Siyaset

CHP seçmeni gözü kapalı ‘Evet’ mührünü Altı Ok’a basar mı?

Özel CHP’de siyaset yapma imkânı kalmadığını anladı ve artık Altı Ok da, Altı Ok’tan yeni bir kopuş da yaydan çıktı, Yeni Parti kuruldu.

Özgür Özel’in 1923 Lozan Antlaşması’nın yıl dönümünde, Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan 1920’de TBMM’yi kurarken yaptığı gibi Hacı Bayram Camii’nde Cuma namazı kılıp kurmaya karar verdiği Yeni Parti, Atatürk’ün kurduğu CHP’nin içinden doğuyor. Bu yeni partinin tutmayacağını düşünen bir kesimin gerekçesi, Anadolu ve Trakya’daki geleneksel CHP seçmeninin her hâl ve şart altında seçim günü “Evet” mührünü Altı Ok’a basacağı, elinin başka yere gitmeyeceği varsayımı.

Bu varsayımı yabana atmamak gerekiyorsa da, CHP seçmeninin zor durumlarda zor kararlar alabildiğini de hatırlamak gerekiyor.

Beyaz Güvercin-Altı Ok tercihi

Hayır, seçmenin 1950’de tek parti CHP’si içinden çıkan Demokrat Parti’ye oy verip iktidar yaptığı örneğini vermeyeceğim. İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminde çok özel koşulların dayattığı bir durumdu o.

Ama 1999 seçimleri örneği var. CHP seçmeni, DYP ile koalisyonu bozup, yani iktidar ortaklığını bırakan Deniz Baykal’ın CHP’sini yüzde 8,7 ile yüzde 10 barajının altında bırakıp TBMM dışına itti. Onun yerine önceki CHP lideri Bülent Ecevit’in DSP’sini iktidara getirdi. Doğru, Ecevit’in yönetimindeki azınlık seçim hükümeti döneminde PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yakalanıp Türkiye’ye getirilmesinin de bu sonuçta payı vardı, ama neticede CHP seçmeni Ecevit’i 12 Eylül 1980 askeri darbesi ardından yeniden CHP’yi değil DSP’yi kurduğu için “Bir bölen” lakabıyla dışlamıştı.

Buna rağmen CHP’de Baykal yönetimini cezalandırmak için “Evet” mührünü Altı Ok yerine DSP’nin beyaz güvercin amblemine bastı. Yine de Altı Ok yüzde 8,7 oy alabilmişti; Meclis dışında kalsa da sandalye dağılımını, muhtemelen DSP aleyhine etkiledi.

Ecevit örneği, İhsanoğlu örneği

Benzeri bir örnek 2002 seçimleri öncesi Ecevit’in DSP’sinin içinden İsmail Cem’in önderliğinde Yeni Türkiye Partisi’nin çıkışında görüldü. Eğer Kemal Derviş, “Meraklısı İçin Darbeler Kitabı”nda ayrıntısıyla anlattığım üzere, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in müdahalesiyle son anda cayıp CHP’ye katılmasaydı, muhtemelen YTP ve DSP gibi CHP de oy bölünmesi nedeniyle Meclis dışında kalacaktı, muhtemelen AK Parti üçte bir oyla bütün meclisin hâkimi olacaktı.

DSP’nin Ecevitler’in vefatının ardından geldiği duruma bakıp iyi bir örnek olmadığını söyleyebilirsiniz. Burada vurgulamak istediğim, CHP seçmeninin işlerin nasıl olsa düzeleceği yolunda bir devamlılık düşüncesiyle CHP’yi cezalandırma kapasitesi ve zor şartlarda zor kararlar alabilme kapasitesidir.

“Zor durumda zor kararlar” alabilmeye bir örnek olarak CHP seçmeninin, hiç içine sinmese de 2014 seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı tercihi olan Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy vermesi gösterilebilir. O seçimde de CHP seçmeninin gözü kapalı Altı Ok tercihinin tek gerekçesi AK Parti lideri Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmemesiydi. Sonuç ortada.

Altı Ok yaydan çıktı

Kılıçdaroğlu, bütün muhalif seçmeni “Erdoğan gidecek” ümidiyle heyecanlandıran, Altı Ok’a oy verdirten 2023 seçimlerinin ardından  2023 kurultayında da genel başkanlık seçimini yitirdi. Cumhurbaşkanlığı seçimini yitirmesini kabullendi ama Kurultay yenilgisini kabullenemedi. Bunu “sırtından hançerlenmek” olarak lanetledi. Özel’in arkasında, Ekrem İmamoğlu ve mali destekçilerini gördü ve nihayet 2026’da CHP’li belediyeler dava sağanağı altındayken yargı kararıyla CHP’nin başına döndü.

Özel, Kılıçdaroğlu’nun “Arınma” vaadiyle giriştiği tasfiye hareketiyle artık CHP’de siyaset yapma imkânı kalmadığını anladı, artık Altı Ok da, Altı Ok’tan yeni bir kopuş da yaydan çıktı. Okların hangi hedeflere, nasıl saplanacağını görmek için sadece seçimi beklemeyeceğiz ama. Bunda Altı Ok’u bırakamama dışında etkenler de var.

Örneğin, Özel ve yeni partinin yeni davalar, yeni yargı kararlarıyla engellenebileceği endişesi var, CHP Genel Merkezi dışında bütün muhalif kesimde.

Örneğin, Kılıçdaroğlu CHP’sinde kalan milletvekillerinin de hatta yeni partiye kopan bazı milletvekillerinin tereddüdünde de Özel’in ekibindeki bazı isimlere duydukları tereddüdün payı var; bunu gözeteceklerdir. Yoksa örneğin CHP’de aklı ve vicdanı başında kimsenin Adana’da Zeydan Karalar’ın “kalıyorum” demesi üzerine CHP’liliğini sorgulayıp hainlikle suçlayabileceğini sanmıyorum.

CHP bir cezanın daha eşiğinde

Söylemek istediğim ne Kılıçdaroğlu’nun kendilerini zor durumda bıraktığına inanan seçmenin nasıl olsa işlerin düzeleceği inancıyla “Evet” mührünü Altı Ok’a basacağına bir garantisi olduğu, ne de Özel’in halen muhalif seçmenin kendisine, mücadeleci öncülüğüne gösterdiği sempatinin seçimde onları Altı Ok alışkanlığından vazgeçireceğinin bir garantisi olduğudur.

Ama bu haliyle Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin ilk seçimde seçmenden 1999’dakine benzer bir cezalandırmanın eşiğinde olduğu görülüyor.

Bunun sonucu Erdoğan’ın Terörsüz Türkiye süreciyle, yapabilirse DEM ve belki de sadece CHP’nin Meclis’te kalan varlığıyla bir erken seçim zorlayıp bir kez daha koltuğunu koruması olabilir.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Ne Af Ne İmralı: Öcalan İçin Üçüncü Bir Yol Mümkün mü?

Türkiye'nin yeniden ivme kazanan çözüm sürecinde hazırlanan çerçeve yasa yalnızca PKK'nın silah bırakmasını ve örgütün…

2 gün ago

Kurtulmuş: Türk-Kürt kardeşliği için Meclis tatile girmeden yasa çıkar

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine yasal zemin sağlamak için gereken “çerçeve yasa” için…

2 gün ago

Özel CHP’den ayrılıp yeni parti kuruyor, yedek bir parti de hazır

Beklenen oldu: Özgür Özel “Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak geldiğini” söylediği 21 Temmuz’daki CHP…

3 gün ago

Türkiye uzayda işbirliği için Artemis Anlaşmalarına neden katılmadı?

Uzay artık yalnızca bilim insanlarının, astronotların veya savunma planlamacılarının ilgi alanı değil. Küresel ekonomi yeni…

4 gün ago

İspanya’nın şampiyonluğu neden Gazzelileri sokaklara döktü?

İspanya’nın Arjantin’i 1-0 yenerek 2026 Dünya Futbol Şampiyonu olmasına en anlamlı kutlamalardan biri Gazze’deydi. Filistinliler…

4 gün ago

F-35’leri konuştuğumuz Graham öldü, Erdoğan bu Trump’a mı güveniyor?

“Bu Trump’a mı?” diye sorarken, Ankara hiç duymak istemese de 2018’de Rahip Andrew Brunson’un tahliyesi…

5 gün ago