Siyaset

Barrack: SDG’nin Miadı Doldu. ABD Kurdu, Kullandı ve Bitiriyor

ABD’nin Suriye Özel temsilcisi Barrack, SDG’nin kuruluş amacının ortadan kalktığı, artık IŞİD’e karşı asli kara gücü olmasına ihtiyaç kalmadığı açıklamasını Dışişleri Bakanı Fidan’la Ankara’daki görüşmesi ardından yaptı. Bu durum Türkiye-ABD ilişkilerindeki bir sorunu da hafifletiyor. (Foto: X/Dışişleri)

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, ülkesinin Suriye’de DEAŞ (IŞİD) ile mücadelede artık “birincil kara gücü olarak” SDG’ye ihtiyacının kalmadığını, başlangıçtaki amacının “sona erdiğini” söyledi. Barrack, Ankara’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile 20 Ocak’ta yaptığı görüşme sonrasında X hesabından yayınladığı uzun mesajında, “yeni Suriye devletinin” Anayasal, sosyal ve kültürel haklarının tanımasıyla Kürtlerin, “iç savaş kaosunda SDG’nin sunduğu yarı-özerklikten çok daha öte” olduğunu öne sürdü.

Bir Dönemin Sonu

Barrack’ın açıklaması, ABD’nin 2011’de başlayan Suriye iç savaşının bir aşamasında, 2014 Kobani çatışmasından itibaren DEAŞ ile mücadeledeki ortağını NATO müttefiki Türkiye değil PKK’nın Suriye kolunu seçmesiyle Türkiye-ABD ilişkilerindeki gerilimli bir dönemin sonu anlamına geliyor.

O zaman ABD’de işbaşında bulunan Barack Obama yönetimi, terör örgütü saydığı PKK ile kâğıt üzerinde işbirliği yapmamak için 2015’te SDG’yi kurdurmuş, dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Raymond Thomas da bunu daha sonra ifşa etmişti. Ankara son dönemde SDG’yi İsrail’in bölgeyi istikrarsızlaştırma girişimlerine alet olmakla da suçluyordu.

Bu durum, özellikle SGD’nin 10 Mart 2025’te Şam ile imzaladığı anlaşmayı, yaz aylarında Dürzi ayaklanmasını destekleyen İsrail’in SDG’ye de destek vadetmesi ardından görünür olmuştu.

SDG Sabır Taşırmış Görünüyor

Şara hükümetiyle Abdi’nin SDG’si arasında son üç gündür yaşanan inişli çıkışlı gerilim ve SDG’nin Şam’a karşı seferberlik ilan edip “tüm Kürtleri” savaşa çağırması ardından Barrack 20 Ocak öğle saatlerinde Ankara’ya gelerek Fidan ile görüşmüştü.

Önceki hafta başlayan Halep krizi ardından, Barrack 17 Ocak’ta Irak Kürdistan Bölgesel Yönetiminin merkezi Erbil’de Mesud Barzani’nin ev sahipliğinde SDG lideri Mazlum Abdi’yle üzerinde anlaştıkları ateşkes anlaşmasını 18 Ocak’ta Şam’a, Şara’nın 14 maddelik ateşkes anlaşmasına varmasına aracılık etmişti. Abdi “daha fazla kan dökülmemesi” için anlaşmayı kabul ettiğini açıklamış, ancak 19 Ocak’ta Şam’da yapılan toplantıda SDG anlaşmadan caymış, devamında SDG ve PKK seferberlik ilan etmişti.

Suriyeli, Amerikalı ve Türk makamları, bunu Mazlum Abdi’nin SDG üzerinde etkisinin azaldığı, her konuda PKK’dan onay almadan verdiği kararların geçersiz kaldığı şeklinde yorumladı.

Karayılan’ın Çıkışı, DEM’in mitingi

O arada Suriye ordusu da SDG ve PKK üzerindeki baskısını artırmak Haseki ve Kobani (Ayn el Arab) şehirlerini kuşatmıştı. SDG ve PKK’nın maksimalist taleplerinin devamı halinde bu iki şehrin kontrolünü de yitirecekleri anlaşılmıştı.

Bunu PKK lider kadrolarından Murat Karayılan’ın ABD’yi, IŞİD’in merkezi Rakka’yı ele geçirip IŞİD militanları ve ailelerinin tutulduğu cezaevlerini koruyan “müttefikleri” SDG’yi ortada bırkmakla suçlayan açıklaması izledi. Karayılan “Demek ki sadece çıkarlarına bakıyorlar” pişmanlığını dile getiriyordu.

Öğle saatlerinde DEM Parti’nin Suriye sınırında Nusaybin’de yaptığı “Rojava’ya destek” yürüyüş ve toplantısı sırasında bazı militanların sınırdaki Türk bayrağını indirmesi gerilimi artırdı. DEM dahil toplumun her kesiminden sert tepkiler yükseldi.

Barrack’ın Fidan görüşmesi ardından Türkiye-ABD ilişkilerinde de bir dönüm sayılabilecek açıklaması ise akşam saatlerinde geldi. Bu açıklama ardından da SDG’nin Şam ile yeniden anlaştığı  duyuruldu, Abdi Savunma Bakan Yardımcısı olacak ve Haseki Valisini belirleyecekti.

İşte Barrack Mesajının Tam Metni

  • “Şu anda Suriye’deki Kürtler için en büyük fırsat, Ahmed al-Sharaa başkanlığındaki yeni hükümet altında Esad sonrası geçiş sürecinde yatıyor. Bu an, Beşar Esad rejimi altında uzun süredir reddedilen tam vatandaşlık hakları, kültürel korumalar ve siyasi katılım ile birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu açıyor; birçok Kürt’ün vatansız bırakıldığı, dil kısıtlamalarına maruz kaldığı ve sistematik ayrımcılığa uğradığı o dönemde bu haklar tanınmamıştı.
  • “Tarihsel olarak, ABD’nin kuzeydoğu Suriye’deki askeri varlığı esas olarak IŞİD karşıtı ortaklık gerekçesiyle haklı gösteriliyordu. Kürtlerin öncülük ettiği Suriye Demokratik Güçleri (SDG), 2019’a kadar IŞİD’in toprak hakimiyetini yenilgiye uğratmada en etkili kara ortağı olmuş, binlerce IŞİD savaşçısı ve aile üyesini El-Hol ve Eş-Şedadi gibi cezaevleri ve kamplarda tutmuştu. O dönemde, ortaklık kurulabilecek işleyen bir merkezi Suriye devleti yoktu; Esad rejimi zayıflamış, tartışmalı ve İran ile Rusya ittifakları nedeniyle IŞİD’e karşı güvenilir bir ortak değildi.”

SDG’nin Amacı Ortadan Kalktı

  • “Bugün ise durum kökten değişti. Suriye artık tanınan bir merkezi hükümete sahip ve 2025 sonlarında Küresel IŞİD’le Mücadele Koalisyonuna (90. üye olarak) katılarak batıya doğru bir dönüş ve ABD ile terörle mücadelede işbirliği sinyali verdi. Bu, ABD-SDG ortaklığının gerekçesini değiştiriyor: SDG’nin IŞİD’e karşı birincil kara gücü olarak orijinal amacının büyük ölçüde  miadı doldu; çünkü Şam artık hem istekli hem de IŞİD tutukluluk tesisleri ve kamplarının kontrolü dahil güvenlik sorumluluklarını devralmaya konumlanmış durumda.
  • “Son gelişmeler, ABD’nin ayrı bir SDG rolünü uzatmak yerine bu geçişi aktif olarak kolaylaştırdığını gösteriyor:

Üç Önemli Nokta

  • “Suriye Hükümeti ve SDG liderliğiyle kapsamlı görüşmeler yaparak 18 Ocak’ta imzalanan entegrasyon anlaşmasını güvence altına aldık ve zamanında, barışçıl uygulanması için net bir yol haritası belirledik.
  • “Anlaşma, SDG savaşçılarının ulusal orduya bireysel olarak entegre edilmesini (ki bu en tartışmalı konulardan biri olmaya devam ediyor), kilit altyapıların (petrol sahaları, barajlar, sınır geçişleri) devredilmesini ve IŞİD cezaevleri ile kamplarının kontrolünün Şam’a bırakılmasını içeriyor.
  • “ABD’nin uzun vadeli askeri varlıkta hiçbir çıkarı yok; IŞİD kalıntılarını yenmek, uzlaşmayı desteklemek ve ayrılıkçılığı veya federalizmi onaylamadan ulusal birliği ilerletmek önceliği taşıyor.
  • “Bu, Kürtler için benzersiz bir (fırsat) pencere(si) yaratıyor: Yeni Suriye devletine entegrasyon, tam vatandaşlık hakları (daha önce vatansız olanlar dahil), Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olarak tanınma, Kürtçe dil ve kültür için anayasal korumalar (örneğin Kürtçe eğitim, Nevruz’un ulusal tatil olarak kutlanması) ve yönetime katılım sunuyor — iç savaş kaosunda SDG’nin sahip olduğu yarı özerklikten çok daha öte.

Amaç: Ulus devlet Suriye

  • “Riskler devam etse de (kırılgan ateşkesler, zaman zaman yaşanan çatışmalar, sertlik yanlıları konusundaki endişeler veya bazı aktörlerin geçmiş hesapları yeniden açma arzusu gibi), ABD Kürt hakları ve IŞİD karşıtı işbirliği için güvenceler talep ediyor. Alternatif —uzun süreli ayrılık— istikrarsızlığa veya IŞİD’in yeniden yükselişine davetiye çıkarabilir. ABD diplomasisiyle desteklenen bu entegrasyon, Kürtlerin tanınan bir Suriye ulus-devleti içinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmesi için şimdiye kadarki en güçlü şansı temsil ediyor.
  • “Suriye’de Amerika Birleşik Devletleri’nin odağı şunlar var:
  • Şu anda SDG tarafından korunan IŞİD tutuklularını barındıran ceza tesislerinin güvenliğini sağlamak ve;
  • SDG ile Suriye Hükümeti arasında görüşmeleri kolaylaştırarak SDG’nin barışçıl entegrasyonunu ve Suriye’nin Kürt nüfusunun tarihi tam Suriye vatandaşlığına siyasi olarak dahil edilmesini sağlamak.”
Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Suriye Sınırında Bayrak Kışkırtması: Tepkiler Büyüyor

DEM Parti’nin Suriye’de hükümet birlikleriyle çatışan SDG’yle dayanışma amacıyla Mardin’in Suriye sınırındaki Nusaybin ilçesinde düzenlendiği…

19 dakika ago

Suriye’de Aşılan Eşik Türkiye’de Barış Zeminini Güçlendirecek mi?

Suriye’nin kuzeydoğusunda SDG ile Şam arasında varılan ateşkes ve entegrasyon anlaşması, yalnızca Suriye iç savaşı…

11 saat ago

Ateşkes Kolay Uygulanmayacak: SDG, Haseki ve Kobani’yi de Yitirebilir

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile SDG lideri Mazlum Abdi arasında 19 Ocak’ta Şam’da yapılan…

12 saat ago

Yunanistan’ın Ege Hamleleri: Türkiye’nin Stratejik Sükûneti ve Riskler

Diplomaside en tehlikeli anlar, sert sözlerin söylendiği değil; sessizliğin uzadığı anlardır. Çünkü uluslararası siyasette boşluk…

2 gün ago

Suriye’de Ateşkes: SDG Tutunamadı, Şam’la Uzlaşmaya Döndü. Ankara Memnun

Suriye ordusunun iki haftadır askeri operasyonda SDG güçlerini geriletmesi ardından, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 18…

2 gün ago

Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in İş Dünyasında Yükselişi Devam Ediyor

Radyo Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) önceki başkanı Ebubekir Şahin’in iş dünyasında hızlı yükselişi devam ediyor.…

2 gün ago