

CHP Genel Başkanı Özgür Özel 18 Şubat Ataşehir mitinginde yağmur altında konuşurken Dilek İmamoğlu onu alkışlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Akın Gürlek’i Adalet Bakanlığına getirmesi, AK Parti’nin CHP ve lideri Özel üzerindeki baskıyı daha da arttırmasına yol açabilir. (Foto: CHP)
CHP Genel Başkanı Özgür Özel gerçekten kendisini eritip bitirircesine bir tempoyla koşturuyor. 18 Şubat akşamı Ataşehir’de, soğuk ve yağışlı havaya rağmen kendisini dinlemeye gelen on binlerce taraftarına Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı şikâyet ettikten sonra 19 Şubat sabahı Boğaziçi Üniversitesinde protestocuların yanındaydı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özel liderliğinde CHP’nin “yolsuzluk çeteleriyle liyakatsiz siyasetçiler” arasında sıkışıp kaldığını, gittikleri her yerde kendilerine hakaretler yağdırmaktan başka bir şey yapmadıklarını söylüyor. Ama bu durum Özel’in yaz-kış meydanları doldurmasını engellemiyor. CHP kitlesi parti içinde olan bitenden memnun değil ama bu memnuniyetsizlik henüz Erdoğan ve AK Parti iktidarına duydukları tepkiye baskın değil.
Erdoğan, CHP’nin bir kısmını Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısıyken başlattığı soruşturmalar nedeniyle hem dış hem iç cephede yaşadığı sorunlara dertleniyor görünse de Kemal Kılıçdaroğlu döneminde daha iyi olduğu kıyaslaması yapsa da durumdan memnun. Ama CHP’yi kendi haline bırakıp bir yandan “mutlak butlan” türevi davalar diğer yandan İmamoğlu ve belediyeler davalarıyla kendi kendisini tüketmesini bekleyecek gibi de görünmüyor.
“Vakti Saati Geldiğinde”
Cumhurbaşkanının Etiyopya seyahati dönüşünde uçağına davet ettiği gazetecilere CHP konusu açıldığında “Sabırlı olacaksın. Vakti, saati geldiğinde de gereğini yapacaksın” demesi bu konuda bir hazırlığın varlığını ve koşulların oluşmasını beklediğine işaret.
CHP’nin TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Akın Gürlek’in Erdoğan tarafından Adalet Bakanlığına atanmasından bu yana hiçbir CHP milletvekiline Silivri Cezaevinde tutuklu Ekrem İmamoğlu ile görüşme izni verilmediğini söylemesini tek başına bir kanıt saymayabilirsiniz. Gerçi Özel-İmamoğlu haftalık görüşmeleriyle muhtemelen Erdoğan ve AK Parti yönetimi, CHP’nin o hafta ve sonrasındaki planlarını muhtemelen CHP yönetim kurullarından önce öğrenme imkânına da sahip. Yine de amaç CHP yönetimi ile İmamoğlu bağını koparmak olabilir mi?
Ama şu da var:
1- CHP’ye karşı yeni bir hamlenin vakti saati ne zaman gelecek?
2- Geldiğinde ne olacak?
Kâbus Senaryoları
Örneğin, nasıl sonuçlara yol açabileceği ikinci plana atılarak, TBMM’ye gönderilen dosyalar işleme alınıp dokunulmazlığı kaldırılarak Özel yargı karşısına mı çıkarılacak, ülkenin ana muhalefet lideri de mi hapse atılacak?
Örneğin, nasıl sonuçlara yol açabileceği ikinci plana atılarak, zorlamalarla dolu iddianamesi kabul edilen Siyasi Casusluk davasından yola çıkıp CHP’ye kapatma davası mı açılacak?
Ve “vaktin saatin geldiğine”, örneğin “mutlak butlan” davasıyla Özel’in CHP başkanlığından mahkemece indirilmesiyle mi karar verilecek?
Bunlar kâbus senaryolarıdır.
Bunlar, Cumhurbaşkanının “hukuk devletiyiz” yerine “yargı devletiyiz” demesinin dil sürçmesi olmadığını düşündüren senaryolardır.
Özel’in Ataşehir mitinginde, Silivri’de inşa edilen devasa cezaevinin inşaatındaki gecikmeyle İmamoğlu davasının daha da geciktirileceği iddiası bu senaryolar akla getirildiğinde vesvese olmaktan çıkar.
Gürlek’in, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak rüştünü Erdoğan’a ispat ederek Adalet Bakanlığına getirilmesi nasıl sürpriz olmadıysa, yargı mekanizmasının yeniden yapılandırılması başlığı altında, siyaseti yargı kararlarıyla manipüle etme, diğer deyişlerle, “yargı devleti”, jüristokrasi uygulamalarına kayma ihtimali de sürpriz olmayacaktır.
CHP Hedefte
Cumhurbaşkanının 19 Şubat’ta yeni Adalet Bakanını bu unvanıyla ilk kabulünden hemen sonra, yerine İstanbul Başsavcılığına, İstanbul Anadolu Başsavcısı Fatih Dönmez’in atandığı haberi geldi. Gürlek’in ekibi içinde İmamoğlu ve CHP’li belediyeler soruşturmalarında da görev aldığı bildirilen Dönmez, daha birkaç ay önce, Ekim 2025’te Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına atanmıştı.
Gürlek artık bütün hâkim ve savcı atamalarına karar veren HSK’nın başında.
Erdoğan dün Gürlek ile birlikte yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi de Beştepe’de kabul etti. Kulise sızan bilgiler, her iki bakanın da bakan yardımcısı ve kilit noktalardaki yönetici önerilerini sunduğu yönünde; tabii kararı Cumhurbaşkanı verecek.
Bu görünümde Erdoğan’ın Özel, ya da AK Parti’nin CHP üzerindeki baskıyı, az ya da çok arttıracağı kestirilebilir.
Hedefin ne olduğu sorusuna verilecek yanıtlar arasında artık CHP’yi 2027’de bir erken seçim için oy kullanmaya, ya da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini yumuşatarak sürdürecek bir Anayasa değişikliği için masaya oturmaya zorlamayı da katmamız gerekebilir.

