Ersu Ablak

Teknoloji Yazarı / Sunday Kurucu Ortak ersu.ablak@sundayagency.co

Yapay zekâ kademeli olarak hukuk sistemi ile entegre edilebilir mi? Bu konuda Türkiye’de yapılan öncü nitelikteki bir toplantıda bir “milli platform” kurma gereği dile getirildi. (Foto: Pixabay)

Türkiye’de hukuk son dönemde en çok konuşulan konulardan biri. Sonuçlanmayı bekleyen davaların çokluğu, sosyal medyanın nabzına göre adalet dağıtan mahkemeler, tarafsızlık ilkesinin çöpe atıldığı kararlar, çevre felaketlerine yol açacak kararlar, çoklu baro sistemine geçiş, yargılama sürecinin cezanın kendisi haline dönüştürülmesi gibi birçok başlık altında hem televizyonlarda hem de sosyal medyada hukuk sistemimiz tartışılıyor. Yapay Zekâ ve Neuralink gibi konular ise genelde tartışma dışı. 

Gördüğüm kadarı ile bu tartışmalar da yine tarafgirlik üzerinden hiç de teknik olmayan şekilde ilerliyor. Hükümet bloğu ve muhalefet bloğu kendi bakış açıları ile konuyu ele alıp, uyuşmazlıklar içinde kayboluyorlar. Halbuki hukuk iki itilaflı tarafı bir sonuç etrafında uzlaştırmak ile de ilgili. 

Bu yüzden Gün Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Avukat Mehmet Gün’ün 28 Ağutsos’ta dijital ortamda düzenlediği basın toplantısında “Daha iyi bir yargı için yapay zekâ kullanılmalı” çağrısı çöldeki vaha gibiydi. Sonunda somut bir öneri ile karşı karşıyayız. 

Yapay Zekâ derdimize derman olur mu? 

Gün, Türkiye mahkemelerinde normalde 3-5 ayda sonuca bağlanması gereken davaların 3-5 yılda ancak sonuçlanabildiğinin altını çizerek, hukuk sistemimizdeki bu yükü ancak Yapay Zekâ kullanarak aşabileceğimizi dile getirdi. Yapay Zekâ’nın “kademeli olarak hukuk sistemi ile entegre edilebileceğini” söyleyen Gün, bu konuda bir “millî platform” kurulmasını da önerdi.

Gün’ün önerisinin kullanımı  

Yapay Zekâ’nın hukuki işlemlerde kullanılabileceği öngörüsü aslında algoritmaların çalışma prensipleri ile hukuk sisteminin çalışma prensiplerinin benzerliğinden geliyor. Hukuk değişim geçirmeye en kapalı sistemlerden biri ama işleyişi aslında oldukça basit ve en son teknoloji ürünü Yapay Zekâ yazılımları ile uyumlu. Hem bir dava sürecinde hem de bir algoritmada en temel unsurlardan biri veri. Avukatlar ve savcılar, hâkime kendi yorumlarını sunmadan önce dava ile ilgili objektif verileri topluyorlar. Bir algoritmanın da sonuca ulaşması için mutlaka elde doğru veri setinin bulunması gerekiyor. İkinci aşama olarak ise hem avukatlar hem de savcılar olayın ve davanın verilerine dayanarak daha önceki kararları, hukuk literatürünü ve içtihatları inceliyorlar. Hukuki Yapay Zekâ da tam olarak benzer bir süreçle, yani geçmişi araştırarak kendini eğitiyor. Bu sayede hem avukatlar hem de Yapay Zekâ, veri setleri ve geçmişte alınmış kararlara bakarak davanın sonucunu kestiriyor ve buna göre bir strateji hazırlıyorlar. 

Dünyada hukuk alanında nasıl kullanılıyor? 

Yapay Zekâ hali hazırda farklı ülkelerde hukuk alanında kullanılıyor. 2019 yılı içinde haber olan Çin’de bir “Yapay Zekâ Yargıç” modeli geliştirildi. Pekin’de internet üzerinden davaların açılması ve işleme konulması gibi rutin işlemlerde karara ulaşmak için kullanılıyor.

