Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Erdoğan, CHP’deki butlan krizine sert girdi. Daha nasıl taraf olunur?

Yazar: Murat Yetkin / 04 Haziran 2026, Perşembe / Oda: Siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’deki mutlak butlan bölünmesinde taraf olmadığını söyleyerek müdahil oluyor. Örtülü olarak Özel’e karşı Kılıçdaroğlu’ndan yana yaklaşıyor ve aslında davanın başlangıç noktasında kendisinin payı var.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan istinaf mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’de başlattığı kriz ve bölünme konusunda on gün ağzını açmadı. İlk gün Adalet Bakanı Akın Gürlek’in adeta eylemin sorumluluğunu üstlenir gibi karara sahip çıkmasından sonra AK Parti saflarından sadece Sözcü Ömer Çelik’in sanki konuyla hiç ilgileri yokmuş gibi açıklaması gelmişti.
Erdoğan ilk olarak 1 Haziran Pazartesi günü konuştu: “Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz,” dedi. Ancak 2 Haziran’da Özgür Özel’in “Tam ortasındasın, TOMA’nın şoförüsün” demesi üzerine, muhtemelen butlan krizinde o kadar da tarafsız görünmenin iyi olmayacağını düşündü. 3 Haziran günü, CHP’de “seçilmişler” ve “atanmışlar” arasında gerilim artarken, yine “taraf değiliz” söylemini sürdürerek CHP’ye sert girdi.

“Taraf tutmuyoruz” diye diye…

Ancak ana muhalefetin tamamına yönelik görünen “koltuk kavgası” eleştirisinin hedefinde “seçilmiş” CHP’nin bulunduğu görülüyordu.
Gece saatlerinde X hesabından da yayınladığı konuşmasının şu bölümü bunu gösteriyordu:
• “Gündemlerinde sadece koltuk kavgası var. Dün kahraman dediklerine bugün hain damgası vurmak var. Aynı muameleyi “gel” deyince koşa koşa gelen eski cumhurbaşkanı adaylarına da yapmışlardı. Kendisi “hain ve işbirlikçi” olma sırasını savdı, şimdi yerini bir başkasına bıraktı.”
Erdoğan’ın ilk bahsettiği kişinin Muharrem İnce, “bir başkası” dediğinin de Kılıçdaroğlu olduğu açık.
Cumhurbaşkanı, AK Parti’nin bu tartışmaları “güvenli takip mesafesinden” izlediğini ve bu tutumun değişebileceği ihtimalini de içeren şekilde, “inşallah” bunu bozmayacağını söylüyordu.
Sanki 1 Şubat 2024’te, yaklaşan 31 Mart yerel seçimlerini etkileyebilmek hedefiyle 4-5 Kasım 2023’te Özel’in Kılıçdaroğlu yerine seçildiği 38’inci kurultayın “şaibeli” olduğunu söyleyerek süreci başlatan Erdoğan olmamıştı.

Erdoğan mutlak butlanın neresinde?

Sanki Erdoğan’ın bu sözleri üzerine Akif Hamzaçebi 5 Şubat 2024’te “Erdoğan’ın “şaibeli kurultay” iddiasına cevap veremeyenler, cumhurbaşkanı adayı belirlemek için yola çıkmasın” diye Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu ekibine işaret etmemiş, sanki bunun üzerine Kılıçdaroğlu 7 Şubat’ta “Sükût ikrardan gelir” çıkışını yapmamış, mutlak butlan davası öyle başlamamıştı.
Sanki CHP’nin 31 Mart 2024 seçimlerinden birinci parti çıkasından bir süre sonra Erdoğan o zamanki Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek’i İstanbul Cumhuriyet başsavcısı olarak atamamış, sanki İmamoğlu ve CHP’li belediyelere soruşturma heyelanı öyle başlamamış, sanki Erdoğan iddianameler yazılıp bittikten (ve medya üzerinden psikolojik operasyon doygunluk noktasına ulaştıktan) sonra Gürlek’i Adalet Bakanı olarak atamamış, böylece soruşturmalar zinciri üst düzey siyasilerin itirafları ve parti değiştirmeleriyle ayrı bir boyuta geçmemiş, istinaf mahkemesi bu siyasi atmosferde mutlak butlan kararı vermemişti.

Bir iyi haber de Trump’tan

Gelişmelerin Erdoğan’ı -belki tam istediği gibi olmasa da- memnun ettiğine kuşku yok.
Böylelikle bir sonraki seçimi muhalefeti bölüp tahrip ederek kazanma stratejisinde mesafe alıyor.
Ana muhalefetin “seçilmiş” ve “atanmış” olarak bölünmesinin bir partide iki ayrı MYK toplantısıyla zirveye ulaştığı 3 Haziran günü Erdoğan’a bir iyi haber de dışarıdan geldi. ABD Başkanı Donald Trump 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne katılacaktı.
Üstelik, Trump yönetiminin, daha önce Arjantin’e yaptığı gibi seçim öncesi Türk ekonomisine (dolayısıyla Erdoğan yönetimine) mali destek verecek adımlar planladığı haberleri de yayılıyordu.
Diğer yandan ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve artık hem Suriye hem Irak özel temsilcisi Tom Barrack, fiilen Ortadoğu genel valiliği işlevini, operasyonu Türkiye merkezli yürüteceğini açıkça söylüyordu.
Ama Amerikancılıkla suçlanan “seçilmiş” CHP ve Özel yönetimi oluyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan da ağız dolusu CHP içi kavgada taraf tutmadığını söyleyebiliyordu.
Gelişmeler gerçekten baş döndürücü.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Dilin altındaki bakla: DEM Parti Erdoğan’ı yeniden aday yapar mı?
“Bugün CHP’yi düşman eden, yarın DEM Parti’yi düşman edebilir”
Erdoğan dışarıda sıkıştıkça içeriyi sıkıştırıyor: nereye kadar?
  • Özel’i alacaklar mı? Demirtaş’ı salacaklar mı? Neye hizmet edecek?17 Ağustos 2026
  • Erdoğan AK Parti’nin 25 yılını böyle özetledi: Yapamaz dediler, yaptık!15 Ağustos 2026
  • Yeni bir kapı açıldı: Türkiye şimdi nereye gidiyor?14 Ağustos 2026
  • Asteriks’in, Red Kit’in, Pıtırcık’ın Babası René Goscinny 100 Yaşında14 Ağustos 2026
  • “Kuriş suç örgütü” soruşturması ve Süleymancıların derin geçmişi13 Ağustos 2026
  • Geri Dönüşüm Atığı İthalatının Çevresel Etkilerinden Korunmak Mümkün mü?13 Ağustos 2026
  • Terörsüz Türkiye Sürecinin Dış Politikaya Olası Yansımaları13 Ağustos 2026
  • Petrolün Yeni Süper Gücü Yeni Stratejisiyle Çin mi Oluyor?12 Ağustos 2026
  • Terörsüz Türkiye’nin Siyasi Faturası Neden Özgür Özel’e Kesiliyor?12 Ağustos 2026
  • Terörsüz Türkiye oylaması Anayasayı Mecliste değiştirme ihtimali doğurdu12 Ağustos 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP