Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Bir diplomatın gözünden “kolorduya bedel” istihbaratçı Kâşif Kozinoğlu

Yazar: Murat Yetkin / 11 Eylül 2026, Cuma / Oda: Siyaset

15 yıl önce tutuklu yargılanırken Silivri Cezaevi’nde öldüğü açıklanan MİT subayı Kâşif Kozinoğlu’nun dosyasının yeniden açılması sonuç getirebilecek mi?

Apar topar kapatılınca unutulacağı düşünülen “soğuk dosyaların” yeniden açılması son dönemlerde alınan en isabetli kararlar arasında. Siyasi davalardaki tutumlarıyla serbest siyasi rekabeti engellemekle, dolayısıyla demokrasimizin zaten sorunlu kalitesine zarar vermekle eleştirdiğim Adalet Bakanı Akın Gürlek, cinayetler başta olmak üzere soğuk dosyaların üzerine gitmek üzere kurduğu ekibin 6 faili meçhul cinayeti daha aydınlattığını açıkladı. Şimdiye dek iki cinayeti özellikle izliyordum: Biri devletin gücünü ahlaksızca kullanan zorbaların ortadan kaldırdığı Gülistan Doku, diğeri de onlarca yıldır bizim yazmaktan, devletin de kulağının üstüne yatmaktan bıkmadığı gazeteci Uğur Mumcu suikastı. Şimdi yakından izlediğim “soğuk dosya” soruşturmalarına Kâşif Kozinoğlu da eklendi.
Kozinoğlu’nun Orta Asya’ya uzanan en tehlikeli görevlerini gözeten, kimilerinin talimatını verip raporunu yazmış olan bir Türk büyükelçisinin tanıklıklarını aktarmadan önce okurların hafızasını tazelemek isterim.

Neden Kâşif Kozinoğlu?

Kozinoğlu, özel harekât kökenli bir istihbaratçıydı. Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın en seçkin birimi sayılan ve Ergenekon-Balyoz serisi davalar sürecinde 2014’te lağvedilen Muharebe Arama Kurtarma (MAK) birliğinin 1992’deki kuruluşunda yer aldı.
1995’te emekliliğini alıp Millî İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) geçti. Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan dahil dış görevlerde bulundu.
Daha sonra mahkemede verdiği ifadesine göre, Kozinoğlu 2010’da dönemin MİT Müsteşarı, şimdi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından Asya Bölge Komutanlığından Asya Başmüşavirliğine atandı. 2010 Eylül ayından sonra 5 dış göreve gönderildiğini son görevindeyken, bir soruşturma için ifadesine başvurulacağı söylenince, kaçmadı, saklanmadı, 9 Mart 2011’de Türkiye’ye döndü. 10 Mart 2011’de bir dönem iktidarın gözbebeği olan ve halen aranmakta olan Fethullahçı Savcı Zekeriya Öz tarafından sorgulandı, Oda TV davasından tutuklandı. Sekiz ay Silivri’de tutulduktan sonra nihayet hâkim karşısına çıkarılmasından 13 gün önce 13 Kasım 2011’de kalp krizinden öldüğü duyuruldu.
Yargının siyasi ihtiyaçlara açık olduğu bir başka dönemdi: Kozinoğlu’nun ölümü üzerine açılan soruşturma takipsizlik gerekçesiyle kapatıldı.

Bu defa sonuç alınabilecek mi?

Şimdi raftan indirilen dosyada Kozinoğlu’nun gerçekten doğal nedenlerle mi öldüğünü, yoksa öldürüldüğünü mü araştırılıyor; en azından açıklama bu yönde. Kuşkular ise o Kozinoğlu’nun o dönem Fethullahçı, şimdi FETÖ olarak anılan yasa dışı örgütün, Balkan ve Orta Asya coğrafyasındaki faaliyetine engel görülerek ortadan kaldırılmasında yoğunlaşıyor.
Açık konuşacağım. Bu tür konularda sisteme güvensizliğim nedeniyle, bugün, 11 Eylül’de DNA bulguları için planlanan mezar aşma işleminin 12 Eylül’e ertelendiğini okuyunca ilk aklıma gelen, yine bazı ellerin, bazı gerçeklerin ortaya dökülmesini engellemek için devreye mi girdiği oldu.
Yanılmayı canı gönülden isterim. Ama bir zamanlar Fethullahçılar için geçerli olan, Süleymancılar için de geçerli olduğu anlaşılmaya başlayan koruma kalkanlarının gri dünyada ne zaman ne amaçla devreye gireceğinden emin olmak zor.
Gelelim emekli Büyükelçi Bilge Cankorel’in Kâşif Kozinoğlu gözlemlerine ve tanıklıklarına.

Afganistan, 1995, iç savaş, Taliban

Deneyimli diplomat Bilge Cankorel, emekliliğinin ardından yayınladığı “Bir Dönem Biterken-Bir Diplomatın Seyir Defteri” Cankorel kitabında Kozinoğlu’yla ilgili gözlem ve tanıklıklarına ayrıntılı olarak yer verir.
Cankorel 1995-1997 arasında, yani Afganistan’da iç savaşın bütün şiddetiyle sürüp Taliban’ın yönetimi ele geçirdiği dönemde Türkiye’nin Afganistan Büyükelçisiydi.
MİT’e yeni girmiş olan Kozinoğlu, o sırada MİT Müsteşarı olan Sönmez Köksal tarafından Orta Asya sorumlusu olarak Kâbil Büyükelçiliği emrine gönderilmişti; resmi görevi Mezarı Şerif Başkonsolos Müşaviriydi.
Konularla ilgisi nedeniyle eklemek zorundayım: Kâbil Büyükelçiliğine bağlı, Kuzeyde, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan sınırlarına yakın ve çatışmaların merkezindeki yerlerden biri olan Mezarı Şerif Başkonsolosu (daha sonra New York Başkonsolosu, Kiev ve Moskova büyükelçisi atandıktan sonra) halen Dışişleri Bakanlığının Doğu Avrupa, Güney Kafkaslar ve Orta Asya Genel Müdürü olan Mehmet Samsar idi.
Fazla uzatmadan, Cankorel’in tanıklıklarından aktaralım.

