Categories: Siyaset

Moskova ile Pekin Arasında Bahar Havası

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Çin Yeni Yılı dolayısıyla yayınladığı mesajda Çin halkının bayramını bu yıl da  Çince kutladı. Moskova–Pekin hattındaki diplomatik ve kültürel yakınlaşma devam ediyor.(Foto: Ekran Görseli)

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova  telegram hesabı  üzerinden paylaşılan videoda Rusya’da son yıllarda düzenli olarak kutlanan Çin Yeni Yılı etkinliklerine de atıfta bulunarak,  iki ülke halkları arasındaki kültürel bağların güçlenmeye devam ettiğini vurguladı.

Rusya’da Çin Yeni Yılı (Bahar Festivali) resmî tatil olmasa da, son 15 yılda özellikle Moskova ve St. Petersburg’da kamusal ölçekte kutlanmaya başladı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Rusya’ya gelen Çinli öğrenciler ve iş insanları, Yeni Yıl’ı daha çok kendi toplulukları içinde, kapalı salon organizasyonları ve kültür merkezlerinde kutlarken, Putin ile Şi  döneminde ivme kazanan  stratejik yakınlaşma, kültürel diplomasiye de yansıdı. Moskova Belediyesi ile Çin Büyükelçiliği işbirliğinde şehir merkezlerinde fener gösterileri, açık hava festivalleri ve kültürel performanslar düzenlenmeye başlandı. Özellikle 2014 sonrası Kırım’ın  Rusya tarafından ilhakıyla başlayan Batı yaptırımları sürecinde Moskova’nın Pekin’e yönelmesi bu etkinliklerin görünürlüğünü artırdı.

Çocukluk yıllarında diplomat olan babasının görevi nedeniyle Pekin’de yaşarken Mandarin (standart Çince) öğrenen Zaharova, 2015’ten bu yana  Sözcülüğün yanısıra  Dışişleri Bakanlığı Basın ve Enformasyon Dairesi Direktörü olarak görev yapıyor ve bakanlık tarihinde bu pozisyona getirilen ilk kadın bürokrat.

Moskova–Pekin İlişkilerinin Kısa Tarihçesi

Zaharova’nın Çin Yeni Yılı’nı Çince kutlaması, sembolik bir diplomatik jest olmanın ötesinde, Moskova ile Pekin arasındaki son yıllardaki stratejik yakınlaşmanın “yumuşak güç” boyutunu da  bir kez daha gözler önüne serdi.

Mao Zedung yönetimindeki Çin Halk Cumhuriyeti’nin 1949’da kurulmasının ardından, Pekin ile Moskova arasında ideolojik temelli bir yakınlaşma başlamış ve 1950’de iki ülke arasında “Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardım Antlaşması” imzalanmıştı.  Ancak 1960’ların başında ideolojik farklılıkların  derinleşmesi ve jeopolitik çıkarların çatışması  iki sosyalist devleti fiilen savaşın eşiğine getirmişti. 1989’da Sovyet lideri Gorbaçov’un Pekin ziyareti ilişkilerde normalleşmenin başlangıcı oldu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Rusya Federasyonu ile Çin arasında sınır sorunları kademeli olarak çözüldü ve 2001’de “İyi Komşuluk ve Dostane İşbirliği Antlaşması” imzalandı.

Stratejik Ortaklık: 2000’lerden 2020’lere

2000’li yıllarda özellikle Putin ve Şi döneminde ilişkiler daha da yakınlaştı. Enerji anlaşmaları, askeri tatbikatlar ve Batı merkezli uluslararası sisteme yönelik ortak eleştiriler bu sürecin temel unsurları oldu.

2014 sonrası Moskova ekonomik ve diplomatik olarak Pekin’e daha fazla yönelirken,  Çin ise Rus enerji kaynaklarına erişimini artırdı. 2022’de Ukrayna savaşı sonrası Batı’nın Rusya’ya uyguladığı kapsamlı yaptırımlar, Moskova’nın Çin’le ekonomik bağlarını daha da güçlendirmesine yol açtı. Çin, Rusya’nın en büyük ticaret ortaklarından biri haline geldi.

Trump Dönemi ve ABD Faktörü

Donald Trump’ın ilk döneminde (2017–2021) ABD’nin Çin’e karşı başlattığı ticaret savaşı ve stratejik rekabet politikası, küresel güç dengelerini yeniden şekillendirdi. Washington’un hem Moskova’ya hem de Pekin’e karşı sertleşen söylemi, iki ülkenin Batı karşısında ortak  hareket etmesine zemin hazırladı.

Trump yönetiminin Çin’e yönelik gümrük tarifeleri ve teknoloji kısıtlamalarının, Pekin’i alternatif ekonomik ve jeopolitik ortaklıklar geliştirmeye itmesi ve aynı dönemde Rusya’ya ABD’nin uyguladığı ekonomik yaptırımlar iki devletin stratejik işbirliğini hızlandırdı.

4 Şubat 2022’de, Pekin Kış Olimpiyatları’nın açılışı öncesinde Putin ile Şi  bir araya gelerek kapsamlı bir ortak bildiri yayımladı. Sözkonusu bildiri, Moskova ve Pekin’in Batı merkezli uluslararası düzene karşı çok kutuplu bir dünya vizyonu doğrultusunda stratejik işbirliğini “sınırı olmayan” bir ortaklık düzeyine taşıdıklarını ilan etmeleridir.

Kültürel Diplomasi ve Yumuşak Güç

Zaharova’nın Çin Yeni Yılı’nı Çince kutlaması, işte bu tarihsel ve jeopolitik arka planın kültürel bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Diplomatik ilişkilerin sert güç unsurları (enerji, savunma, yaptırımlar) kadar kültürel sembollerle de desteklenmesi, Moskova–Pekin hattında dikkat çeken bir strateji haline geldi.

 

YetkinReport

Recent Posts

Operasyon öncesinde Çankaya’da taksiye bindim, CHP konuştuk

Siyasi kuliste epeydir köpürtülüyor, “Sıra orada” deniyordu. Savcılık emriyle polis 11 Temmuz şafak operasyonuyla CHP’li…

6 saat ago

Yunanistan ve Güney Kıbrıs, Türkiye–AB denklemini nasıl değiştirdi?

Tam da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’daki NATO Zirvesi’nin kapanış akşamında Avrupa Birliği’nin üst düzey…

1 gün ago

ABD’ye kızıp Rusya’dan S-400 aldık, şimdi kurtulmaya çalışıyoruz

Ve bunu yapabilirsek, diplomatik zafer olarak ilan etmek üzereyiz. Aslında başlığa sığmayan cümlenin tamamı şöyle:…

2 gün ago

DEM: Çerçeve yasada ne olduğu bize de söylenmiyor, çoğu AKP’liye de

Terörsüz Türkiye sürecinin yol haritası olacağı söylenen “çerçeve yasanın” önümüzdeki hafta AK Parti tarafından Meclis’e…

2 gün ago

Ankara NATO Zirvesi: Güvenlik Vardı, Peki Barış?

Ankara, 7–8 Temmuz tarihlerinde NATO'nun son yıllardaki en önemli zirvelerinden birine ev sahipliği yaptı. Zirvenin…

3 gün ago

İmamoğlu ‘Savunma hakkım engelleniyor’ dedi, hâkim dışarı çıkarttı

Silivri’deki Marmara Cezaevinde sürmekte olan İBB davasında mahkeme başkanı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem…

4 gün ago