NATO kullanımına da açık, Türk Hava Kuvvetlerinin İncirlik 10’uncu Ana Jet Komutanlığı, bölgenin en önemli askeri üslerinden. (Foto: AA)
İran’ın 4 Mart’ta Milli Savunma Bakanlığının Türk hava sahasına yönelmişken “Doğu Akdeniz’deki NATO unsurlarınca” imha edildiğini açıkladığı füzesini Türkiye’ye atmadığını söylemesi olaya yeni bir boyut kattı.
Bakanlıktan sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, ayrıntı vermeden, Türkiye’nin NATO müttefikleriyle birlikte her türlü önlemi aldığını söylemekle yetindi.
CHP lideri Özgür Özel, “Hatay’a yönelen” füzeyi NATO düşürmeseydi facia yaşanabileceğini söyledi. Ayrıca, Erdoğan’ı “dostu” Trump’ın o bahaneyle Türkiye’yi F-35 programından dışladığı Rus S-400 füzelerini “ABD korkusuyla” kullanmamakla eleştirdi.
Ankara olay üzerine kamuoyunu tatmin edici açıklamayı geciktirdikçe sorular artıyor.
Belki en önemli soru füzenin nereyi hedef aldığı?
Sabah gazetesinde Okan Müderrisoğlu, Cumhurbaşkanına hedefin Adana yakınlarında, İncirlik’teki NATO ve izin ölçüsünde ABD kullanımına da açık Türk Hava Kuvvetleri 10’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı olduğunun “tahmin edildiği” bilgisinin verildiğini yazdı. Müderrisoğlu’na göre, bu bilgi, füzenin ABD-İsrail saldırılarına destek olan Güney Kıbrıs’ı hedefleyip rotasından saptığı tahminlerini “ikinci plana” atıyordu.
Gazeteci kökenli AK Partili Şamil Tayyar ise tam tersine hedefin İncirlik değil muhtemelen Güney Kıbrıs olduğunu öne sürüyordu. Ona göre NATO “Türkiye’ye düşme ihtimali sıfır” olan İran füzesini düşürüp “alelacele” Türkiye’ye saldırı diye kınayarak “zorda olan birilerine ortak arama” şüphesi arttırmıştı.
Gerçek hangisi? Bunlardan biri değilse, gerçek ne?
MSB açıklamasında adres gösterilen Doğu Akdeniz’deki 4 Mart itibarıyla füze savunmasına sahip NATO gemileri Türkiye, ABD, İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya ve Yunanistan bayrağı taşıyordu.
İran füzesini vuran NATO füzesinin parçası ise Hatay, Dörtyol’da boş araziye düşmüştü.
Bu parçanın fotoğrafını istediğiniz yapay zeka motoruna sorduğunuzda alacağınız yanıt, ABD’nin Arleigh Burke sınıfı füzeatar destroyerlerinde de bulunan Aegis sisteminin cephanesi olan SM-3 füzesine benzediği olacaktır.
MSB’nin bu bilgileri kesinleşip siyasi değerlendirmeye sunulmadan ilk aşamada açıklamaması anlaşılabilir. Ama bu kadar tartışılmaya başladıktan sonra kamuoyundaki endişelerin olabildiğince saydamlıkla giderilmesi gerekiyor.
NATO’nun hava savunma sisteminin (ki Malatya, Kürecik radarı önemli bir parçasıdır) herhangi bir ülkenin hava sahasına tehdit geldiğinde otomatik olarak devreye girdiğini dün aktarmıştık, bu bağlantıdan okunabilir. Ancak son olay Türkiye’nin hava savunma sisteminin yalnızca NATO’ya mı bağlı olduğu sorusunu akla getiriyor.
ABD’yle daha da ters düşmemek için kullanılmayan S-400’ler, S-400 bahanesiyle verilmeyen F-35’ler, takviye edilemeyen (14 yıldır bir tane eklenemeyen) F-16’lar, 2026’yla birlikte başlayacağı söylenen Eurofighter Typhoon teslimatından ses çıkmaması bir yana Çelik Kubbe projesinin hazır olup devreye girip girmediğinin bilinmemesi bu sorulardan bazıları.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 4 Mayıs’ta Erivan’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile tarihi Ani Köprüsü’nün…
ABD Başkanı Donald Trump’ın 14-15 Mayıs’ta Çin’i ziyaret etmesi bekleniyor ancak ne yazık ki bu…
Nisan ayı enflasyonu beklenenin üzerinde gerçekleşti: aylık olarak yüzde 4,2, yıllık olarak ise yüzde 32,4.…
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 4 Mayıs 2026’da Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde düzenlediği basın toplantısında partisinin…
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 3 Mayıs akşam saatlerinde uçak arızası nedeniyle acil iniş yaptığı Ankara’dan…
Resmî Gazete’de yayımlanan “Aile ve Nüfus 10 Yılı” kararı, Türkiye’de sosyal politikaların yönünü belirleyen önemli…