

AK Parti Genel Başkan Yardımcılığından “affını isteyen” eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi, borsa/fon skandalından bir gün önce paralarını kurtarmadan önce dört ayda yatırdıkları paranın 13,3 katını kazanmışlar, faiz hesabıyla yüzde 1231 faize denk geliyor. (Foto: AK Parti)
Borsa/fon krizinde siyaset dünyasından ilk fire AK Parti’den geldi. Eski bakanlardan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya görevinden “affını istedi”. Bu ifade aslında tek taraflı bir kurum olan istifanın dahi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın onayına bağlı olduğu anlamına geliyor. Kaya, son Başbakan Binali Yıldırım hükümetinde Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığı da yapmıştı.
AK Partili siyasetçinin istifası, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin 26 Eylül basın toplantısında Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın o sabah SPK tarafından işleme kapatıldığı açıklanan Özata Denizcilik hisselerinden, borsa/fon skandalının patladığı 17 Eylül’den bir gün önce yüklü faiz kârıyla çıktığını öne sürmesinden saatler sonra geldi.
Dört ayda yüzde 1,231 faiz
Emre, eski bakanın Nisan’da OZATD hisselerine 63 milyon 359 bin lira yatırarak yaklaşık dört ay içinde 1 milyar 344 milyon lira çektiğini, eşi İlyas Kaya’nın ise 99 milyon 687 bin lira yatırdığı ve 826 milyon lira çektiğini öne sürmüştü. Yeni Parti sözcüsü, böylece çiftin toplam 163 milyon 46 bin lira yatırıp 2 milyar 170 milyon lira kazanç sağladığı iddia etti.
Basit hesaba göre çiftin 17 Eylül’de borsa/fon krizi çıkmasından bir gün önce ayrılması sayesinde elde ettikleri kazanç, dört ay önce yatırdıkları milyonların 13,3 katına ulaşmış. Bunu faiz hesabına vurduğumuzda yüzde 1231 faiz gelirine denk geliyor.
Muhafazakâr politikacıların Kur’an hükmü uyarınca faizi haram saymaları konusuna girip o yaman çelişkiye dikkat çekmek benim işim değil; herkes hesabını kendi verir. Ama şu soru demirden leblebi gibi bir sorudur:
Kaya çiftine el altından borsa/fon krizinin patlamak üzere olduğunu, paralarını bir an önce kurtarmalarının iyi olacağı haberini uçuran oldu mu?
Haber uçuranlar mı var?
Kimlerin Kaya çiftine haber uçurmuş olabileceğini anlamak için elimizde bazı veriler var; eminin savcılarda daha fazlası vardır.
Örneğin, İbrahim Bekçi, Ethem Umut Beytorun, Erdin Özel, Haldun Saffet İnal, Bülent Uygun, Emre Tezmen, Emir Münir Sarpyener, Kadir Boy, Kerem Alkin, Gül Ayşe Çolak ve Abdülkadir Özkanra Denizcilik hissiyle manipülasyon yapma şüphesiyle haklarında suç duyurusunda bulunulan ve iki yıl işlem yasağı getirilen isimlere bakalım: İbrahim Bekçi, Ethem Umut Beytorun, Erdin Özel, Haldun Saffet İnal, Bülent Uygun, Emre Tezmen, Emir Münir Sarpyener, Kadir Boy, Kerem Alkin, Gül Ayşe Çolak ve Abdülkadir Özkan.
Bu kişilerin 7’si Tera soruşturmasından tutuklu. Emre Tezmen ve Kerem Alkin isimleri hemen dikkatinizi çekmiştir. Bazıları adli kontrol şartıyla serbest, ikisi, Emir Münir Sarpyener ve Erdin Özel aranıyor.
O yüzden diyoruz: Pusula soruşturmasının en azından kapağı aralandı, ama asıl turpun büyüğü Tera’dan çıkabilir.
Diğer borsa/fon zenginleri
Zincirin gücü en zayıf halkası kadardır. Fatma Betül Sayan Kaya siyaset dünyasındaki saadet zincirinde kopan ilk halka oldu.
Başkaları da var mı?
Yalnızca AK Parti için de sormuyorum ama iktidarda oldukları için en fazla bilgiye erişim onlarda.
Başka partilerden, örneğin vakıflardan, dini cemaatlerden etkili isimler de çıkacak mı bu borsa-fon-faiz saadet zincirinden?
Örneğin, kamu parasını bu hisselere, fonlara yatırmış kamu kurumları, örneğin belediyeler olmuş mudur?
Peki, bilgiye erişimi olan başka mesleklerden? Kendi mesleğini başa koyarak soruyorum: gazeteciler, yargı mensupları, üst bürokratlardan isimler var mı? Varsa ön ayıklama olmadan açıklanacaklar, gerekirse yargı önüne çıkarılacaklar mı?
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 29 Eylül Salı günü yapılacağı bildirilen şu borsa/fon toplantısına dek bakalım başka neler göreceğiz?


