Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Kardeş kardeşi vurur mu? ABD, Türk SİHA’sını düşürdü

Yazar: Hasan Göğüş / 09 Ekim 2023, Pazartesi / Oda: Siyaset

7 Ekim sabahı Hamas’ın İsrail’e şok saldırısı ile başlayan gelişmeler, 5 Ekim’de bir Türk insansız hava aracının (SİHA) ABD hava kuvvetlerine ait bir F-16 savaş uçağı tarafından düşürülmesini gündemde geri plana itti. Olayın ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Amerikan mevkidaşı Lloyd J. Austin ile telefonda görüştü. (Foto: AA) 

7 Ekim sabahı Hamas’ın İsrail’e şok saldırısı ile başlayan gelişmeler, 5 Ekim’de bir Türk insansız hava aracının (SİHA) ABD hava kuvvetlerine ait bir F-16 savaş uçağı tarafından düşürülmesini gündemde geri plana itti. Dış politikayı takip eden birkaç köşe yazarı haricinde kimsenin fazla ilgi göstermediği aslında manşetlere çekilebilecek bu vahim olay da unutuldu gitti.

Oysa 5 Ekim’de ittifakın yarım asırlık tarihinde ilk kez bir ülkenin insansız da olsa bir savaş aracı, diğer bir müttefik ülke uçağı tarafından bilerek ve isteyerek hedef alınarak düşürüldü. Aslında savaş tarihinde dost ateşiyle (friendly fire) aynı cephede yer alan ülkelerin birbirlerini yanlışlıkla vurması yaşanmamış bir olay değil.

ABD ve Muavenet muhribinin vurulması

ABD’nin bu konuda da Türkiye’ye karşı sicili bozuk. Bundan 31 yıl önce yine bir ekim ayında, 2 Ekim 1992’de Türkiye’nin Muavenet muhribi Ege’de icra edilen “Kararlılık Gösterisi-92” tatbikatı sırasında ABD’nin Saratoga uçak gemisinden ateşlenen iki adet Sparrow füzesiyle vurulmuştu. Bu elim olay sonucunda gemi komutanı dahil 6 gemi personeli şehit düşmüş, Muavenet de hizmet dışı kalmıştı.

O tarihte de bazı çevreler, tatbikat senaryosunun gerçek atış içermemesi, füzelerin doğrudan kaptan köşküne isabet etmesi, Sparrow füzelerinin kullanılmasının zaman alan belirli bir prosedür gerektirdiği gibi gerekçelerle Muavenet olayının kaza değil saldırı olabileceğini ileri sürdüler. Ama 1990’lı yılların başında Türkiye-ABD ilişkileri bu iddiaların gerçek olabileceğini tasavvur bile ettiremeyecek bir seviyede seyrediyordu. Sonuçta Amerika hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına yüklü birer tazminat ödedi. Muavenet’in yerine de indirimli fiyattan firkateynler verdi.

Ortada kalan sorular

Bugün geldiğimiz noktada ise Amerikan Savunma Bakanlığı’ndan üniformalı bir subay mikrofonların karşısına geçerek büyük bir marifet yapmışlar gibi Türk SİHA’sını düşürdüklerini itiraf ediyor. Hiçbir özür ifadesi yok. Aksine SİHA’nın ABD tarafından ilan edilen uçuşa yasak bölgeye girdiğini, Türkiye’nin ABD kuvvetlerini hedef aldığına dair ellerinde herhangi bir kanıt bulunmadığını, Amerikalı komutanların SİHA’yı tehdit olarak değerlendirerek meşru müdafaa hakkını kullandıklarını iddia ediyor.  Birleşmiş Milletler Anlaşmasının meşru müdafaa hakkına ilişkin meşhur 51.maddesi ancak bu kadar geniş yorumlanabilir.

5 Ekim hadisesi gündemden düştü ama cevaplanması gereken bir dizi soru ortada kaldı. Düşürülen SİHA’nın tam kimlik bilgileri neydi? Tam olarak nerede düşürüldü? ABD tarafından iddia edildiği gibi angajman kuralları uyarınca gerekli uyarılar yapıldıysa neden geri çekilmedi? Resmi açıklama için neden ABD tarafı beklenildi? Askeri bir konuda açıklamayı niçin Dışişleri Bakanlığı yaptı?

Dışişleri açıklaması

Dışişlerinin açıklaması da evlere şenlik nitelikte. 6 Ekim’de yapılan 246 sayılı açıklama “Irak ve Suriye’de PKK/YPG Terör hedeflerine yönelik operasyonlarımız hk” başlığını taşıyor.  SİHA’nın kaybedilmesi beş paragraflık açıklamanın üçüncü paragrafında bir cümleyle geçiştirilmiş. Bir sonraki paragrafta da söz konusu hadisenin devam etmekte olan operasyonun icrasını ve tespit edilen hedeflerin vurulmasını hiçbir şekilde etkilemediği belirtiliyor. İnsan ister istemez dayak yiyen çocuğun “acımadı ki” diye avunmasını hatırlıyor.

5 Ekim’deki SİHA’nın düşürülmesi ABD’nin YPG/PYD’yi terör örgütü olarak tanımamakla kalmayıp gerekirse korumaktan kaçınmayacağı mesajını içermesi açısından önemli. Türkiye ise ABD’ye gerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın üçüncü taraflara yönelik uyarısıyla gerek Amerikan askerlerinin burnunun dibinde uçurduğu SİHA’larıyla ABD’ye gerekli mesajları verdiğini düşünüyor.

Bakalım kim kimin mesajını alacak?

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: ABD, Dışişleri Bakanlığı, F16, operasyon, SİHA, Suriye

OKUMAYA DEVAM EDİN

Öğretmenler tüm Türkiye’de iş bıraktı: “Daha kaç canımızı vereceğiz?”
Avrupa seçimlerinde ulusalcı sağın yükselişi ve Türkiye
Ankara’da sürpriz gelişme: Erdoğan, Biden’a hazır
  • Mansur Yavaş CHP’den istifa etti: bardağı taşıran bugünkü rest23 Eylül 2026
  • Erdoğan-Trump baş başa görüşmesi olmadı ama İran yaptırımları devrede23 Eylül 2026
  • MİT Başkanı Kalın’ın Afganistan-Pakistan trafiği ne anlatıyor?23 Eylül 2026
  • Borsa skandalı: o yatla yurt dışına kayıt dışı para da çıkarıldı mı?22 Eylül 2026
  • Kim bu 12 kişi? Borsa zararını halk değil, vurguncular ödemeli21 Eylül 2026
  • Terörsüz Türkiye Sürecinin Eksik Ayağı: Demokratikleşme21 Eylül 2026
  • Berlin Eyalet Meclisi seçimini Sol Parti Elif Eralp ile kazandı20 Eylül 2026
  • Mehmet Uçum: Anayasa değişikliği seçimden sonra20 Eylül 2026
  • Ege Isınıyor: Türkiye’nin Ekonomik Durumunu Atalet Sayma Hatası19 Eylül 2026
  • Erdoğan-Trump görüşmesi öncesi İran’a ekonomik yaptırımlar19 Eylül 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP