Açık söyleyeyim, ben bu köpürtülen Hakan Fidan, Bilal Erdoğan çekişmesi iddialarına pek itibar etmiyorum. Ama iktidar medyası içindeki kaynama öyle değil. Hürriyet’te, nedense Coşkun soyadını kullanmamayı tercih eden Ahmet Hakan ve Hande Fırat’ın yazılarıyla ortaya çıkan ve güya gazetecilikte nesnelliği korumak pozunda yazılmış “İktidarı milletvekilleri savunsa daha iyi olmaz mı?” arzuhalleri ciddi bir çırpınışa işaret.
İktidar çizgisindeki Akşam gazetesi 18 Mayıs’ta haber adı altında “İmamoğlu Medyası A.Ş.!” başlıklı imzasız bir içerik yayınladı. Yayında eleştirel yayın yapan bazı gazetecilerin Ekrem İmamoğlu yönetiminde İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle para ilişkisine girdiği iddiası, herhangi bir kaynağa dayandırılmadan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada “ortaya çıktı” diyerek öne sürülüyordu. Gazetenin iddiasına göre, halen tutuklu bulunan İmamoğlu’nun danışmanı
28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından FOX TV’de yapılan özel yayında seçimler ile ilgili yorumları sebebiyle önce hükümete yakın gazete ve yayıncılar tarafından eleştiri yağmuruna tutulan hemen ardından RTÜK tarafından incelemeye alındığı duyurulan gazeteci Çiğdem Toker’e basın ve meslek örgütlerinden destek geldi. 28 Mayıs gecesi FOX TV özel yayınındaki programda “demokrasi seçimden ibaret değildir” değerlendirmesinde bulunan