“Kolorduya bedel istihbaratçı”

• “[Mezarı Şerif] Başkonsolosluğumuz MİT Müşaviri, “bir kolorduya bedel” diye isimlendirdiğim emekli özel harekât yarbayı Kâşif Kozinoğlu da en zor görevleri başarıyla yerine getirirken, aynı zamanda gösterişli fiziği ve sosyal davranışlarıyla halkın ve yerel yönetimin sevgilisi olmayı başarmıştı.”
Cankorel, Taliban’ın Kâbil’e girmesiyle Cumhurbaşkanı Burhaneddin Rabbani’nin “gidecek başka güvenli yeri olmayan” Mezarı Şerif’e sığınıp, oradan Türkiye’ye geçmek istediğini, o arada Kuzey’de, Türkiye ile yakın ilişkileri olan Özbek lider Raşid Dostum ile rakibi Malik Han ile çatışmalarını ayrıntıyla anlattıktan sonra bir örnekle devam ediyor:
• “Mezarı Şerif’e ulaştık. Samsar ve Kozinoğlu tarafından karşılandık. Dostum beni cepheye çağırdı. Tabii, gitmem uygun olmayacağı için Kozinoğlu’nun tebdili kıyafetle cepheye giderek mesajımı iletmek üzere hazırlanmasını istedim. Kozinoğlu beş dakika içinde uygun bir yerli kıyafetle karşındaydı.
Cankorel “İki saat içinde helikopterle ve bir süre de at sırtında savaş bölgesine gidip dönen Kozinoğlu’nun getirdiği cevap…” diye o günkü Afganistan-Orta Asya siyasetine devam ediyor anılarında.

Ve Silivri’den ölüm haberi

Cankorel, Kozinoğlu’nun ölüm haberini aldığındaki tepkisine de yer vermiş anılarında:
• “Silivri Tutukevinde vefatını büyük üzüntüyle karşıladım. Görev anlayışı daha çok devlet terbiyesi, köklü ve dünyada nesli tükenme yolundaki bir millî geleneğin unsuru olmakla izah edilebilir sanıyorum.
• “Sivil bürokrasimizde taltif boyutunun eksikliğinin bilinci içinde, Kâbil Büyükelçiliğimiz ve Mezarı Şerif Başkonsolosluğumuzdaki bu görevlilerimizin her birinin fedakârca ifa ettiği görevlerinde birer kahramanlık örneği oluşturduklarını bu vesileyle kaydetmeyi borç bilirim.”
Emekli Büyükelçi Cankorel’in borcunu bu kayıtla ödediğini söyleyebiliriz.
Kozinoğlu’nun gerçekten doğal sebeplerle mi öldüğü, öyle bile olsa kanıt dahi olmadan neden tutuklanıp cezaevine konduğu, orada bazı şeyleri söyleyip mahkeme kayıtlarına geçirmesin diye mi, tutuklanıp birilerinin işlerine engel olduğu için mi öldürüldüğünü açıklamak da bir borcun ödenmesi olacak.
Dün ya da bugün, hiç kimsenin yaptığının yanına kalmayacağının bilinmesi açısından da yararlı oluyor soğuk dosyaların açılması; baltalanmayacağını ümit ederim.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Afganistan, Akın Gürlek, Kâşif Kozinoğlu, mit, Özel Kuvvetler, Silivri Cezaevi, Zekeriya Öz

OKUMAYA DEVAM EDİN

AB’nin Stratejik Körlüğü: Made in Europe ve Türkiye
Salgınla mücadeleye işçi sendikaları da katılmalı
Bir Valinin Bisikleti, Bir Ülkenin Zihniyeti
  • Bir diplomatın gözünden “kolorduya bedel” istihbaratçı Kâşif Kozinoğlu11 Eylül 2026
  • Türkiye’nin PISA’dan aldığı iyi haberi nasıl okumak gerekir?11 Eylül 2026
  • Yavaş’ın Erdoğan’la görüşmesi ne teslim ne isyan; başka türlü bir şey10 Eylül 2026
  • Zeynep Çelik: Mîmârî politik bir meseledir. Avrupa Şark’ı bilmez10 Eylül 2026
  • Türkiye-ABD ilişkileri zirvesindeymiş. İnanalım mı?10 Eylül 2026
  • Akademisyenlere sosyal medya engeli: mesele kazanç değil, gözdağı10 Eylül 2026
  • MetroPOLL: halkın yüzde 70’i PKK’nın silah bırakacağına inanmıyor9 Eylül 2026
  • Erdoğan, Davutoğlu ve Gökçek’i neden istifa ettirmişti?8 Eylül 2026
  • Erdoğan’a hakaretle suçlanan Davutoğlu: sözlerimin arkasındayım7 Eylül 2026
  • Adı “Güncelleme”: Ekonomide Tutturulamayan Hedefler ve Yeni OVP7 Eylül 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP