kılıçdaroğlu ve CHP’nin travmayı atlatıp harekete geçmesi için kendisini ağır çekim hamlelerden bir an önce kurtarmasında, çoğulcu demokrasinin işleyebilmesi bakımından da fayda var.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

ABD Büyükelçisi Barrack, Senato’ya Türkiye siyasetini Muaviye ile anlattı

ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Tom Barrack 1 Nisan’da Senato Dış İlişkiler Komitesi önündeydi. Başkan Donald…

44 dakika ago

Hukuk devleti endeksinde Abdülhamid istibdadı düzeyindeyiz

İki yüz yıla hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü çabamızda gün itibarıyla geldiğimiz yeri anlatacak en…

1 gün ago

MHP, DEM’i Cumhur İttifakına çekmek için CHP’ye vuruyor

AK Parti-MHP Cumhur ittifakının, PKK’yı silahsızlandırma planı tutmazsa ne yapacağı, yani B-planı az çok belli…

2 gün ago

Hareketsizlikten eyleme: apati ve hedefini bulan öfke

18 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaliyle başlayan siyasi kriz ciddi bir…

2 gün ago

Ekonomist Uğur Gürses: seçime gitmeden ekonomideki sis dağılmaz

Ekonomist Uğur Gürses İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alınmasıyla başlayan siyasi…

3 gün ago

Türkiye yol ayrımında mı?

Jeopolitik gelişmeler hızlanınca Türkiye’nin nasıl bir yolda ilerleyeceği sorusu gündeme yerleşti. Yaşanan son olaylar, bu…

3 gün ago