Süreç İran Savaşı’yla manşetlerden düştü. Devlet ve PKK önce silah bırakılması ya da önce yasa çıkarılması arasında sıkıştı. MHP lideri Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Meclis davetinde tokalaşırken, DEM Partili TBMM Başkanvekili Buldan onları izliyor.
Dün akşam, TBMM’deki 23 Nisan davetinde en çok tartışılan konulardan biri de Terörsüz Türkiye sürecinin beklenen hızda ilerlemediğiydi. TBMM’de kurulan komisyonun çalışmalarını bitirmesiyle hızlanacağı beklenen süreç, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla manşetlerden düştü.
Bir ara PKK’nın İran kolu PJAK’ın ABD-İsrail saldırılarına karadan destek verecek Kürt silahlı gruplar arasında bulunduğu, bu nedenle şu anda silah bırakmaya yanaşmayacakları söylendi. O proje ölü doğru. Ne yazık ki doğruluğunu teyit edemesek de, bunda Abdullah Öcalan’ın MİT kanalıyla PJAK’a gönderdiği “Yapmayın” mesajının da etkisi olduğu Ankara’da konuşuldu.
Süreç Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sorulduğunda “Gayet olumlu, aynı hızda devam ediyor” yanıtını verdi; bir sorun yoktu.
Aynı soruyu DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’a sorunca aldığımız yanıt ise süreci durduğu oldu.
Süreci başlatan MHP lideri Devlet Bahçeli de geciktiğini düşünüyor, “Yetki Meclis’te,” diyor, onun da bir başkanı olduğunu ekleyerek TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u işaret ediyor.
Kurtulmuş ise sorunun PKK’nın silah bırakma takvimini geciktirmesinde olduğunu söylüyor.
PKK’nın silahsızlandırılması yoluyla Kürt sorununa Meclis çatısı altında siyasi çözüm bulma girişimi olarak tarif edilebilecek Terörsüz Türkiye sürecini başlatan Bahçeli, “En yakın zamanda” yasal çalışmanın başlaması gerektiğini söylüyor. Ek yakın zamanla neyi kastettiğini sorunca, bir an önce yanıtını alıyorum.
Bahçeli, partilerin raporlarını verdiğini, bunların tek rapor haline getirildiğini vurguladıktan sonra, adını vermeden Meclis Başkanı Kurtulmuş’u kast ederek, parti raporlarında anlaşılmayan bir şey varsa, çağırıp sorabileceğini söylüyor.
Kurtulmuş hem Komisyon çalışmasının bittiğini, hem de yasa çalışmasının artık partilerin işi olduğunu, hem de Komisyon başkanlığının da sona erdiğini söylüyor. Ama bütün gözlerin üzerine çevrildiğinin, yeni adımın ondan beklendiğinin de farkında; gerekirse üzerine düşen her türlü gayreti gösterme sözü veriyor.
“Örgütün silah bıraktığı ve hakikaten kendisini feshettiği” saptanırsa “süreç çok hızlanır”, diyor Kurtulmuş. “Eğer en başta ortaya konulmuş olan, örgütün silahlarını bırakma takvimine riayet edilmiş olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan çözülmüş olurdu,” diyor.
Bu aslında Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve güvenlik birimlerinin baştan itibaren vurguladığı koşul.
DEM Partili Bakırhan ise örgüt üyelerinin Öcalan öyle duruysa bile neyle karşılaşacağını bilmeden silah bırakıp dağdan inmeyeceğini öne sürüyor; daha önceki süreçte önceden silah bırakıp gelenlerin hepsinin sonra hapse atıldığına dikkat çekiyor. Devlet tarafında da yasalar çıktıktan sonra, ya silah bırakmazlarsa güvensizliği; hisler karşılıklı.
Yoksa Bakırhan İran savaşının Terörsüz Türkiye girişiminin hem Türkiye hem de bölge için ne kadar önemli olduğunun görüldüğünü, ölümlerin durmasının kıymetinin bilinmesi gerektiğini söylüyor.
Peki, sırayla küçük adımlar atılması çözüm olur mu? Komisyon raporunda “iç içe” diye bir tanım var. Örneğin, yasa çalışmasına başlandıktan sonra silah bırakmayı hızlandırıp yasanın çıkma aşamasında teslimatı bitirmek gibi…
Kısa ve öz yanıt sesini kısarak Buldan’dan geliyor: “Senkronik olmalı”, yani “eşzamanlı”.
Süreç konusunda “Senkronik” yaklaşım tam olarak nasıl hayata geçirilecek de uzlaşma ve barış sağlanacak? Orası müzakereye tabi, öyle anlıyorum.
“Ama şurası kesin,” diyor Buldan: “Bu işin dönüşü yok.”
CHP lideri Özgür Özel, milletin kendilerinden iktidara karşı dik durup mücadele etmelerini ve sandığı getirmelerini…
Dünyada ülkesi işgal altında parçalanırken kurtuluşu yeni bir ordudan önce yeni bir parlamentoda görüp, orduyu…
Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasındaki ilişki artık klasik anlamda bir düşmanlık olarak ilerlemiyor. Bugün…
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 19 Nisan 2026’da Hamburg’da, Die Zeit gazetesinin…
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin seçimin zamanında yapılacağını söylemesi akıllara Erdoğan’ın yeniden…
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin 21-22 Nisan Ankara temaslarının iki temel amacı var: 7-8 Temmuz’da…