Önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Türkiye’de özellikle de 23 Haziran seçimleri öncesinde siyaset konuşmaktan kaçınıyor, ama yurt dışında görüşlerini daha rahat ifade ediyor. Bunun son örneği 13 Haziran’da Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Adalet Divanının Barı Sarayında düzenlenen “Barış Kültürü” konferansında Orta Doğu üzerine yaptığı konuşma oldu. Gül konuşmasında “kabul etmeliyiz ki” dedi, “bu modern çağlarda
Bunun sebebi belki de siyasilerin yüz yüze konuşmaya “hamlamış” olmalarıdır. Belki tartışma kurallarının AK Parti ve CHP yetkilileri tarafından saptanması, adayların karşılıklı tartışmasına izin verilmemesidir. Fark etmez. İsmail Küçükkaya elinden geleni yaptı ama Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın canlı TV yayını tartışmalarında deyim yerindeyse dağ, fare doğurdu. Ekranların başına kilitlenen milyonlarca izleyici, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın
İstanbul’daki 23 Haziran seçim tekrarı yaklaştıkça Ankara’da artan iddialardan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs gerilimini, ya da ABD’nin son mektubuyla tırmanan S-400 krizini gerekçe gösterip edip seçimi yaptırmamaya çalışacağı iddialarının üzerinde durmayacağım. Bunların bir kısmı olgulardan çok varsayımlara dayanıyor. Ama bir başka işaret var ki, eğer Binali Yıldırım bir daha kaybederse Erdoğan’ın artık sonucu kabul etmeye
ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan tarafından 6 Haziran’da Milli Savuma Bakanı Hulusi Akar’a gönderilen mektup, yalnızca ABD’de eğitim gören Türk F-35 pilotlarının 31 Temmuz’a kadar geri döneceğini ve Rus S-400 füzelerinin alımı durdurulmazsa eğitim için yeni pilot kabul edilmeyeceğini söylemekle, yani Türkiye’ye süre vermekle sınırlı kalmıyor. Akar’ın Shanahan’a 6 Nisan’da yazdığı ve F-35 satışının
En büyük 20 ekonomiye sahip ülkenin oluşturduğu G20 grubunun 8-9 Haziran’da Japonya’nın Fukuoka şehrinde yapılacak Hazine ve Maliye Bakanları ile Merkez Bankası Başkanları Zirvesinde Türkiye’yi Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın temsil etmeyeceği ortaya çıktı. Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Türkiye’yi zirvede Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Bülent Aksu temsil edecek. Merkez
Ekrem İmamoğlu Bayramın ikinci günü Karadeniz’i salladı. Şimdiye dek kendisi de Karadenizli olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oy deposu sayılan Doğu Karadeniz sahili İmamoğlu’na CHP’nin şimdiye dek görmediği bir kitlesel coşkuyla sahip çıktı. Sahip çıktı diyorum, çünkü İmamoğlu haftalardır, yalnızca Trabzonlu olması nedeniyle, Yunanistan’da ne idüğü belirsiz bir internet sitesi üzerinden başlatılan, 1970’lerin CIA patentli kara
ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rus yapımı S-400 füzeleri ve F-35’lere etkisi konusunda ortak çalışma grubu kurma önerisine 29 Mayıs’taki telefon görüşmesi sırasında karar verdiği anlaşılıyor. Bu durum iki lider arasındaki şahsi bağların önemini ve Trump’ın Kongre’ye rağmen çıkarlarını Erdoğan’a siyasi kredi açmakta gördüğünü de gösteriyor. Erdoğan’ın aylardır cevap verilmeyen “çalışma grubu” önerisini
Sadece Süleyman Seba yoktu: Türkiye Basketbol Federasyonunun kurucu başkanı, Milli Olimpiyat Komitesi ve Galatasaray yöneticisi Turgut Atakol da Milli İstihbarat görevlisiydi. Evliliklerinin üçüncü senesiydi. Evlerine hırsız girmiş, bir kaç gün sonra yakalanmıştı. Eşi Turgut Atakol işteydi, kapıyı Cahide Atakol açtı. Bir sivil polis kendisini tanıttı, “Burası Turgut Atakol’un evi mi?” diye sordu. “Evet” dedi Cahide
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 30 Mayıs’ta açıkladığı Yargı Reformu bir kaç noktada alkışlarla kesildi. Bunların arasında avukatlara, devlet görevlilerine özgü “yeşil pasaport” verilmesine imkân tanıyan madde de vardı. Alkışı başlatan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu idi; alkışladığını fark ettirmek için, Külliye daveti alan bazı muhtarlar gibi kollarını kaldırıyor, koltuğunda öne hamle ediyordu. Nitekim Erdoğan
AK Partinin kolay parayla şımarmış, güce bağımlı propaganda akıldânelerini en çok öteden beri muhafazakâr, İslamcı damardan gelenlerin eleştirdiğine şaşmamak lazım. Fena çuvallıyorlar. En son “Ekrem İmamoğlu kendisiyle tartışan genci tokatladı” yalanı yayıldı. Gazeteci arkadaşımız Kadri Gürsel’in eline kelepçe takılıp, haksız yere yattığı ceza nedeniyle yeniden içeri alınmasından, İstanbul Adliyesinde hâkim Mehmet Yoylu’nun, avukat Feyza Yüksel’in