Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

AİHM’den Türkiye’ye Siyasi Yargı Soruları ve Sürecin Sürdürülebilirliği

Yazar: Murat Yetkin / 13 Nisan 2026, Pazartesi / Oda: Siyaset

Macaristan’da Magyar, Orban’a karşı adaylığını açıklayıp iki yıl siyasi kampanya sürdürerek kazandı. Türkiye’de İmamoğlu Erdoğan’a karşı adaylığını açıkladıktan kısa süre sonra kendisini hapiste buldu. Şimdi AİHM Türkiye’ye İmamoğlu davasında siyasi amaçlı yargı soruları soruyor. Hafife alınmaması gereken bir sürdürülebilirlik sorunu var ortada.

Zorlu bir süreçteyiz. Bir yandan Macaristan seçimlerinde yenilenin sadece Viktor Orban’ın tek adam yönetimi olmadığını, Trumpizmin ve seçim yoluyla otoriter rejim anlayışı olduğunu söylüyoruz. Peter Magyar, Orban’a karşı aday olarak iki yıl siyasi kampanya yaptı ve kazandı.

Aynı gün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye’ye Ekrem İmamoğlu davası nedeniyle siyasi amaçlı yargı soruları ortaya çıkıyor. İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a karşı aday olduğunu ilan eder etmez içeri alındı.

Yine aynı gün İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşmeye giden DEM Parti heyetinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmelerinde Terörsüz Türkiye sürecinin selameti için “CHP üzerindeki baskı durmalı” dediğini, ama Erdoğan’ın yanıt vermeden dinlediğini öğrendik.
Geçtiğimiz hafta İran savaşının enflasyon programını daha da geciktireceğini açıklarken, mealen, bu defa sorunun 2025’te olduğu gibi içeriden kaynaklanmadığı için görülen zararın korkulduğundan az olduğunu söyledi. 2025’teki şok içeri kaynaklıydı; adını koyalım, İmamoğlu ve CHP’li belediyelere yönelik 19 Mart operasyonuydu.
Şimdiyse, bir yandan dışarıdaki savaşın sürdüğü koşullarda, içeride yeni şoklardan endişe ediyoruz. Ufukta görülen CHP’ye kapatma davası, mutlak butlan davası ve İmamoğlu davası bunlar arasında, bir nevi bile bile lâdes durumu.

Siyasi Amaçlı Yargı Soruları

Mehmet Şimşek aynı konuşmasının satır aralarına ekonomi dünyasının nedense duymamayı tercih ettiği bir cümle de sarf etti: “En önemli konu da Terörsüz Türkiye”. https://aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-simsek-turkiyenin-soklara-dayanikli-oldugunu-gecen-sene-ispatladik-bu-sene-de-ispatlayacagiz/3900823 Çünkü, Türkiye “bu sayede bölgesel entegrasyon imkanlarını” artıracaktı.
PKK’nın silah bırakması yoluyla Kürt sorununa Meclis çatısı altında siyasi çözüm arayışı “Yurtta sulh” şartının en önemli ayaklarından biri.
Peki, bağımsız yargı, ekonomide ve siyasette serbest rekabet öyle değil mi?
Türkiye’yle Macaristan elbette farklı ülkeler; koşullar farklı. Ama son yıllarda “seçim yoluyla otoriterliğe” doğru öne çıkan benzeşmeyi Macar halkı sandığı önünde bulur bulmaz bir kenara bıraktı.
Türkiye ise İmamoğlu davası nedeniyle şu sorulara muhatap durumda:
• Devletin bu davada uyguladığı kısıtlamalar, kanunda belirtilen meşru amaçlar dışında (örneğin siyasi bir amaçla) mı uygulanmıştır?
• Başvurucunun cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasına yönelik kısıtlamalar, “serbest seçim hakkı” kapsamında değerlendirilebilir mi? Hakkında açılan davalar ve siyasi amaçlı olduğu iddia edilen tutukluluk hali, başvurucunun aday olma ve seçim sürecine etkin şekilde katılma hakkını engellemiş midir?

Bu Durum Sürdürülebilir mi?

Türkiye’ye siyasi amaçlı yargı sorgulaması yapılıyor.
Siyasallaşmış yargı algısı, sadece demokrasi için değil, ekonomi için de tehdit oluşturuyor. Siyasi yargı algısı, sadece bireyleri değil, yabancı şirketleri de bir gün işi mahkemeye düşerse bağımsız ve tarafsız karar alıp almayacağı ikileminde bırakır.
Bir yandan İstanbul’u İran savaşında ışıltısı kararan Dubai’nin yerine finans merkezi haline getirmeyi düşünenlerin bunu da düşünmesi gerekiyor.
DEM Partili Pervin Buldan’dan Erdoğan’ın “CHP üzerindeki baskı” konusundaki sorulara yanıt vermediğini Cansu Çamlıbel’in T24 mülakatından öğrendiğimizi tekrar edeyim.
Yarın CHP’nin seçimle gelmiş yönetimini mahkeme kararıyla eski yönetimine devretmek, ya da kapatma davası açmanın sadece siyasi ortama değil, ekonomiye de Terörsüz Türkiye projesine zarar verebileceğini Şimşek görüyor, Öcalan da görüyor. Siz de görüyorsunuz, ben de görüyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görmemesi düşünülemez. O halde bu sürecin sürdürülebilir olmadığını da görmesi gerekir, öyle değil mi?

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

OKUMAYA DEVAM EDİN

“Gelin Hanım” korkusu Erdoğan’ı iktidardan götürebilir
Erdoğan’ın Trump umudu 25’indeki yemeğe kaldı
Pandora’nın Kutusu ve Yolsuzluğun Siyasallaşması
  • AİHM’den Türkiye’ye Siyasi Yargı Soruları ve Sürecin Sürdürülebilirliği13 Nisan 2026
  • Hazar’dan Akdeniz’e, Karadeniz’den Afrika’ya Türkiye Enerji Mimarisi13 Nisan 2026
  • Macaristan’da ekonomik kriz ve “yeni elit” yolsuzlukları Orban’ı devirdi13 Nisan 2026
  • İsrail İran’da Kürtleri Kışkırtamayınca Sinirinden Türkiye’yle Uğraşıyor12 Nisan 2026
  • Cindoruk: Devlet Mezarlığına Gömülmek İstemeyen Demokrasi Avukatı12 Nisan 2026
  • Madem CHP Batıyor, AK Parti Neden Seçime Gidip Güven Tazelemiyor?11 Nisan 2026
  • Çin-Tayvan Hattında İran Savaşıyla Eşzamanlı Gelişmeler11 Nisan 2026
  • AK Partili Vekiller Gelmiyor, Meclis Toplanamıyor; İşte Nedeni10 Nisan 2026
  • Parçalanmış Dünyada Arabuluculuk ve Barış Tasarımı10 Nisan 2026
  • “Artık Her Yer Türkiye”: Dubai’nin Yerini İstanbul Alabilir mi?10 Nisan 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP