Hayat

14 Yaşında bir  Büyükusta: Yağız Kaan Erdoğmuş

Satrançla 6 yaşında anaokulunda tanışan Yağız Kaan Erdoğmuş, 2019’da 8 Yaş Altı Avrupa Şampiyonu oldu. Nisan 2024’te büyükusta ünvanını elde ederek Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE) sıralamasına göre aktif satranç sporcuları arasındaki en genç Büyükusta (GM- Grandmaster) oldu. (Foto : FIDE)

2011 doğumlu Yağız Kaan Erdoğmuş, satranç dünyasının bir sonraki Magnus Carlsen’ı(*) olarak değerlendiriliyor. Başarıları göğsümüzü kabartıyor. 

Uluslararası satranç sahnesinde en üst basamaklara çıkışının öyküsünü okuduğumuzda, onun hakkında satranç dünyasının en ünlü isimlerinin yorumlarını gördüğümüzde, karşılaşmalarını satranç tahtasında yeniden oynadığımızda insan hayran kalıyor.

O, Türkiye’nin gururu. Satranç sevgisini, tutkusunu ülkemizde herkese aşılayacak örnek bir gencimiz. Çok genç yaşında  belki de Türkiye’nin en başarılı Büyükelçisi.

Soğuk Savaş ve Satranç

Görevli olarak katıldığım Nato toplantısı vesilesiyle İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te,  Soğuk Savaş yıllarında, 1972’de,  ABD ile Rusya arasında rekabetin sembolü olan Amerikalı Bobby Fischer ile Rus Boris Spassky arasındaki düelloya sahne olan ve daha sonra müze haline dönüştürülen evi görmek heyecan vericiydi.

Reykjavik’te düzenlenen 1972 Dünya Satranç Şampiyonasında Bobby Fischer 21 oyun sonunda 3 Eylül’de Sovyet rakibi karşısında galip gelmiş ve ABD doğumlu ilk dünya şampiyonu olmuştu.

Satranç ve Jeopolitik

Devir değişti. Soğuk Savaş yılları geride kaldı. Mevcut küresel düzenden geriye ne kalacak, yerine nasıl bir düzen gelecek tahmin yürütmek zor. Aslında diplomasi satranca benzer, şansa yer yoktur, temel olan stratejidir. Günümüz dünyasının zorlukları karşısında iyi bir satranç oyuncusu kimliği gerekiyor.

Le Monde Diplomatique’in Ağustos 2009 tarihli sayısında yer alan “Satrançta jeopolitik” başlıklı bir makalede okumuştum: “Uluslararası satranç turnuvaları uzun bir süre Olimpiyat oyunları kadar tutku ve dikkatle izlendi. Gizemle çevrili birer evrensel şahsiyet olan satranç oyuncuları ülkelerinin beyin gücünü ve taktik becerilerini sembolize ederler”.

Yazıda, Bonn’da 29 Ekim 2008’de Rus satranççı Vladimir Kramnik ile Hint satranççı Viswanathan Anand arasındaki on ikinci oyunun sonunda, Kramnik’in önündeki satranç tahtasına uzun süre baka kaldığı ve hiçbir şekilde kazanma şansı olmadığını anladığında, elini rakibine uzatarak beraberliği kabul etmesini ve böylelikle Anand’ın tarihte bu yüce ünvana ilk kez sahip olan Asyalı olduğunu hatırlatıyor ve bunu dünyanın da değiştiğinin bir sembolü mü olarak yorumlamalı sorusunu dile getiriyordu.

Satranç Kitaplığı

Satranç oynamaya başladığınızda satranç kitapları size eşlik eder.  Açılışları, oyun ortasını, oyun sonunu ele alan kitaplar kütüphanenizi yavaş yavaş doldurur. Strateji kitapları sizi cezbeder.

Satranç kimi insan için hayatın başlıca tutkusuna dönüşebilecek kadar güçlüdür.  Bunu en güzel örneğini Sabri Can Onay Yontar’ın “Satranç ile Değişen Hayat” başlıklı kitabı ortaya koymakta. Kendisi uzay mühendisliği diplomasını bir kenara bırakıp tutkusunun peşinden gitmiş. Kitap modern satranç dünyasının panoramik görüntüsünü yansıtıyor. En temel bilgilerden hareketle satrancın 64 kare ve 32 taştan ibaret olmadığını gösteriyor bize.

Satranç Olimpiyatlarında üç altın üç gümüş madalya almış Büyük Usta John Nunn’ın “Satrancı hamle hamle anlamak” (Understanding CHESS Move  by  Move) ve Selim Palavan’ın “Satranç Kitabım” başlıklı kitapları  bu strateji oyununu anlamakta aydınlatıcıdır. Kitabın önsözünde Palavan’ı tasvir eden şu tesbitse, satrancın bir özeti adeta: “Üstat, düşünmenin temel zorluluğunun karışıklık olduğunu, birçok şeyi aynı anda yapmak istediğimizi; duygularımızın, bilgilerimizin, mantık ve yaratıcılığımızın karar verirken birbirinden etkilendiğini; doğru düşünceyi bulabilmek için o anda önemli olanın, bunlardan hangisinin ön plana çıkarılarak kullanılması gerektiğinin seçilmesi olduğunu söylerdi”.

Nitekim, doğuştan üstün yetenekli olmayabilirsiniz ama, disiplinli bir çalışma, bol alıştırma, mümkün olduğunca geniş genel kültür ve sık turnuva oynayarak iyi bir satranç oyuncusu olabilirsiniz.

Yapay Zeka Çağında Satranç

O dönemde dünya şampiyonu olan Garry Kasparov’un IBM’in süper bilgisayarı Deep Blue ile altı oyunluk iki maç 1996’de Philadelphia’da yapılmış ve Kasparov ilk maçı 4-2   kazanmıştı. Rövanş maçı ise 1997’de New York’ta yapılmış, bu kez Deep Blue 3-5 ve 2-5 skorla Kasparov’u alt etmişti. Bu yapay zekanın insana karşı ilk zaferiydi.

Yağız Kaan Erdoğmuş ile Türkiye dünya satranç sahnesinde yepyeni bir aşamaya geçiyor. İsimlerini sayabileceğimiz önemli satranç oyuncularımız, turnuvalarda başarılarımız elbette var.

Ama Yağız Kaan Erdoğmuş ile dünya satrancında artık bir sembolümüz var. Onu sahiplenelim. Satranç oyuncularımızı destekleyelim. Türkiye Satranç Federasyonunun ülke genelinde satrancı yaygın hale getirme yönündeki  çalışmalarına destek olalım. Yerel yönetimler, özel sektörün katkıları da önem taşımakta. Özellikle okullarda erken yaşta satrancın çocuklarımıza öğretilmesi, onların teşvik edilmesi yönündeki çalışmalara hız verilmeli.

Artık bütünüyle yapay zeka çağında yaşıyoruz. Oyuna devam etmemiz için iyi satranç ustalarına ihtiyacımız arttı. Yağız Kaan bizi geleceği düşünmeye sevk ediyor. Zor bir dünyada doğru hamleleri nasıl yapabileceğimize.

(*) 1990 doğumlu Norveçli satranç dehası Carlsen, 5 kez dünya şampiyonu olmuştur.

Engin Soysal

Emekli Büyükelçi

Recent Posts

Kılıçdaroğlu Kurultay’a gitmiyor: CHP’yi kirli insanlara mı bırakayım?

Özgür Özel 2 Haziran’daki CHP TBMM Grup toplantısında Kurultay’ın 12 Temmuz’da toplanması için yeterli delege…

12 saat ago

“Mutlak butlan” senaryosunda ikinci perde açılıyor: gerilim yüksek

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, Özgür Özel’e CHP Grup toplantısını yaptırmama başvurusunu reddettiği Kemal Kılıçdaroğlu, 2…

23 saat ago

Kurtulmuş, Kılıçdaroğlu’nu geri çevirdi: Özel CHP Grubunu topluyor

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’in 2 Haziran’da CHP grubunu toplamasına yetkisinin bulunmadığı,…

2 gün ago

Kuşoğlu: “Kemal Bey’in Gruba katılacağını sanmıyorum”

Bülent Kuşoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’in 2 Haziran’da toplayacağını açıkladığı TBMM CHP Grubu toplantısına “katılacağını…

2 gün ago

Milletvekilliğinin İtibarı, Meclis’in Gücü ve Demokrasinin Geleceği Üzerine

Türkiye’de siyasetçilere yönelik en yaygın eleştirilerden biri şudur: “Milletvekilleri halktan koptu". Bu eleştiri yeni değil.…

2 gün ago

Kılıçdaroğlu saflarında “devlet aklı” ve “İttihatçılık” lafları

Cansu Çamlıbel’in T24’te Kemal Kılıçdaroğlu’nun “45 yıllık arkadaşı” ve hâlâ (belli ki artık en dar…

2 gün ago