Siyaset

İran Savaşı, PKK’nın Silah Bırakması, Meclis’in Yasa Çıkarması

İran savaşı, PKK’nın silah bırakmasından Meclis’in yasa çıkarmasına dek Terörsüz Türkiye sürecini etkileyecek değişikliklere yol açtı. (Foto: TBMM Basın)

İran savaşının bölgemizdeki ve dünyadaki siyasi ve ekonomik dengeleri sarsarken, terörsüz Türkiye sürecini etkilemeyeceğini, geciktirmeyeceğini düşünmek gerçekçi olmaz. ABD ve İsrail’in saldırılarına İran’ın misillemelerinin Irak’ın, özellikle ABD üslerinin bulunduğu özerk Kürdistan bölgesine yayıldığı dönemde, bu bölgede neredeyse yarım asırdır varlığını sürdüren PKK’nın silahlarını bırakmasının kolaylıkla mümkün olmayacağı da görülebiliyor.
AK Parti iktidarının, biraz da kendi seçmen tabanını teskin ve ikna etmek için Meclis’in yasa çıkarmasını PKK’nın silah bırakmasına ulayan denklem, TBMM Komisyon Raporu’nda, bunun denetiminin MİT ile Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarının -olasılıkla Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği üzerinden teyidine bağlanmış durumda. Türkiye’nin elinde olmayan koşulların değişmesi, tüm süreci İran savaşının bitiş takvimine bağlı kılıyor, adı konulmamış bir gecikme öngörüyor.
Oysa PKK’nın silah bırakması yoluyla Kürt sorununa TBMM çatısı altında siyasi çözüm bulma arayışına TBMM’de grubu bulunan, İYİ Parti hariç tüm partiler destek veriyor, bunun Türkiye’nin stratejik çıkarlarına uygun olduğunu söylüyor.
Burada bir açmaz ve o açmazı açma zorunluluğu bulunuyor.

PKK’nın Bittiği Yanılsaması

“Önce silah bırakma, sonra yasa” denklemini sık sık vurgulayan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, son çıkışıyla bu açmazı aşmak zorunluluğunu gördüğünü gösteriyor. Bir grup gazeteciye verdiği sahur yemeğinde şöyle demiş:
• “İran, Suriye ve bölgedeki diğer gelişmelere baktığımızda her an çok kırılgan bir sürecin içinde olduğumuz aşikâr. Elimizin çok rahat olduğu bol bir zamanımız yok. Hızlı bir şekilde bu süreci müşterek istikamette sonlandırmamız lazım.”
Kurtulmuş, PKK’nın “güçsüzleştiği, bittiğini” söyleyip çekinecek ne kaldığını soran bir gazeteciye verdiği yanıtla da durumun zorlaştığının gayet farkında olduğunu gösteriyor:
• “PKK bir günde oluşmadı. Dağıldı, mücadeleyle baskı altına alındı ama nihayetinde başka bir aklın, sokakları çok rahat karıştırabilecek tezgahlar kurabileceği de aşikardır.”
Nitekim, İsrail’in ABD’yi İran rejimini Kürt silahlı gruplardan kuracakları kara birliğiyle yıkabilecekleri fantezisinin çökmesinde Türkiye’nin açık ve örtülü diplomasisinin de etkisi oldu. PKK’nın İran kolu PJAK kritik bir anda geri çekildi; PKK’nın Suriye’de ABD tarafından ortada bırakılışı üzerinden daha bir ay geçmişti.

Peş Peşe Değil, İç İçe

Kurtulmuş aynı söyleşide “Bu iş başarısız olursa, sivil siyaset bu duvarın altında kalır” da demiş. Yeniden güvenlikçi politikalara dönülür, ilk defa açıktan devreye giren TBMM yine gelişmelerin dışında kalır, faturayı siyaset ve halk öder demek istiyor.
Siyaset, bir yönüyle stratejik hedefe değişen koşullara göre değişen taktiklerle ulaşma işidir.
Ne yasalar tamamen çıkmadan silahlar bırakılmaz demenin, ne de silahlar tamamen bırakmadan yasalar çıkmaz demenin, İran savaşıyla birlikte pratik karşılığının zayıfladığı görülüyor.
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun sunumunda bu sürecin “Peş peşe değil, iç içe” yöntemiyle tamamlanacağının vurgulanması, stratejik hedefe ulaşılması için Türkiye’nin elinde olmayan zorunlu nedenlerden dolayı taktik değişikliğine de zemin veriyor.

