Murat Yetkin - 

Gazeteci-Yazar

İktidar sahiplerince teröristlikle suçlanıp mahkeme tarafından tahliye edilen Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden bir grup duruşma salonunun önünde görülüyor. (Foto: Twitter)

Enis Berberoğlu hem teröristlik hem casuslukla suçlandı. Anayasa Mahkemesi ikinci defa milletvekilliğine geri dönmeli diyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ayak diriyor. Hem AİHM hem AYM Selahattin Demirtaş tutuksuz yargılanmalı diyor, ama iktidara göre Demirtaş terörist. Osman Kavala hem terörist hem casus hem de darbeci sayılıyor.
Üniversitelerine paraşütle rektör indirilmesine karşı çıkan 51 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi yaka paça gözaltına aldı. Önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan onları terörist olmakla suçladı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu “Yapmayın, evlatlarımızı bırakın” deyince MHP lideri Devlet Bahçeli’den “Onlar evlat değil, terörist” yanıtı aldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise gözaltına alınan toplam 159 kişiden 79’unun terör örgütü propagandası kaydı bulunduğunu duyurdu.
Ancak mahkeme 51 öğrenciyi de serbest bıraktı. İktidar sahiplerinin terörist saydığını serbest bırakan İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi heyetlerinin başına ne geleceğini bilemem.
Bildiğim, başında bulunduğu ülkenin kendisine oy vermeyen yarısını -ve aslında yarıyı da geçen kısmını- her an terörist, casus, bozguncu saymaya hazır bir Cumhurbaşkanı tarafından yönetildiğimizdir.

Terörist kulübüne hoş geldiniz

Deva Partisi lideri Ali Babacan 4 Şubat öğle üzeri, İYİ Parti lideri Meral Akşener’i ziyarete gitti. Görüşme sonrası ortak basın toplantısında Akşener öğrencilere “Hoş geldiniz” dedi; “Cumhurbaşkanı daha önce çiftçileri, esnafı, biz muhalefet partilerini terörist ilan etmişti. Terörist kulübüne hoş geldiniz.”

Akşener’den öğrencilere: “Terörist kulübüne hoşgeldiniz”.


Daha önce Erdoğan’ın siyaseten zıtlaşmadan, çatışmadan beslendiğini, bu yüzden “Haftanın Düşmanı” ilan ettiğini söylemiş olan Babacan, “Geçen haftanın düşmanı Boğaziçi öğrencileri oldu” dedi.

Babacan: “Haftanın düşmanı Boğaziçi öğrencileri”.

Haftaya kim olacak acaba? Erdoğan-Bahçeli ikilisinin yeni Anayasa girişimine destek vermeyenler olabilir mi?

Babacan ve Akşener Anayasa’ya da değindi. Babacan “Uymadıkları Anayasayı değiştirseler ne, değiştirmeseler ne? Ülkenin şu anda derin bir işsizlik sorunu var” dedi. Akşener de Anayasayı bırakıp ekonomik sıkıntıları düzeltmekle uğraşın dedi.
Yakında TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un önüne geleceği anlaşılan yeni Anayasa taslağını Erdoğan ve Bahçeli terörist ya da terör destekçisi saydıkları partilerle mi oturup konuşacak? Yoksa her dönem bulunan şahsi çıkar peşinde milletvekili transferleriyle halkoylaması yolunu mu açacaklar?

Kılıçdaroğlu’na yapılan haksızlık

Bütün bu tablo içinde Kılıçdaroğlu’na ve CHP sözcülerine yapılan bir haksızlıktan söz etmek lazım. Sadece onlara değil, Akşener, Babacan ve Boğaziçi Üniversitesi protestolarının barışçıl zeminde kalmasını, kışkırtmalara kapılmama gereğini tavsiye ederek hükümeti eleştiren bütün siyasilere.
Ne yapacaktı Kılıçdaroğlu? Ne yapacaktı Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu? Paraşütle rektörlük koltuğuna indirilen Melih Bulu’yu istifaya çağırıp, barışçıl gösteri hakkını savunmak yerine bütün öğrencileri sokağa, polisle çatışmaya mı çağıracaktı? Bunun sonuçlarını kim göğüsleyecekti sonra?
Öte yandan alkış mı tutacaktı, toplumun her kesimini zorla hizaya sokma amacı apaçık olan hükümet tutumuna?
Kışkırtmalar açık değil mi? Hangi aklı başında gösterici, sadece öğrencilerin değil öğretim üyelerinin de katıldığı ısrarlı protestoların ortasında Kâbe fotoğrafını yere atıp bir de bunu görüntüye çekip dağıtır?

Kılıçdaroğlu ve Karamollaoğlu’nun gündem maddeleri arasında Boğaziçi protestoları ve Erdoğan-Bahçeli’nin Anayasa çıkışı da vardı. (Foto: Twitter/SP)

Kılıçdaroğlu, dün Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nu ziyaretinde tekrarlıyordu, kışkırtmaların sorumlusunu bulun, ona işlem yapın diye. İzmir’de cami minaresinden “Ciao bella” yayını kışkırtmasının failleri yakalandı mı?

Bir terör eylemini ihbar ediyorum

Biri tuttu öğrencilerin terörist olduğuna kanıt olarak Bulu’nun otomobilinin lastiklerinin indirildiği lafını ortaya attı. Eğer bu bir terör eylemiyse ben de bir terör eylemini ihbar etmek istiyorum Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İçişleri Bakanı Soylu’ya.
Lisede okurken, bir arkadaşımızı bütün okulun önünde evire çevire döven sadist bir öğretmenin arabasının lastiklerini indirmişti iki “terörist” arkadaşımız. Hepimiz de suç ortağı sayılırız bu “terör” eylemine, bilmiyorum zaman aşımına girer mi? Madem Bulu, kendisine karşı çıkanları devlete karşı çıkmış, çıkanları da terörist sayıyor, o zaman o iki arkadaşımız terörist, biz de yardım ve yataklık etmiş sayılırız; ihbar ediyorum buradan.
Lütfen biraz ciddi olalım. Ülkenin yarısının ülkeyi yönetenlerce terörist, ya da potansiyel terörist sayılan bir ülkede sorunun daha çoğu ülkeyi yönetenlerdedir.

close

Yeni yazılardan haberdar olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.