Birbiri ardına, aynı salonda düzenlenen grup toplantılarında Kılıçdaroğlu CHP’nin özlediği eski güzel günlerini geri getirmeye, Özel ise Yeni Parti ile farklı bir siyaset yolu açmaya vurgu yaptı. (Foto: Yeni Parti ve CHP basın büroları)
Yargının 2023 CHP Kurultayı’nı tümden hükümsüz, yani mutlak butlan ilan edip Kemal Kılıçdaroğlu’nu Özgür Özel yerine genel başkan atamasından ve Yeni Parti’nin kurulmasından sonra her iki parti de ilk açık grup toplantılarını 4 Ağustos’ta yaptı.
Her iki grup toplantısını da izleme imkânı buldum.
Peşinen söylemeliyim ki her iki partide de bu kopuştan dolayı burukluğunu gizlemeyenler olsa da artık yolların sadece resmen değil, fiilen de ayrıldığı gözlenebiliyor.
Özgür Özel’in “Yeni Parti” diyerek başlatacağı bir cümleye, “Cumhuriyet…” diye başlayıp sonra gülüşenlere “Gülme. Olur o kadar… İlk günün günahı olmaz” diye karşılık vermesi gibi dil sürçmeleri bir süre daha görülebilir. Ama yollar ayrılmış. Bunun belki istisnası tabanlarından CHP için oy isteyerek seçilen belediye başkanlarıdır. Zaten her iki parti de belli isimler dışında geri dönüşlere açık, görebildiğim kadarıyla.
Her iki parti yönetimi de bu grup toplantılarını gövde gösterisi ve manifesto zemini olarak görmüş, ona göre hazırlanmıştı.
Önce Yeni Parti (11.30), ardından CHP (13.30) grup salonları, ki aynı salon, tıklım tıklım doluydu. Ek olarak CHP Meclis girişi önüne Kılıçdaroğlu’na tezahürat yapan vatandaşlar getirmişti; CHP görevlileri çektikleri videoları daha sonra sosyal medyada “mahşerî kalabalık” diyerek yayınladı.
Ancak kalabalıklar arasında fark vardı. Yeni Parti kitlesi daha politize, CHP’nin kitlesi daha sivildi. Yani torunlarının elinden tutup gezmeye getirir gibi Kılıçdaroğlu’na desteğe getirilmiş büyükanneler de vardı.
Grup toplantısında atılan sloganlar da politik ayrışmanın işaretlerindendi.
Yeni Parti grup toplantısında en çok atılan sloganlar; “İktidar, iktidar, iktidar”, “Özgür Türkiye, özgür gelecek” ve “Bu kara düzeni değiştireceğiz” sloganlarıydı.
CHP Grup toplantısındaysa Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Adalet Yürüyüşü”nün simgesi “Hak hukuk, adalet”, “Gençliğin umudu Kılıçdaroğlu” ve AK Parti gruplarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için söylenen sloganlardan tanıdığımız “Dik dur eğilme, bu millet (ya da sloganı atan il, ilçe örgütü hangisiyse) seninle” sloganıydı.
Kılıçdaroğlu’nun verdiği mesajların özü, tepki çeken “arınma” sözcüğünü kullanmasa da, CHP’nin “malı götürenlerle” birlikte olmayacağı, yoluna “ahlaklı” siyaseti koruyarak devam edeceğiydi. Siyasi ahlak yasasını zamanında Meclis’e ilk getirenin kendisi olduğunu hatırlattı. Ama bunu yaparken CHP’den seçilmiş belediyelere operasyonlardan ve tutuklamalardan söz etmedi. Hatta, “Çalan bendense kalsın demeyiz” gibi, “Villalarla, arsalarla işimiz yok” gibi ifadelerle savcıların CHP’li belediyelere yönelik suçlamalarını kastettiğini anlayan anladı.
Özel ise yeni siyaset anlayışına ağırlık verdi. İlçe ve il başkanlarından genel başkana dek parti içindeki seçimleri delegeler değil, üyeler yapacaktı. Ama sadece aidatını veren üyeler; uygulayabilirlerse, bu Türk siyasetinde gerçekten bir yenilik olur. Partide kim hangi iş grubu ya da lobi grubuyla görüşürse, siyasi ahlak gereği kaydı tutulacaktı, malvarlıkları açıklanacaktı, şeffaf olunacaktı. Her kademede geçerli olmak üzere, bir kişi o görevi en fazla üç yıl yapacaktı. Kendisi ise ilk seçimde Yeni Parti’yi birinci parti çıkarmazsa hemen kurultay ilan edecekti, kendisi de aday olmayacaktı.
Tutulabilirse güzel vaatler.
Özetle, Kılıçdaroğlu CHP’nin kendi özlediği eski güzel günlerini geri getirmeye, Özel ise yeni bir siyaset yolu açmaya vurgu yapıyordu.
Biri geçmişi koruma, diğeri geleceğe yönelme odaklıydı.
Hem CHP’nin hem de Yeni Parti’nin karşı karşıya olduğu sorunlar belli.
CHP’de mahkeme kararıyla geri gelen Kılıçdaroğlu’nun yönetiminin yargı ve yasalarla bir sorunu yok, ama seçmen gözünde meşruiyet sorunu var. Meclis’e “mahşerî” izleyici kitlesi getirmek de bir şey, ama Özel gözünü kırpmadan sokağa çıkabilen, kalabalıkların içine girebilen bir siyasetçi; halihazırda Kılıçdaroğlu o noktadan uzak.
Özel ve yeni partinin sorunuysa, belediye davalarından kaynaklanan mevcut ve gelecekteki yüklerin yanı sıra yasalar ve yargıdan kaynaklı engeller olabilir. Karşısında, eğer AK Parti dokunulmazlık dosyalarını Meclis’e getirirse “aklanıp gelsinler” diyebilecek ihtirasta bir kararlılık bulabilir.
Doğrusu, “Terörsüz Türkiye” ya da bakış açınıza göre “Çözüm” sürecinin açılış yasasının geçtiğimiz hafta Meclis’ten…
Bu yaz sinemalarda milyonlar Christopher Nolan'ın The Odyssey'sini izliyor. Matt Damon'ın Odysseus'u, Truva dönüşü Akdeniz'de…
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da “kuyu tipi” adı takılan, Çorlu, Karatepe’deki Y-Tipi Cezaevi’ne konulduğu…
Bu yazıda futbol Dünya Kupası’nın tarihine biyolojideki coğrafi varyasyon fikriyle bakmayı öneriyorum. Biyolojide coğrafi varyasyon,…
Türkiye yine haklı olarak gururlu. Filenin Sultanları, Brezilya’yı finalde mağlup ederek 2026 Voleybol Milletler Ligi…
Fas’tan İspanya’ya 30-31 Temmuz tarihindeki kaçak göçmen sağanağının siyasi ayrıntıları ortaya çıkmaya başladıkça şu soru…