On yıl öncesine ait bu fotoğrafta birlikte görülen Melih Gökçek ve Ahmet Davutoğlu bir zamanlar AK Parti’nin iki etkili ismiydi. İkisi hakkında da apayrı nedenlerden soruşturma açıldı. Biri Başbakanlık ve AK Parti Genel Başkanlığından, diğeri Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın isteğiyle istifa ettiklerini açıklamıştı. O dönemde neler olduğu hâlâ açıklık kazanmadı.
Öncelikle söylemek gerekiyor ki Ahmet Davutoğlu, aktif siyaseti bırakmış halde, kendisine açılan Cumhurbaşkanına hakaret davasında siyasi ve akademik etik yönünden tutarlı bir ifade verdi, tutum sergiledi. Keza DEVA lideri Ali Babacan ve Saadet lideri Mahmut Arıkan’ın ifade verirken onun yanında durup dayanışma göstermesi de… Davutoğlu’nun “Sözlerimin arkasındayım” demesiyle Melih Gökçek’in “Oğlumun somut bir işi yok, Almanya’da olduğunu haberlerden öğrendim” demesi arasında dağlar kadar fark var.
Ama şu ana dek sıraladığım isimlerin ortak bir noktası var. O da tamamının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da içinden geldiği, Necmettin Erbakan’ın Milli Görüş hareketiyle geçmişten kaynaklanan bağları.
Bu isimlerden ikisinin ayrıca bir ortak noktaları daha var.
Davutoğlu da Gökçek’te Erdoğan’ın isteğiyle seçimle geldikleri önemli görevlerinden istifa etmek zorunda kaldılar.
Davutoğlu AK Parti genel başkanlığı ve başbakanlıktan, Gökçek de Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanlığından.
İstifaya zorlanmaları kendi ifadeleridir.
Davutoğlu, 5 Mayıs 2016’daki istifa konuşmasında açıkça “Benim tercihim değil. Bir zaruretin sonucu” demişti. Yıllar sonra, Gelecek Partisini kurması ardından şunları söylemişti:
• “Yüzde 49,5 almış başbakan olarak pat diye bıraktınız sorusunu basit çerçeve olarak görürüm. (…) Ya ilkelerimden vazgeçecektim. İmar yasasından, şeffaflık yasasına, ihale yasasına kadar vesaire vesaire.”
Ardından da “Sayın Erdoğan’a bir gün sorarsınız, yüzde 49,5 almış bir Başbakan’ı kendi partisinde imza toplattırarak istifa ettirmesinin sebebini” diye eklemişti.
Melih Gökçek de 28 Ekim 2017’de ABB Başkanlığından istifa ederken şunları söylemişti:
• “Yıllarımı AKP’ye vermiş bir kardeşinizim. Merkez (Yönetim) Kurulu’nda istifam istenmiştir. (…) Benim davamda emir demiri keser.”
Gökçek, AK Parti kulislerinden yayılan “başarısızlık, yorgunluk” gerekçelerini reddederek, “Sadece ve sadece Erdoğan’ın talebini yerine getiriyorum,” diye eklemişti.
Erdoğan bugüne dek kendi tercihiyle bu önemli görevlere aday gösterilen bu iki ismin istifasını isteyip istemediğini, öyleyse neden istifa ettirdiğini açıklamadı.
Oysa şimdi her iki isim hakkında da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturmalar var.
Davutoğlu, 2021 yılında Bingöl’deki bir konuşmasında “Damadını bakan yaptı” gibi, “Yandaşları zengin etti” gibi ifadeleri nedeniyle Cumhurbaşkanı’na hakaret etme suçlamasıyla ifade verdi.
Muhalif belediye başkanlarının daha hafif suçlamalarla şafak operasyonları çekilerek gözaltına alındığı, tutuklandığı bir dönemde, soruşturmaya kıymet vermediğini gösterircesine sakız çiğneyerek geldiği adliyede “Yurt dışına kayıt dışı para çıkarmak” suçlamasıyla ifade verdi.
Erdoğan’ın Davutoğlu’nu da Gökçek’i istifa ettirip ettirmediğini, ettirdiyse nedenini açıklamasının bence tam sırası.
Örneğin Davutoğlu, “İlçe başkanı yapacak adam bulamayız” eleştirilerine yol açan imar, ihale ve siyasette şeffaflık yasası vadettiği için mi istifa ettirildi?
Örneğin Gökçek, Bülent Arınç’ın “Ankara’yı Cemaate parsel parsel sattığı” iddiası nedeniyle mi yoksa, yüz milyonlarca doların gömüldüğü Ankapark skandalı nedeniyle mi istifa ettirildi?
Yanıt bulmanın tam sırası.
AK Parti hükümetlerinde Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve parti genel başkanlığı yapmış olan Ahmet Davutoğlu bugün…
Yılın üçte ikisini tamamladık. Önce mevcut ekonomik durumu ele alacağım. 6 Eylül Pazar günü 2027-2029…
ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Ukrayna savaşını konuşmak üzere 5 Eylül’de gittiği…
Barış süreçleri yalnız müzakere masasında değil, siyasetin günlük akışı içinde de kazanılır veya kaybedilir. Bunun…
Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı 2026 Avrupa şampiyonu oldu. Filenin Sultanları, 6 Eylül’de oynanan…
Her musibette bir hayır varmış denir ya… 2 Eylül akşamüzeri Panora AVM’den çıkıp araçların durarak…