Meclis İlk Sınavını Verdi

İran savaşı sürerken, PKK’nın silahı elden kolaylıkla bırakmayacağı ve Meclis’in PKK’nın silahlı bir tehdit olmaktan çıkmadan onun toplum ve siyasetine bir genel af mantığıyla izin vermeyeceği de anlaşılıyor. Ama bir yandan zaman geçiyor ve zaman geçtikçe süreç, iç etkenlerden daha çok dış etkenlerle aksama endişelerini doğuruyor.
Meclis üzerine düşenin ilk sınavından geçti.
Savaş haliyle ortaya çıkan açmazı, sürecin gecikip sabote edilmeden aşılmasında sorumluluk sadece Meclis değil, artık daha çok yürütmeye, yani Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a düşüyor. Çünkü artık süreç sadece milletvekillerinin, parti gruplarının değil, kamuoyunun, halkın çoğunluğunun da ikna edilmesinden geçiyor.

Siyasete Düşen

Burada siyasete düşen, “peş peşe değil, iç içe” mantığıyla PKK’nın fesih ve silah bırakma süreçleriyle Meclis’in yasama, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin uygulama süreçlerini kademelendirmenin bir yolunu bulmak olabilir. Bu konuda DEM Parti’ye, MİT’e, Abdullah Öcalan’a ve MHP’ye de sorumluluk düşecektir.
CHP lideri Özgür Özel’in CHP’li belediyeler davalarının (gerekirse Ekrem İmamoğlu’na ev hapsi verilerek) tutuksuz devam etmesinin toplumdaki siyasi gerilimi düşüreceği, bunun Terörsüz Türkiye ve Türkiye’nin etrafı ateş çemberiyle sarılmış haldeyken “iç cephenin tahkim” edilmesine de katkıda bulunacağı sözleri de bu çerçevede ciddiye alınmalı.
ABD-İsrail saldırılarıyla başlayan İran savaşı çerçevesinde Erdoğan’ın izlediği dış politika şimdilik tutarlı gidiyor; böyle devamında yarar var. İç politikada da benzeri ılımlı adımların atılması, Türkiye’nin son yıllardaki en kritik projesi olan Terörsüz Türkiye’nin bir an önce hedefe ulaşmasına sağlayacaktır.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Haluk Levent vakası: hemen her şey hayatın olağan akışına aykırı

İster manşet çıkarmaya çalışan gazeteci olun, ister casusu bulmaya çalışan istihbaratçı, ister hastalığı teşhis etmeye…

11 saat ago

AB’nin ağababaları Yunanistan ve G.Kıbrıs’ı Türkiye’ye karşı kullanıyor

Avrupa Birliği’nin yasama organı olan Avrupa Parlamentosu, 8 Temmuz tarihli oturumunda, “1974 yılındaki Türk işgalinin…

18 saat ago

Ahmedinejad vakası: MOSSAD amacına ulaştı, Tahran’daki rakipleri memnun

İran Savaşı, Temmuz ayının ikinci haftasında yeni bir aşamaya evrildi. Sahada askeri, istihbari, diplomatik, ekonomik…

2 gün ago

Ankara’da Rusya-Çin toplantısı ve Fidan’ın NATO sonrası Ukrayna seyahati

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin (*) 16 Temmuz’da ilginç bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Bu…

2 gün ago

Kılıçdaroğlu FETÖ kartını çekti. Özel: Üyeler seçsin, yitiren bıraksın

CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında söz düellosu devam ediyor. Özel’in “Kurultay yoksa yeni…

2 gün ago

Irak–Türkiye petrol davası: tahkimde kaybedilen masada kazanılabilir mi?

Türkiye’nin Irak’a yaklaşık 1,5 milyar dolar tazminat ödeyeceğine ilişkin haberler yeniden gündeme geldi. Paris İstinaf…

4 gün ago