Categories: Siyaset

Ankara’da beş kritik soru

Gündem saptırma çabaları Kazanistan’dan Sezen Aksu’ya dek uzanırken Ankaea’da gerçek gündeme dair beş kritik soru var. Soldan soldan sağa, CHP lideri Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı Şentop, Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, MHP lideri Bahçeli ve TBMM Başkan Vekili Adan. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

Siz bakmayın geçim sıkıntısı dendikçe “Ver bir Sezen Aksu”, dolar kuru dendikçe “Yap bir dişçi kumpası”, belediyeler çalıştırılmıyor dendiğinde “Ama Kazakistan’da darbe” diye gündem saptırma taktiklerine. Gelin Ankara’da merak konusu şu beş soru ve alt başlıklarına bakalım.

Birinci soru: faiz indirilecek mi?

20 Ocak’ta Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizi yüzde 14’ün altına çekilip çekilmeyeceği. TCMB faizi yüzde 25’e indirdi diye piyasada faiz azalmadı, tersine yüzde 25’lere çıktı. Liranın ABD doları, Avro ve altın karşısında değer kaybı devam ediyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Arnavutluk seyahati sırasında kur ve faizin “Yavaş yavaş, kademeli bir şekilde” düşeceğini söyledi. Bakalım MB Başkanı Şahap Kavcıoğlu ve PPK, Erdoğan’dan ne kadar bağımsız olabilecekleri tartışmaya açık iradeleriyle faiz konusunda ne karar verecekler?

İkinci soru: enflasyon kaç açıklanacak?

TÜİK Ocak ayı enflasyon rakamını yüzde kaç olarak açıklayacak? TÜİK Aralık enflasyonunu yüzde 13, 2021 enflasyonunu da yüzde 36 olarak ilan etmesinden Erdoğan’ın memnun olmadığı ortada. 20 Aralık kararlarının ilk günlerinde 2021 sonuna dek doları 9,5 liraya indirme hedefi koyan hükümet, hedef tutmayınca önce “köpük alıyoruz” söylemine başlamıştı. TÜİK açıklamasından sonra sadece kur değil enflasyon hedefi de hayal oldu. Hazine ve Maliye bakanı Nureddin Nebati tek haneli enflasyon hedefine ancak -seçimlerin yapılacağı- 2023 Haziran ayında ulaşılabileceğini, enflasyonun ise Ocak ayında “pik”, zirve yapacağını söylemişti.

Üçüncü soru: istifası bekletilen kim?

İlk iki soru ile bağlantılı yanıtı olabilir. Gazeteci Fatih Altaylı’nın önemli bir kurumun başındaki ismin istifasının “bir ay daha bakalım” diye kabul edilmediği haberi üzerine akla ilk gelen isimlerden birisi Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu, diğeri de TÜİK Başkanı Sait Erdal Dinçer oldu Ankara kulislerinde. Ancak Kavcıoğlu’nun zaten AK Parti adına milletvekilliği yapmış, siyasi bir kişilik olması nedeniyle üzerinde daha çok yorum yapılan isim Dinçer. Malum bu istifalar önce yalanlanıyor, sonra bir bakıyorsunuz bir gece yarısı kararnamesiyle “görevden affı” Erdoğan tarafından kabul edilmiş oluyor. Buna son örnek, önceki Milli Eğitim bakanı Ziya Selçuk olmuştu.
Tabii istifası bekletildiği söylenen isim bir Bakan ya da Beştepe’den biri isim de olabilir ama akla ilk gelen ekonomi oluyor mevcut durumda.

Dördüncü soru: AK Parti seçim masrafını kime ödetecek?