2014 yılında kurulan Hukuksal Yapay Zekâ alanında çalışan LawGeex şirketinin 2019 yılında gerçekleştirdiği bir denemede 20 tecrübeli Birleşmiş Milletler avukatı ile kendi yapay zekâ sistemlerinin performansını karşılaştırdı. Elde edilen sonuçlar günlük yasal risk tespiti görevinde avukatlar içinde en yüksek başarım %94, en düşük başarım %64 ve ortalama başarım %85 iken, yapay zekâ  %94 başarıya sahip olmuştur. Ayrıca bu işlem için “insan avukatların” ihtiyaç duyduğu ortalama süre 92 dakika iken, yapay zekânın ihtiyacı olan süre 26 saniyeydi.

Şu anda yapay zekâ çok karışık davaları sonuca bağlamada halen kullanılamasa da davalı ve davacının geçmiş taramasını yapmak, verilen adres, kimlik numarası gibi verilerin doğruluğunu kontrol etmek, hâkimin bilmesi, öğrenmesi, araştırarak bulması ve kendisini güncellemesi gereken hukuk kurallarını, bunların yorumlarını, yasa, tüzük, yönetmelik, literatür ve içtihat taramasını yapmak ve bazı basit anlaşmazlıkların çözümlenmesinde ve kontrat hazırlama ve kontrolünde kullanılabilir. 

Yapay Zekâ’ya güvenebilir miyiz? 

Bu ilk aşama için kimsenin itirazı olacağını zannetmiyorum. Fakat yapay zekânın bir hâkim gibi karar verici role geçmesi insanlar açısından rahatlıkla kabul edilebilir olmayabilir. Gün’ün önerisindeki Milli Platform gibi yapılarda da kabul edilebilirlik problemi olacaktır. Yapay zekâyla tarafından karara bağlanan bir davada programın kimin tarafından yazıldığı, algoritmalarını nasıl kurgulandığı, hangi alt metinlerin algoritmalarda çalıştırıldığı elbette sorgulanacak. Mesela, daha önce bir siyasi suç ile yargılanan birinin alâkasız bir davasında acaba yapay zekâ gerçekten tarafsız mı olacak ve bu nasıl sağlanacak? Yapay zekâyı kim kontrol edecek? 

Eğer hukukumuzun önünü açabilmek için yapay zekâ yoluna girecek isek bunun mutlaka bağımsız ve tarafsız bir panel tarafından yönetildiğine emin olmalıyız. 

Yapay zekâyı hukukta kullanan öncü ülkelerden biri olabiliriz, en azından bildiğimiz hukuk sistemi halen ayakta iken. 

Gelecekte hukuk nasıl olacak?

Teknoloji o kadar hızlı gelişiyor ki dün sabah yapay zekânın hukuk alanında kullanımı hakkında konuşurken, gece saat 01.30’da Elon Musk Neuralink adlı firmasının basın toplantısında beyne yerleştirilen çiplerin başarı ile domuzlarda denendiğini açıkladı. Musk’a göre bu bir platform. Ve eğer isterseniz herhangi bir ara modüle ihtiyaç olmadan sadece düşünerek arabanızı sürebilecek, bilgisayar oyunları oynayabilecek, anılarınızı geri çağırabilecek. Ayrıca yirmiden fazla hastalığa karşı beyninizdeki cihazı kullanabileceksiniz. 

Eğer böyle bir platform gerçekten gerçekleşir ve sonunda herkes bir beyin çipi kullanmaya başlarsa belki de bildiğimiz anlamda davalar artık olmayacak. Davacı ve davalıyı Hukuksal Yapay Zekâ’ya Neuralink’leri üzerinden bağlamak, birkaç saniye içinde anlaşmazlıkların çözülmesini sağlayacak. 

Biz ülkemizde basit kavgalara tutuşmuşken geleceği kurgulayan ülkeler ve şirketler çok hızlı yol alıyor. Umuyorum Gün’ün hukukta yapay zekâdan yararlanma önerisi ciddiye alınır ve muasır medeniyetlerin çok gerisinde kalmamış oluruz.