

Çankaya Yılmaz Güney Sahnesi’nde düzenlenen toplantıya 2025 Temmuz ayında İmralı Cezaevinden tahliye edilen Veysi Aktaş da katıldı. Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın yaptıkları konuşmaların ardından, Öcalan’ın mesajının Türkçesi Pervin Buldan, Kürtçesi ise Veysi Aktaş tarafından okundu. (Foto: demparti.org.tr)
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 25 Şubat’ta TBMM Komisyon raporuyla birlikte Terörsüz Türkiye sürecinin yeni bir aşamaya geldiğini söylemişti. PKK’nın silah bırakma sürecini tamamlamasıyla Meclis de yasal sürecini tamamlayacaktı.
Geçen yıl MHP lideri Devlet Bahçeli’nin talebi üzerine örgütüne kendini feshetmesi ve silah bırakma çağrısı yapan PKK lideri Abdullah Öcalan da 27 Şubat çağrısının birinci yılında, bugün yayınlanan mesajında yeni bir aşamaya gelindiğini söyledi.
DEM Partinin düzenlediği basın toplantısında, bir süre önce Öcalan’ın yanından, İmralı Cezaevinden tahliye edilen Veysi Aktaş tarafından Kürtçe, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan tarafından da Türkçe okunan (ve tamamını bu bağlantıdan okuyabileceğiniz) mesajında, Öcalan örgütün silah bırakma gereğini vurgulamadı ama “şiddete dayalı siyasetin son bulmasından” söz ederek, böylelikle “Demokratik Cumhuryetin” kuruluşu anlamını yüklediği “Pozitif barışa” geçilebileceğini söyledi.
Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt
Bir DEM Parti kaynağı bu sözleri Öcalan’ın “Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz” demesi ve Cumhuriyetin kuruluşundaki anlayıştan bahsetmesiyle birlikte ele alarak “silahların bırakılmasının Cumhuriyetle barışmak” olarak yorumluyor.
Öcalan’ın (Siyaset kulisindeki iddialara göre DEM’in yerine kurulması planlanan partiye de adını verecek) “Demokratik Cumhuriyet” kavramını DEM Partinin vurgulayageldiği “Eşit vatandaşlık” kavramı yerine “Anayasal vatandaşlık” kavramıyla bağlantıladığı görülüyor. Öcalan’a göre;
– “Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil, devlete bağ esas alınarak kurulmalıdır. Dininde, milliyetinde ve düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz. Din ve dil empoze edilmediği gibi, milliyet de empoze edilmemelidir.”
Bu taleplerse, Anayasanın 42, 66 ve 127’inci maddeleriyle ilgili.
Oysa TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan Erdoğan’a, Bahçeli’ye, Özel’e dek siyasi liderler Terörsüz Türkiye sürecinin Anayasa değişikliğine gitmeden tamamlanacağını vurguluyor.
Öcalan ve Yeni Anayasa
Bu durumu hatırlattığım, ismini saklı tuttuğum DEM yetkilisi ise, zaten Öcalan’ın “bir sonraki aşamada hedeflenmesi gerekenlerden” söz ettiği yorumunu yaptı.
Yani Öcalan, kurduğu PKK örgütünün silah bırakacağından, kendini feshedeceğinden, entegrasyon ve infaz yasalarının çıkacağından o kadar emin ki, bir sonraki hedefte Anayasa’nın değişmesi gerektiğinden söz edip bunun ilkelerini belirtiyor.
Tabii Erdoğan’ın ve Bahçeli’nin amaçladığı Anayasa değişikliği ile Öcalan’ın amaçladığı Anayasa değişikliği aynı değil.
Belki de Öcalan burada bir fırsat penceresi görüyor ve Anayasa değişecekse, benim taleplerimi de dikkate alırsanız, desteklemem mümkün diyor.
Ama bunları tartışmak için henüz erken. Bayramdan sonra Komisyon raporu Meclis Genel Kuruluna bir insin, silahların bırakılmaya başladığı, dağdan inişlerin başladığı açıklansın, asıl hararetli tartışmalar o zaman başlayacak.