Gazeteci Çiğdem Toker, Sözcü’deki yazısında halen görüşülmekte olan torba yasa önerisindeki bir maddeye dikkat çekiyor. Madde şöyle: “Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından 1/12/2021 tarihinden önce ihale edilen ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte devam eden sözleşmelerde, süre uzatımı verilmesi dahil bu maddedeki sınırlamalara tabi olmaksızın Cumhurbaşkanı tarafından farklı düzenlemeler yapılabilir.” Yani, “Farklı düzenlemeler yapılabilir” diye tanımlanmamış bir ifadeyle kanun çıkmak üzere AK Parti ve MHP oylarıyla. Bu sadece Cumhurbaşkanına akçeli konularda, ihalelerde TBMM yetkisini yok sayan karar alma yetkisi vermekle kalmıyor. CHP’li Mehmet Bekaroğlu’na göre TOKİ müteahhitlerine bedelin çok üzerinde ihale vererek aradaki farkı AK Parti’nin seçim kampanyasına aktarmalarına kapı açıyor.
İstanbul, Ankara dahil önemli büyükşehir belediyesi imkânlarını elinden kaçıran AK Parti böylelikle TOKİ üzerinden seçim kampanyasını ihale verdiği müteahhitlere ödeteceğini öne sürüyor Bekaroğlu.

Beşinci soru: müteahhitler karşılığında ne istiyor?

Öncelikle, sadece muhalefetin “Beşli Çete” olmakla suçladığı en büyükler değil, kamu ihalelerinin çoğu verilen irili ufaklı müteahhitlerin, seçimi kazanma ihtimaline karşı muhalefet partileriyle de temas arama girişimleri Erdoğan tarafından öğrenilmiş durumda. Bu onları daha da zora sokacak, Erdoğan’ın taleplerine daha açık bırakacak bir gelişme. Ancak onlar da desteklerinin devamı karşılığında yeni işler almak ve iktidar değişse dahi çıkarları zedelenmeyecek düzenlemeler peşinde. Liman işletmelerinin yeni ihaleye gerek kalmadan 49 yıllığına uzatılması buna örnek.
Müteahhitlerin, son dönemlerde parlayan yeni iş insanlarının ve yolsuzluk, usulsüzlük işlerine karışan AK Parti dönemi yetkililerinin ortak bir isteği de iktidar değişirse yargılanmamak. Son zamanlarda artan dijital medyada yolsuzluk benzeri haberlere mahkeme kararıyla sudan sebeplerle erişim yasağı getirilmesinin bir nedeni de bu.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Devasa Fon Dolandırıcılığının Temelindeki Yapısal Sorunlar

Kamu görevlilerinin görev suçlarında, “amirin yargıya soruşturma izni” vermesi kurumu stratejik görevler için istisna kaldırılmalıdır.…

15 saat ago

AB Türkiye’yi Dışarda Tutarken Kendi Geleceğini mi Sınırlıyor?

AB Türkiye’yi içeri almak istemeyebilir. Türkiye de bütün stratejik geleceğini bu karara bağlamak zorunda değil.

16 saat ago

Sigara yasağı sıkı uygulansın denince hangi lobiler ayağa kalkıyor?

Sağlık Bakanının sigara yasağının daha sıkı uygulanması için sunacağı yasa teklifine Cumhurbaşkanlığı bünyesinden gelen tepki…

1 gün ago

Mekke Paktı’nın kendisi mi basın açıklaması mı Meclis’e getirilecek?

Mekke Paktı, önemli, stratejik bir girişim ve TBMM’nin de Türk halkının da bunu ayrıntılarıyla bilme…

4 gün ago

Yeni Parti’den Ticaret ve Aile bakanlarına fon krizi soruları

Özgür Özel, fon krizi bilgisi dahilindeyse Erdoğan'ın hesap vermesi, değilse yönetme kabiliyetini yitirdiğini kabul etmesi…

4 gün ago

Karadeniz’de çatışma riski artıyor: son üç günde üç gemi batırıldı

Son gelişmeler Karadeniz'i Türkiye için giderek bir arabuluculuk meselesinden doğrudan bir ulusal güvenlik meselesine dönüştürüyor.

5 gün ago