Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

ABD, Ukrayna ve İran Rollerini Türkiye’nin Elinden Alıyor mu?

Yazar: Murat Yetkin / 22 Şubat 2026, Pazar / Oda: Siyaset

Trump, ABD askeri güç tehdidiyle bölgesel diplomasiye de ağırlığını koydukça Ukrayna ve İran gibi konularda Türkiye’nin aracı rolüne el koymaya başladı. Radar görüntüsünde Cenevre’de ABD ve Ukrayna ile görüşmeye giden Rus heyetinin, Türkiye ve İtalya hava sahalarını kullanarak 3,5 saatlik yolu 9 saatte akışı görünüyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner 17 Şubat’ta İsviçre’nin Cenevre şehrinde iki önemli görüşme yaptı. Birinde Rusya ve Ukrayna heyetleriyle İsviçre’nin kolaylaştırıcılığında, diğerinde ise İran heyetiyle buluştu.

Witkoff’un İran Dışişleri bakanı Abbas Arakçi ile buluştuğu yer de ilginç: Umman’ın BM Daimi Temsilcisinin konutunda; görüşmede Umman Dışişleri Bakanı Bedr Abdülsaidi de bulunmuş. Hatırlayacaksınız, Witkoff-Arakçi görüşmesinin Türkiye’de yapılacağı konuşulurken, İran’ın talebi üzerine, Umman’ın başkenti Maskat’a alınmıştı. Umman’daki görüşmelerdeki belki tek dişe dokunur sonuç, yeniden görüşme kararı olmuştu. Cenevre görüşmesinden de bir şey çıkmadı; şimdi ABD’nin bir hafta süre tanıdığı konuşuluyor. ABD bu süreyi İran’a muhtemel saldırısı için bölgeye müthiş askeri yığınağa devamla kullanırken, İran da -Trump’ın da akıl erdiremediği şekilde- zaman kazanma kârı sayıyor.

Türkiye şimdiye dek ABD’nin İran’a saldırmasına karşı çıktığı gibi, hava sahasını, limanlarını da bu amaçla kullandırmadı; Avrupa üzerinden gelen ABD güçlerinin Bulgaristan ve Yunanistan hava sahalarını kullanarak Ortadoğu’ya ulaştığı görülüyor. Bu iyi bir şey; Türkiye’nin İran’a savaş açılmasını önlemeye çalışması da öyle. İran’ın “Ya hep ya hiç” diyerek Türkiye’yi devreden çıkartıp, doğrudan kedileriyle temas kurma siyaseti de ABD’nin işine geliyor.

İran Gibi Ukrayna da

ABD-İran trafiğine benzer durum Rusya-Ukrayna savaşında da söz konusu.

Türkiye, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasından hemen sonra iki Karadeniz komşusunu buluşturdu. NATO üyesi sıfatıyla Ukrayna’ya destek kararına uyarken Rusya ile de diyalog ve işbirliği kanallarını açık tuttu. Tahıl anlaşmasından esir takaslarına dek örnekler sergilerdi. Bunda ABD’de Joe Biden yönetiminin Rusya ile temas kurmama siyasetinin de etkisi vardı; bölgesel boşluğu Türkiye doldurdu.

Trump’ın doğrudan Putin ile konuşmaya başlaması durumu değiştirmeye başladı.

ABD, Ukrayna ile temaslarında NATO’nun Avrupalı üyelerinin, Rusya ile temaslarında da örneğin Türkiye’nin aracı rolünün azalmasından memnun. Böylece onların konu dışı talepleriyle (Türkiye örneğinde KAAN motoru, F-35 gibi) talepleriyle sık sık muhatap olmaktan da kaçınıyor.

Trump, Biden dönemindeki “hegemonya boşluğunu” ABD’nin askeri gücüyle doldurarak diplomasi alanında da bütün ipleri eline almak istiyor. İster Venezuela örneğinde olduğu gücü o gücü kullanarak isterse şu ana dek İran örneğinde gördüğümüz gibi güç kullanma tehdidiyle istediğini yaptırmaya çalışarak.

Türkiye’nin Orta Güç Rolü

Buna Gazze konusunu da dahil edebiliriz.

Suriye’de Şam-SDG işini bağladığından bu yana Trump’ın Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın pek sesi çıkmadı. Belki de İran operasyonu çerçevesinde Suriye-Lübnan-Ürdün-Irak coğrafyasında cephe gerisi hazırlıklara katılıyordur; bir sessizlik durumu var.

Türkiye açısından Suriye önemliydi; şimdi onun iç siyasetteki yansımalarına, Terörsüz Türkiye sürecine geldi sıra. Etrafta bu kadar savaş rüzg3aı eserken, Irak’taki PKK güçleri silah bırakacak mı gerçekten. Bu kilit bir soru.

Ancak Türkiye’nin bir “orta güç” olarak oynayacağı rolün halihazırdaki Ukrayna ve İran rollerine bakarak ortadan kalktığını söylemek de mümkün değil. Türkiye, son birkaç yıldır, ideoloji odaklı siyasetten reel politikaya geçip, savaş ve çatışmaları önleme doğrultusunda diplomasiye ağırlık verme siyasetini benimsemeye başladı. Bu Türkiye’yi de savaş ve çatışmalara taraf yapmak isteyenlere karşı da etkili bir önlem; sürdürülmesi gerekiyor.

Karadeniz’den Hazar’a, Libya’dan Basra ve Hicaz’a dek geniş bir çatışma bölgesinin ortasındaki Türkiye, bu rolde ısrarlı oldukça siyasi ve ekonomik gücünü koruma şansı olabilir.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

OKUMAYA DEVAM EDİN

İmamoğlu zorluyor ama CHP’deki hava önce seçim sonra kurultay
İsrail Gerçekten Türkiye’ye Saldıracak Kadar Çıldırmış Olabilir mi?
Suriye siyaseti değişirken ”ana akım” medya uykuda mı?
  • Aslan sosyal demokratların Sarıgüller açmazı. Bu da mı ders olmayacak?1 Kasım 2026
  • Savunma sanayi ölçüsü ihracatla sınırlanamaz, milli güvenlik konusudur1 Kasım 2026
  • Türkiye-Azerbaycan: krize mi, yeni bir çözüme mi? Gerçekte neler oluyor?30 Ekim 2026
  • İsrail’in acı gerçeği: Netanyahu güç kaybetse de gitmesi zor görünüyor28 Ekim 2026
  • Fon krizi: Pasifik Holding yönetimine tedbir dün kondu, bugün kaldırıldı28 Ekim 2026
  • Saral’ın istifası Aliyev’i kesmedi. Ankara, Bakü’yü yatıştırma çabasında  27 Ekim 2026
  •   Libya’da ikinci perde: Türkiye Doğu Akdeniz’de yeni bir denklem öneriyor27 Ekim 2026
  • Brezilya ve Sırbistan’da seçmenler “yeter” dedi; gözler İsrail’de26 Ekim 2026
  • Erdoğan’ın Aliyev’e başörtüsü ayarı veren Saral’ı göndermesinin anlamı26 Ekim 2026
  • Özel’den Erdoğan’a yanıt: Vallahi savaştayız, teslim olmayacağız25 Ekim 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP