Türkiye’de barış girişimleri en çok niyet eksikliğinden değil, hukuki tasarım ve toplumsal meşruiyet üretimindeki zayıflıktan kırıldı. Bugün gelinen noktada tartışma artık “süreç var mı yok mu” düzeyini geçti. Bahçeli’nin hukuki düzenleme vurgusu ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un temas trafiği, işin yasama aşamasına taşındığını gösteriyor. “Terörsüz Türkiye” raporunun yayımlanmasıyla birlikte mesele artık siyasi irade beyanı değil;
Türkiye, Kürt meselesini uzun yıllardır iki eksen üzerinden yönetmeye çalıştı: güvenlik ve siyasi irade. Ancak bu iki eksen kalıcı bir kurumsal çerçeveye dönüşmedi. Süreçler başladı, umutlar yükseldi; fakat hukuki ve kurumsal mimari inşa edilemediği için sürdürülebilir bir barış zemini oluşmadı. TBMM bünyesinde hazırlanan ve 18 Şubatta oylanan yaklaşık 60 sayfalık “Terörsüz Türkiye” raporu bu nedenle

