Türkiye son yıllarda savunma sanayisinde atılım içinde. Ancak gelişmenin tek ölçüsü ihracat olmamalı, rakamlar stratejinin yerine geçmemeli.
Gecikmenin nedeni kapasite eksikliği mi, ihmal mi, çıkar çatışması mı? Siyasi veya şahsi bağlantılar denetimin hızını etkiledi mi? Bunlar araştırılmalı.
Fon krizi bizleri mali yapıların ekonomi ve siyasete etkisi üzerine yeniden düşünmeye de zorladı. Türkiye'nin sorusu yalnızca "Kim yatırım yapacak?"…
Silahlı kuvvetler, istihbarat, emniyet, AFAD, enerji ve ulaştırma kuruluşlarıyla özel sektör aynı risk değerlendirmesi ve kriz koordinasyonu çerçevesinde çalışmalı
AB Türkiye’yi içeri almak istemeyebilir. Türkiye de bütün stratejik geleceğini bu karara bağlamak zorunda değil.
Ege'de silahlanma gerilimi yine artırıyor. Yunanistan'da Megali İdea ruhu canlandırılmamalı. Geleceğimizi geçmişimiz yönetmemeli.
Osman Gazi yüzer üretim platformuyla Filyos'a daha çok Karadeniz doğal gazı gelecek. Enerjiyle sınırlı kalmayacak bir Filyos master planı lazım.
Borsa ve fon krizlerinde dünya tecrübesinin dersi açık: Parayı takip edin. Haksız kazancı sahibinde bırakmayın. Mağdurun zararını tazmin edin.
Yunanistan, İsrail, AB ve ABD desteğine dayanarak Türkiye'nin ekonomik sıkıntılarını stratejik atalet sanma hatasına düşmemeli.
Dünyada para kıtlığı yok. Türkiye’de de yok. Asıl kıt olan uzun vadeli sermaye, güven ve mevcut parayı geleceğin doğru alanlarına…