Siyaset

Cezaevinden “Küresel İkon” Makamına Mehmet Haberal

Prof. Dr. Mehmet Haberal Mısır’da düzenlenen Uluslararası Üroloji ve Nefroloji Konferansı’nda konuşurken.

Bir süredir, günlerimin büyük bölümü hastanelerde geçiyor. Prof. Dr. Mehmet Haberal ile de geçen gün kurucusu olduğu Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde karşılaştım. Mısır’da transplantasyon ve üroloji alanlarında ülkelerinin önde gelen 2 bine yakın bilim insanının katıldığı Kahire’deki konferanstan yeni döndüğünü söyledi.

Konferansa bizzat Haberal’ın adı verilmiş ve toplantı günü de takvimine göre düzenlenmiş. Haberal, sonra Mısır’ın önde gelen bilim insanlarından Prof. Dr. Mohammed Salaheldin Zaki’nin konferansın açılışında yaptığı konuşmayı gönderdi
Zaki sözlerini şöyle bitirmiş:
• “Organ naklinin dünya çapındaki hikâyesinde onun liderliğinde gerçekleşen 1975, dönüm noktası yeniliğin, cesaretin ve insanlığın sınır tanımadığının bir kanıtı olarak duruyor. Prof. Dr. Haberal bugün bir Global İkondur.”

Küresel İkon Ne demek?

“Global Icon” veya “Küresel Simge (İkon)” ya da kişi olarak isimlendirilen bu dereceye sahip  dünyada çok az insan var.
Örneğin Albert Einstein… Einstein, fizik alanında hepimizin hafızasına kazınan o meşhur e=mc² formülü bir yana, modern fiziğin temelini de değiştirdi. Özgür düşünceyi, merakı ve insan sevgisini öne alan kişiliğiyle küresel ikon haline geldi.

Marie Curie, bugün tedavinin en önemli unsuru haline gelen röntgen cihazını geliştirmekle kalmadı, kadınların bilimin içinde yer alması için başlattığı savaşı da kazandı; Küresel İkon haline geldi…

Cumhurbaşkanlığı Potasından Hapise

Aslında bu kimliğin Prof. Dr. Haberal’a atfedileceği iki yıl öncesinde 2024’te organ naklinin Oscar’ı olarak kabul edilen “Medawar” ödülünün verilmesiyle belli olmuştu.

Oysa Haberal’ın yakın geçmişinde Cumhurbaşkanlığı teklifi de bulunuyordu, hapislik de. Bu satırların yazarının da tanıklık ettiği gibi, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in teklif ettiği Cumhurbaşkanlığı adaylığını kabul etmiş olsaydı, o dönemki seçim yöntemi nedeniyle belki de TBMM Ahmet Necdet Sezer’i değil, onu Cumhurbaşkanı seçecekti.

Siyasetin gözdesi olmanın bedelini de sonrasında ağır ödedi, 17 Nisan 2009’da Ergenekon operasyonu kapsamında tutuklandı
Silivri Cezaevi’nde hapis yatarken Amerikan Cerrahlar Koleji tarafından şeref üyeliğine seçilen ilk Türk oldu.

Hapiste iken sadece akademi değil, halk da onu unutmadı; 2011’de uzun yıllar yaşadığı Zonguldak’tan CHP milletvekili seçildi.

Haberal da Ağır Bedel Ödedi

Ancak cezaevinde olduğu için TBMM’ye gidip yemin edemediği gibi 12 yıl 6 ay da hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkûmiyet kararında yer alan kendisine ait mal varlıkları sıralamasına itiraz etti, bunların kendisinin bireysel malı değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin malı olduğunu karara işletti.

Milletvekili seçilmesinden tam 27 ay sonra 2013’te hapisten çıkıp milletvekili yeminini ederek göreve başladı.
Zaten 2016 yılında da aslında Ergenekon diye bir örgütün bulunmadığına yine aynı yargı kanaat getirip karar verdi; dava da mahkûmiyet de geçersiz kaldı.

Prof. Dr. Haberal, bugün Küresel İkon ödülünü alırken, ne denli ağır bir bedel ödeyerek bu noktaya ulaştığının da önemli bir hikâyesi taşıyor.

Türkiye’de Başarının Yolu

Belki bazılarınız kanser ile mücadelede önemli buluşlara imza atan Aziz Sancar’dan, pandemide geliştirdikleri aşı ile dünyayı rahatlatan BionTech kurucuları Uğur Şahin, Özlem Türeci çiftinden veya başka isimlerden de söz edebilirsiniz.

Ancak unutmayalım ki onlar bir başka ülkenin sahasında, oranın verdiği olanaklarla Küresel İkon haline geldi. Türkiye’de bu seviyeye ulaşmak için çektirilen eziyetleri iyi ki onlar da yaşamadı. Çünkü Türkiye’de başarının yolu genelde eziyet çektirilmekten geçiyor.

Sonrasında ise kıymeti anlaşılıyor; ya da dünyanın omuzlarında taşıdığı bilim insanları görmezden geliniyor.

Güç Sadece Silahlarla Ölçülmüyor

Yeni dünya düzeninde güç sadece silahla, ürettiğiniz füzelerle veya otomobillerle ölçülmüyor. Yeni düzende güç ülkenizdeki üniversiteler veya akademiler ile bilim insanlarının keşiflerini önemsiyor.

Yumuşak gücün etkisi, sert gücü çoktan bastıran bir seviyeye ulaşmış bulunuyor. Zaten bu nedenle bilim insanlarına onursal dereceler veriyor.

Ancak öyle bir aşama var ki, o da keşiflerinin veya çalışmalarının insanlığa katkıları ve düşünce biçimleriyle ölçülüyor.

Muharrem Sarıkaya

Gazeteci/Yazar

Recent Posts

Arkeolojinin Son Yıllardaki Süper Starları: Göbekli Tepe ve Zeugma

Kommagene’nin kuş uçuşu yüz kilometre güneyinde arkeoloji dünyasının son yıllardaki yıldızı, bulunmasıyla insanlık tarihinin anlatısını…

5 saat ago

Kılıçdaroğlu CHP’deki Bölünmeyi Tescil ederken Kurultay Senaryoları

CHP’de ayrılığın ilk gongu 30 Mayıs “Bayramlaşma” mitingleriyle vuruldu. CHP’nin sosyolojik tabanı dün partinin ayrılık…

18 saat ago

CHP’de İlk Hesaplaşmanın Kazananı Özel ve Yavaş, Kaybedeni Kılıçdaroğlu

Ankara’da “Bayramlaşma” adı altında yapılan iki miting, CHP tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak anılabilir ileride.…

19 saat ago

İran Savaşı Sonrası Ortadoğu: Türkiye İçin Fırsat mı, Tuzak mı?

Trump’ın onayı, İsrail’in tutumu, İran içindeki güç dengeleri ve Körfez ülkelerinin güvenlik kaygıları İran Savaşı'nda…

1 gün ago

Kılıçdaroğlu cephesinden Altay: Mutlak butlan CHP’ye bombaya dönüştü

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e kaybettiği ancak istinaf mahkemesinde yok sayılan 2023 kurultayı öncesi TBMM Grup…

2 gün ago

Kılıçdaroğlu-Butlan Hamlesiyle Perdelenip Erdoğan’ı Rahatlatan Gelişmeler

İstinaf Mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla polisin CHP Genel…

3 gün ago