CHP yönetimi zorda. Özgür Özel yeni hamlelerin nefesini, bizzat devlet kurumları bünyesinden sızdırılan yeni seks ve para videolarıyla, yeni itiraf, iftira, ihanet ve iltica örnekleriyle ensesinde hissetse de geri adım atmayacaklarını söylüyor. (Foto: CHP)
Türkçeye “Seks Yalanları” diye çevrilen, Steven Soderbergh’in 1989 yapımı “Seks, Yalanlar ve Video” filmi, yalanlar üzerine kurulmuş modern ilişkilerin tarafların kendilerini gizlemek için cinselliği bir güç olarak kullanması üzerine kurulu.
İzlemeyenlerin izlemesini öneririm çünkü bugün siyaset dünyasında yaşananları anlamamıza yardımcı olabilir. Gerçekten de son iki küsur yıldır dedikodu, yalan, ihanet, itiraf, iftira, iltica, güç zehirlenmesi ve gücün istismarı üzerine kurulu siyasi senaryolara seks ve video kayıtları da eklenmiş durumda.
Bu atmosferde son iki küsur yıldır, yani 31 Mart 2024 seçimlerinden bu yana CHP bir yandan AK Parti iktidarı diğer yandan yargının siyaseten araçsallaştırılması iddiaları altında olan bitene anlam vermeye, çıkış yolu görmeye çalışıyoruz. Türkiye’de siyaset hiç bu kadar rezilleşmemişti. Ama biz yine de serinkanlılıkla özetlemeye çalışalım.
CHP yönetimi 4-5 Kasım 2023 Kurultayında değişti. Kemal Kılıçdaroğlu yerine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ittifak kuran Özgür Özel geldi.
* Özel ve ekibi 2023 seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nun az farkla da olsa kaybetmesine karşı bir “zafer” kazanma baskısı altındaydı. 2024 yerel seçimlerine bu baskının altında ve bu iddiayla girdiler. Aday belirlemede en önemli kriter ne yapıp edip kazanmaktı; bir CHP yetkilisinin durumu izah ettiği yazıyı bu bağlantıdan okuyabilirsiniz.
* Özel yönetiminin “anketten kim çıkıyorsa o” ölçütüyle ve “siyasî etik” yasamız olmadığı için her partinin başvurduğu “paralı aday” iddiaları altında belirlediği adaylar seçimi kazandı. CHP Bülent Ecevit’ten sonra yeniden birinci parti oldu.
* Özel, Erdoğan’la “normalleşme” süreci başlattı, Erdoğan da buna karşılık verdi. Bu kısa sürdü. Belediye kaynaklarının desteği olmadan AK Parti’nin, üstelik ekonomik kriz sürerken, bir sonraki seçimde MHP desteği de olsa iktidarda kalamayacağı anlaşıldı.
B-Planı muhalefeti zayıflatmaktı.
İki kademeli bir plandı:
* CHP’yi yıpratmak ve
* CHP-DEM işbirliği potansiyelini sabote etmek.
Erdoğan, 2024 Ekim başında Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek’i İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı atayarak bu planın bir kademesinin düğmesine bastı: artık hayat İmamoğlu için de, CHP’li belediyeler için de eskisinden zor olacaktı. İlk davalar açıldıktan sonra Erdoğan (aslında ilk kez Temmuz 2024’te belediyelerin devlete borçlarından bahsettiği) “silkeleyin” talimatını Aralık 2024’te verdi.
2025 başında, yine Erdoğan’ın 1 Şubat konuşması ardından, CHP’nin Kasım 2023 kurultayının iptal, hatta “mutlak butlan” yani bütün sonuçlarıyla yok sayılması, yani Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla partinin başına dönmesi süreci başladı.
İmamoğlu’nun CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olacağının duyurulmasıyla 18 Mart’ta diploma iptali süreci başladı, ertesi gün, 19 Mart’ta da İmamoğlu ve CHP’li belediyeler operasyonu başlatıldı; gerisini tekrarlamayacağım, bugüne geldik.
Muhalefeti yıpratma planının diğer kademesi, aslında Türkiye’nin milli ve bölgesel stratejisinin gereği olarak 2024 Temmuz ayında uygulamaya konulan Terörsüz Türkiye sürecinin yan ürünüydü.
PKK’nın silah bırakması yoluyla Türkiye’nin Kürt sorununa Meclis çatısı altında siyasi çözüm projesinin CHP ile DEM’in seçimlerdeki muhtemel işbirliğini önleme yan ürünü iki nedenden dolayı bugüne dek AK Parti-MHP ittifakının arzu ettiği gibi işlemedi: CHP İmamoğlu davaları gerekçesiyle Terörsüz Türkiye sürecini boykot etme tuzağına düşmedi, DEM Parti, seçme tabanının ikinci tercihinin büyük oranda CHP olduğunun da bilinciyle CHP’den uzaklaşma tuzağına düşmedi.
Ama bu durum iktidar cephesinin muhalefeti ve özel olarak da ana muhalefeti iç ve dış hamlelerle bölüp seçim sürecini yönetme çabalarından geri bırakmadı.
Doğrusu iktidar karıştırdıkça CHP bünyesinde onlarca yıldır dipte birikmiş kimi tortular su yüzüne çıkmaya, “dengeleri gözetmek” adına hep halının altına süpürülmüş kirler ortaya saçılmaya başladı. İktidar, propaganda makinasını CIA’dan KGB’ye geçmiş taktikleri günümüz sosyal medya ve yapay zekâ imkânlarıyla güncelleyerek kullanmaya başladı.
CHP yönetimi zorda. Özgür Özel yeni hamlelerin nefesini, bizzat devlet kurumları bünyesinden sızdırılan yeni seks ve para videolarıyla, yeni itiraf, iftira, ihanet ve iltica örnekleriyle ensesinde hissetse de geri adım atmayacaklarını söylüyor.
AK Parti yönetimi de aslında zorda çünkü ortaya atılan iddiaların aslı çıkmadığı müddetçe, yalanlar dönüp kendisini de vurabilir.
Erdoğan’ın “İç cepheyi tahkim etmek” projesini de, o çerçevede stratejik önemdeki Terörsüz Türkiye projesini de olumsuz etkileyebilir. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Özel’in yerini Kılıçdaroğlu alabilir ama CHP önemlidir, dokunulmasın” anlamındaki sözleri aslında Erdoğan’a açık mektup niteliğinde.
Siyaseti “Seks, Yalanlar ve Video” yöntemleriyle sürdürmenin bir sınırı var ve o sınır hâlâ aşılmadıysa aşılmak üzere.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e kaybettiği ancak istinaf mahkemesinde yok sayılan 2023 kurultayı öncesi TBMM Grup…
İstinaf Mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla polisin CHP Genel…
Dünya enerji dengeleri bugün yeniden şekilleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’tan sadece birkaç gün sonra Rusya…
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve atanmış Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kurban Bayramının ilk…
Doğu-Güney Doğu Anadolu turumuzda sıra Türkiye’mizin dünya mirası listesine giren yirmi bir noktasından biri olan…
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, T24’te Hasan Cemal ve Gökçer Tahincioğlu’na “Artık iki CHP…