
AK Parti’nin eski bakan ve genel başkan yardımcılarından Fatma Betül Sayan Kaya, fon krizi soruşturmasında suç örgütüne üye olma şüphesiyle tutuklandığı ifadesi için İstanbul Adliyesi’nde gözyaşı dökerken görüntülendi.
Fransız Devrimi’nden kalan sözdür: her devrim çocuklarını yer.
Daha önce Amerikan Devrimi’nde, daha sonra Rus Devrimi’nde, hatta Cumhuriyeti getiren Türk Devrimi’nde de devrimin öncü kadrolarından bazıları iktidarın yeni sahipleri tarafından tasfiye edilir: kimi giyotinle, kimi evlerinde sessizliğe mahkûm edilerek. Buna devrimin çocuklarını yemesi denir.
Son iki gündür, çok değil, iki ay önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın manevi kızı mertebesindeki Fatma Betül Sayan Kaya’nın adliyede ifade verdikten sonra tutuklanınca, başı önde gözyaşı döktüğünü gösteren baktıkça bu ifadeyi, daha doğrusu tam tersini düşünüyorum. Erdoğan’ın “Hiç ummadığınız insanlar bu işlere girmişler” yakınmasının ertesi günüdür.
Erdoğan ve diğer AK Parti ileri gelenleri sık sık bir “AK Parti Devrimi” iddiasını dile getiriyorlar.
Ama bizler, AK Parti iktidarının çocuklarının iddia ettikleri “AK Devrimi”nin içten içe yiyip bitirdiğine tanık oluyoruz.
FBSK neyin simgesi?
Fatma Betül Sayan Kaya, tam da Erdoğan muhalefeti parçalayıp bir dönem daha iktidara yöneldiği sırada AK Parti’nin çocukları tarafından yenilmesinin simgesine dönüştü.
Üstelik birkaç gün sonra Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin ismini ifşa edeceğinden habersiz, fondan kaçmanın tam eşiğindeyken Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yağ çeken ahlakçı mesaj filan atmışken.
FBSK siyasetçiydi. Erdoğan onu bakan yapmıştı, partisinde yardımcısı yapmıştı. Siyasetçiydi yani.
Başka siyasetçiler olduğu da konuşuluyor.
Bazı etkili AK Partililer, örneğin TBMM Grup Başkan Vekilleri Özlem Zengin ve (önceki Adalet Bakanlarından) Abdülhamit Gül, yukarıdan susun talimatı gelene kadar bu isimlerin bir an önce açıklanmasını istiyorlardı. Bu işlere girmeyenler töhmet altında kalmak istemiyor. Ama TBMM soruşturması istenince taleplerini sessizliğe çektiler. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş talebinde ısrarcı.
Oysa herkes “tam listenin” nerede olduğunu biliyor: Merkezî Kayıt Kuruluşunda. Peki, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek neden talimat vermiyor da “mümkünse” açıklanmasından yana olduğunu söylüyor? Çünkü yargı, listeyi soruşturmanın gizliliği perdesi arkasında tutuyor.
AK Parti elitleri
AK elitler lafı boşuna çıkmıyor.
Örnek olarak şu anda güncel olan FBSK’nın durumuna bakabiliriz. FBSK, AK Parti iktidarında aile boyu yükselmiş “Sayan” soyadını taşıyordu. Ailesinin hali vakti yerinde olmasına rağmen AK Parti yönetiminde olduğu dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bursuyla yurt dışında okutulmuştu. Erdoğan ailesine yakın sayılıyordu. Fon krizi patladığı esnada Erdoğan’ın Nev York heyetindeydi.

Fatma Betül Sayan Kaya fon krizinin patladığı günlerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın heyeti içinde Nev York’taydı. (Foto: X/@drbetulsayan)
Ablası Ayşe Hilal Sayan Koytak, 2017’de siyasi atamayla büyükelçi olmuş, 2026’da fon krizinin ortasında Helsinki Büyükelçiliğine getirilmişti. Erkek kardeşleri Ömer Fatih Sayan da yıldızı AK Parti döneminde parlayan bürokratlardan: daha önce Bilgi Teknolojileri Kurulu Başkanlığı, Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanlığı, Ulaştırma Bakan Yardımcılığı yapmıştı; şimdi EPDK üyesi.
Şu anda fon krizi soruşturması nedeniyle görevden alınan, adli kontrolle tahliye edilen, tutuklanan bürokratlara bakın lütfen.
Aralarında AK Parti iktidarından önce göreve başlamış, terfi almaya başlamış kaç bürokrat var?
Aynı şekilde fon şirketlerindeki isimlere bakın. Aralarında işini AK Parti iktidarından önce kurup dünyayı kazanmaya başlamış kaç kişi var?
Bürokratik oligarşi
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in dediği gibi, devletin üst bürokrasisinde deneyimli bürokratlar arasında suç ortağı bulanlar arasında AK Parti iktidara geldiğinde daha ilkokula, ortaokula başlamamış kaç yatırım dehası var?
Her biri birden fazla devlet kuruluşunun yönetiminde. Hem birden fazla gelir sahibi hem de bağlantılı kuruluşlarda neler olup bittiği aynı “elit” insan kaynakları havuzunun içinde kalıyor.
Bu oligarşik bir yapılanmadır. AK Parti öncesinde çok şikâyet edilen “bürokratik oligarşinin” çeyrek asır sonra devlet ihalelerinin paylaşımı ve anlaşılan şimdi de denetimsiz fon ve borsa hileleriyle hortlamış şeklidir karşımızda duran.
Fon krizinin ortaya çıkardığı bir başka örüntü de var. Yeni Parti lideri Özgür Özel’in TBMM kürsüsünden “Atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, soyulan AK Partili” sözü AK Parti tabanında yankılanıyor.
AK Parti ekosistemindeki yeni elitlerin çocukları, yeğenleri, anne babaları dava arkadaşı olanların, hemşerilerinin aynı okullardan mezun çocukları yıllarca iktidarın nimetlerini yedikten sonra şimdi gözü doymazlıklarıyla AK Parti iktidarını yiyorlar.


